Kerkük'ün petrolü kimin için akacak?

Kuzey Irak seçimlerine 2 ay kala Kerkük'ün statüsü tartışılmaya devam ediyor. Barzani, Kerkük'ün Kürt bölgesinin parçası olduğunda ısrar ediyor ancak tartışmaların arkasında 1 Haziran'da başlayan petrol sevkiyatından elde edilen gelirin paylaşılması bulunuyor.
Pazar, 31 Mayıs 2009 10:30

soL (DIŞ HABERLER) Kuzey Irak Seçimlerine 2 ay kala, Bölgesel Yönetim'in lideri Mesud Barzani, Kerkük'ün petrol, doğal kaynakları ve toprağı ile Kürdistan'ın parçası olduğuna yönelik iddiasını tekrarladı.

Daha önce Avrupa turuna çıkan Barzani Irak Merkezi yönetimine karşı destek arayışına girmişti. Avrupa temaslarının son durağı olan Belçika'da Dışişleri Bakanı ile görüştükten sonra Kerkük'ün Kürtlere ait olduğunu tekrarlayan Barzani'nin açıklamasında kentin petrol ve yeraltı kaynaklarına yapılan atıf, 1 Haziran'da Kerkük-Yumurtalık hattı üzerinden başlayan petrol sevkiyatının gelirlerini kimin nasıl paylaşacağına yönelik merkezi hükümetle, Kürt yönetimi arasındaki tartışmaya cevap niteliği taşıyor.

Petrol akmadan kavgası başladı
İki yıldır Kuzey Irak'taki belirsizlikler yüzünden şirketlerin ellerinin bağlı olduğu belirtiliyordu. Petrol ihraç edemeyen şirketler 1 Haziran'da Kürt yönetiminin petrol sevkiyatına tekrar başlanacağını açıklamasıyla hazırlıklarına başladı.

Kuzey Irak'ta 2003'ten beri Kanadalı ortağı Addax ile petrol arama ve çıkartma çalışmaları sürdüren Çukurova Grubu'nun çoğunluğuna sahip olduğu Genel Enerji, Erbil'in Tawke ve Taq Taq bölgesinden çıkardığı petrolü, 1 Haziran'da Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'ndan ihraç etmeye başlayacak. Tawke ve Taq Taq'tan günde 10 bin varil petrol pompalanacak, hedef bunun günde 50 bin varile çıkarılması. 40 bin varil arzını karşılayacak olan Takwe sahasının Kerkük Ceyhan Boru hattına bağlanma çalışmaları da devam ediyor. Hatırlanacağı üzere Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Nerçivan Barzani petrolü çıkarmak için Halil İbrahim Gümrük Kapısı'ndan teknik cihazları sokmalarına destek veren Türkiye'ye teşekkür etmişti.

Bağdat yönetiminin Kuzey Irak petrolünden kazanacağı günlük 5 milyon dolarla ne yapacağı ve yabancı şirketleri payını kimin ödeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Financial Times'ın haberine göre Kuzey Irak'taki sahalarından çıkan petrolü pompalamak için boru hattı inşa eden Norveçli DNO ve Kanadalı Addax, bu durumun nasıl neticeleneceğini merakla bekliyor. Herşey planlandığı gibi giderse, DNO ve Addax'ın sahalarından çıkan petrol Haziran başında piyasaya ulaşacak, petrolün ihracatını Irak'ın milli petrol şirketi SOMO yapacak, gelirler Bağdat'taki Maliye Bakanlığı'nca kontrol edilecek.

Yapılan hesaba göre günlük üretilecek 100 bin varil petrolün gelirleri Bağdat yönetiminin hesabına yatacak ve bu gelir bölgelere dağıtılacak.

Petrol tartışmalarının çözüme ulaşmamasına neden olan Kasım 2005'te kabul edilen Irak Anayasa'sının tam bir karmaşaya sahip olması. Anayasa'nın 108'inci maddesine göre, petrol ve doğalgazın mülkiyeti tüm bölge ve eyaletlerdeki tüm Irak halkına ait. Ancak hemen ardından gelen 109. madde ise varolan kaynakların dağıtımında nüfusun dağılımı, bir önceki rejim döneminde haksız olarak bu kaynaklardan mahrum edilmiş ya da daha sonra zarar görmüş bölgelerin durumu ve dengeli kalkınma gibi faktörlerin gözönünde bulundurulacağını düzenliyor.

Irak Petrol Bakanı: Kürt yönetiminin anlaşmaları yasadışı
Petrol çıkaran ya da hat yatırımı yapan şirketlerin payının kimin tarafından ödeneceği henüz belirsizliğini koruyor. Irak Petrol Bakanı Hüseyin El-Şahristani ise Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin şirketlerle yaptığı anlaşmaların "yasadışı ve gayr-ı meşru" olduğunda ısrar ediyor. Petrolden Kuzey Irak'ın payının kesilmesinin ardından merkezi hükümetin şirketlere ödeme yapmasını isteyen Kürt yönetimi ise petrol çıkartmakta ısrarcı. Bu da Kuzey Irak'ta bir müddet sonra petrol pompalanmasının durması anlamına gelebilir.

Kerkük'ün statüsüne yönelik tartışmalar da burada devreye girebiliyor zira Kürt yönetimi Kerkük'e egemen olabilirse şirketlerle yaptığı anlaşmalarda ayakları yere daha sağlam basmış olacak. Bu da Kürt yönetimi ve Merkezi Hükümet arasındaki Kerkük savaşının kızışacağına yönelik beklentileri güçlendiriyor.