İtalya’da AB tipi faşizm

Şehirlerde askerlerin devriye gezmesi uygulaması tutmuş olacak ki, Berlusconi 30 bin askere daha bu görevi veriyor.
Pazartesi, 26 Ocak 2009 09:48

soL (DIŞ HABERLER) İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, ülkenin önemli kentlerinde devriye gezen askerlerin sayısının 30 bin artırılacağını açıkladı. Birkaç aydır sürdürülen uygulama tepkilere sebep olmuştu, ancak hükümet uygulamanın güçlendirilmesi kararı aldı.

Berlusconi bu kararı Arzachena'da katıldığı bir mitingte, Roma'da ve Roma yakınındaki Guidonia'da kadınlara ve çiftlere dönük saldırıları kınadığı bir konuşmada açıkladı. Berlusconi, Roma, Milan, Napoli gibi büyük kentlerdeki asker sayısını on kat artırmanın kendi fikri olduğunu, ancak fikri İçişleri Bakanı Roberto Maroni'yla birlikte geliştirdiklerini ve Savunma Bakanı Ignazio La Russa'nın da paylaştığını belirtti.

Berlusconi, yaptığı konuşmada "Askerlerimizin Tatar çöllerinde nöbet tutan bir ordu olmak yerine kötülerin ordusuna, yani suça karşı savaşta kullanılacak askerlerin sayısını on kat artırmak için bir tasarımız var" dedi.

Kentlerde askerlerin gezmesi, düzeni ve yurttaşların güvenliğini sağlamak amacıyla başlatılan bir uygulama. Şimdiye kadar kentlerde devriye görevi alan asker sayısı 3 binle sınırlıydı. Ancak 3 bin askerin bir ilk adım olduğu, bu miktarın on katına tekabül eden 30 bin askerin görevlendirilmesiyle bir kez daha anlaşılmış oldu.

Protestolara engelleme
Öte yandan, Berlusconi'nin İçişleri Bakanı, ırkçı Kuzey Birliği üyesi Roberto Maroni, ibadet yerleri, süpermarketler ve tarihi değer taşıyan binaların önlerinde gösteri yapmayı ve toplanmayı yasaklayacak bir genelge yayınlayacağını açıkladı.

Maroni'nin bu kararı, 3 Ocak günü İsrail'in Gazze katliamını protesto etmek için toplanan müslümanların kilise önünde namaz kılmaları üzerine alındı. Göstericilerin topluca kilise önünde namaz kılmaları kamuoyunda çok tartışılmıştı.

Bakan, bu önlemin "gösteri düzenleme hakkını garanti altına alan gösterilerin daha iyi düzenlenmesi ve aynı zamanda yurttaşların, kentlerindeki alanlardan daha iyi faydalanmalarını sağlamak için" alındığını kaydetti. Maroni, Milan Katedrali önünde gerçekleşen olayın bir daha yaşanmaması gerektiğini ve emniyet müdürlükleri ile süpermarketlerin de gözetleneceğini söyledi.

Maroni, gösteriyi düzenleyenlerin, göstericilerin vereceği zararlara kefil olmalarını getirecek bir önlem üzerinde de çalıştığını açıkladı.

Ancak birçok kentte, özellikle de İtalya'da, tüm meydanlarda "tarihi eser" statüsüne sokulabilecek en azından bir bina ya da eser bulunuyor. Dolayısıyla kararın nasıl uygulanacağı kuşkulu. Bu haliyle kararın her türlü eylemi engellemek için kullanılabileceği düşünülüyor.

Milan Emniyet Müdürü Gina Valerio Lombardi, "İstisnaların olması muhtemel" diyerek, kararın örneğin seçim dönemlerinde düzenlenecek mitingleri engellemeyeceğini söyledi. Ancak seçim mitingi ile bir protesto gösterisi arasında nasıl bir ayrım yapılacağı bilinmiyor.

Böylesi bir kararın özellikle ülkedeki Müslüman göçmenlerin yaptığı eylemden sonra alınmış olması, aslında engellenmek istenenin ülkedeki "yabancıların" eylemleri olduğu olarak yorumlanıyor.