Hayat ucuz

OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları Bölümü eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Doğancı, OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde KKKA hastasına serum takarken eline batan iğneden virüs kapıp ölen Kübra Yazım'ın, hastalığı tedavi edici antiviral ilaç kullanılsaydı yaşayabileceğini açıkladı. Samsun Tabip Odası hukuksal takip için veri topluyor.
Pazar, 21 Haziran 2009 10:30

soL (Samsun) OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları Bölümü eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Doğancı, 13 Haziran'da KKKA hastasına serum takarken, virüs kaparak hayatını kaybeden OMÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Ambulans ve Acil Bakım Teknikerliği 1'inci sınıf öğrencisi Kübra Yazım'ın, hastalığın tedavisinde en önemli ve etkili ilaç olan antiviral ilaç verilseydi, yaşamasının mümkün olabileceğini açıkladı.
Antiviral ilaç kullanılmadıDoğancı, OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, KKKA hastalarının tedavisinde kullanılması gereken antiviral ilacın kullanılmadığı veya çok geç kullanıldığı bilgisini aldığını belirterek, "Bölge halkı adına son derece endişeleniyorum. İlacın, sağlık personeline iğne batması ya da kan bulaşması durumunda kullanılması bir zarurettir" dedi.
4 doktoru antiviral ilaç kurtardıProf. Dr. Levent Doğancı yaptığı açıklamada, 2006-2008 yıllarında OMÜ Tıp Fakültesi'nde İnfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nde Öğretim Üyesi olarak görev yaparken, ilkbahar-yaz aylarında, birçok KKKA hastasını tedavi ettiğini belirterek, geçen yıl eline KKKA hastalarını tedavi ederken iğne batıran 3'ü asistan doktor, 1'i intörn doktor olmak üzere 4 sağlık personelinin antiviral ilaç tedavisi sayesinde hastalanmadığını vurguladı. Doğancı, "Halbuki bu personelimizin bir kısmı PCR pozitif, yani virüs bulaşmış durumdaydı. Oysa geçen hafta bir sağlık personeli kaybedildi. 18 yaşında, gençliğinin baharında bir filiz soldu" diye konuştu.
Geçen yıl hasta kaybedilmediOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görev yaptığı dönemde, salgınla iyi bir mücadele zemini yakaladıklarını, gerek eğitim çalışmaları gerekse hastaların hızlı bir şekilde teşhis ve tedavisi açısından oldukça iyi bir düzeyde başarı sağlandığını vurgulayan Prof. Dr. Doğancı, "2008 yılında OMÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Kliniği'ne zamanında başvuran hiçbir hasta kaybedilmemiştir. Hiçbir sağlık personeli de hastalandırılmamıştır. Geçen yıl kaybedilen çok az sayıdaki olgu, çeşitli nedenlerle ve çeşitli yanlış tanılarla, bizim merkezimizin dışında oyalanmış hastalardı. Hatta Vezirköprü ilçesinden, gecikme nedeniyle bu şekilde kaybedilen bir hastanın yakınlarının daha sonra tanı ve tedavisinin geciktirildiği için Cumhuriyet Savcılığı'na başvurduğunu ve görevsizlik nedeniyle OMÜ Rektörlüğü'ne dosyanın gönderildiğini de basından izlediğim kadarıyla biliyorum" dedi.
Ölümler arttı, bölge halkı için endişeliyim2009 salgın sezonunun ise hava sıcaklığının düşük seyretmesi nedeniyle geç başladığını söyleyen Doğancı, "Ancak çok kısa bir zaman diliminde, bölgede tanı konulan ve izlenen hastaların bir kısmının ölmekte olduğunu ve geçen yıl yakalanan başarı oranlarının, hatta Türkiye genel ortalamasının üzerinde seyreden bir ölüm hızının bulunduğunu izlemekteyim. Bölgedeki genç meslektaşlarımdan da antiviral ilacın kullanılmamakta olduğunu veya çok geç kullanıldığını ve buna kendilerinin itiraz ettiklerini, ancak sözlerini dinlettiremediklerini, itirazlarını kayda geçirmelerine bile tepki gösterilmekte olduğunu duyuyorum ve bölge halkı adına son derece endişeleniyorum" diye konuştu.
İlacın maliyeti 400-600 TL arasındaSağlık Bakanlığı'nda yapılan bir Danışma Kurulu toplantısında da OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görevli bir akademisyenin, söz konusu antiviral ilacı vermedikleri şeklinde beyanları olduğunu duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğancı, "Bu ilacın tedavi amaçlı kullanılmasını Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı, İran Sağlık Bakanlığı, Pakistan Sağlık Bakanlığı'nın yanı sıra ABD'de yayınlanan ve dünya çapında bir başvuru kitabı olan 'Sanford Guide to Antimicrobial Therapy' ile Doç. Dr. Önder Ergönül tarafından önermektedir. Söz konusu ilacın maliyeti 400-600 TL arasında olup, aynı zamanda kronik hepatit C tedavisinde de çok daha uzun bir süreliğine kullanılmaktadır" dedi
Fiyatı ucuzlarsa pazar kaybederlerİlacın üreticisi olan bazı 'kartel-tröst' tipi firmaların, ilacın KKKA hastalığında kullanılmasını istemedikleri düşüncesinde olduğunu ifade eden Doğancı, "İlacın hepatit C'de direnç kazanabilerek pazar kaybedebileceği kuşkusunda olduklarını, bir taraftan da akut bir hastalık olan KKKA' da yaygın olarak kullanım fazlalığının ilacı ucuzlatabileceği endişesi taşıdıklarını düşünüyorum. Bu konuyu daha önce bilimsel bir dergi olan Pakistani Medical Journal'de yayınladım. Yayınımın üzerinden 1 yıldan daha uzun bir süre geçmesine rağmen hiç ses çıkmaması haklı olabileceğimi göstermektedir" diye konuştu.
İlacın kullanılmaması hatalı hekimliğe girerKKKA'dan ölümlerin önlenebilmesi için, hastalara erken tanı konularak, en yakın ve en donanımlı bölgesel sağlık merkezlerinde tedavi edilmeleri gerektiğini vurgulayan Doğancı, "Bunun için de başta bölge sağlık personeli olmak üzere halk eğitimine devam edilmelidir. Hastalığın ne şekilde seyredeceği, kimin daha ağır ölümcül olabileceğini önceden tahmin etmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla erken tanı konulan hatta sadece KKKA olduğu şüphesi bulunan tüm hastalara dahi bu ilaç verilmelidir. İlacın sağlık personeline iğne batması ya da kan bulaşması durumunda kullanılması bir zarurettir. Kullanılmaması ise 'mal practice' yani hatalı hekimlik kavramına girer" bilgisini verdi.
Serum tedavisi tehlikelidirHastalığın aşısı ve etkin olabileceği varsayılan bir antiserumu da bulunmadığını söyleyen Doğancı, "Antiserumla ilgili çalışmalar değişik araştırıcılar tarafından diğer ülkelerde denenmiş, başarısız olduğu için terk edilmiştir. Hastalığın mekanizması ile uyuşmama olasılığı, hatta ölümleri arttırabilme olasılığı vardır. Bir biyolojik ürünün, böylesi ölümcül bir enfeksiyonda "deneme" mahiyetinde kullanılması hem tehlikelidir, hem de Helsinki Deklarasyonu'na uymamaktadır" diye konuştu. Prof. Dr. Doğancı'nın açıklamasıyla ilgili olarak, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Bekir Selçuk, bu konunun uzmanlarının şu anda yurt dışında olan Prof. Dr. Sünbül ve Prof. Dr. Leblebicioğlu olduğunu söyleyerek, yurda dönmelerinin ardından gerekli açıklamayı yapacaklarını ifade etti.
Tabipler hukuksal takip için veri topluyorBu arada, Samsun Tabip Odası Başkanı Cem Şahan, OMÜ Tıp Fakültesi'nde KKKA virüsü bulaşan sağlık teknikerinin ölümünün, sağlık çalışanlarının sağlığı konusunda Samsun'daki ihmalleri gündeme getirdiğini belirterek, ''Odamız bu konuda hukuksal takip için veri toplama aşamasındadır'' dedi
Veri teknikeri nasıl iğne ile uğraşır?Hayatına kaybeden Kübra Yazım'ın, hastanede veri teknikeri olarak çalıştığını ifade eden Şahan, ''Veri teknikeri nasıl iğne ile uğraşmaktadır? Veri teknikeri nasıl hastaya sağlık hizmeti sunmaktadır? Bu konuda OMÜ Tıp Fakültesi taziyeyi aşan, bilimsel ve hukuksal takibi yapıp kamuoyu ile paylaşmalıdır. Odamız bu konuda hukuksal takip için veri toplama aşamasındadır" dedi.
Taşeron işçiler risk altındaKübra Yazım'ın OMÜ'de mesleği dışında çalıştırılan taşeron bir işçi olduğunu öne süren Şahan, " Oda olarak sağlıkta yaşanan yoğun taşeronlaşmaya bağlı olarak taşeron işçilerin hak kayıplarına ve Samsun sağlık ortamına etkilerine yönelik Şubat 2009'da hazırladığımız raporumuzu uyarı bağlamında Sağlık Bakanlığı'na, Samsun Sağlık Müdürlüğü'ne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, Sosyal Güvenlik Kurumu Samsun Bölge Başkanlığı'na ve tüm kamu hastaneleri başhekimliklerine göndermiştik. Kamu kuruluşlarında hizmet alım ihaleleri kapsamında çalıştırılan, alt işveren işçilerle ilgili sorunların, kamu hastanelerinde işin devamlılığının üstüne tehdit oluşturduğunu ve bu taşeron işçilerin önemli sağlık riskleri ile karşı karşıya olduklarını belirtmiştik. Bu bağlamda konuyu sahiplenmeyen Samsun kamu yönetiminin en üst noktasında olan valinin de bu konuda hukuksal ihmali vardır'' diye konuştu.