Diyarbakır'dan fazlasını istiyor

Seçim çalışmaları kapsamında Diyarbakır'a gelen Erdoğan, birliğe vurgu yaptı. Mitingi izleyenler, Erdoğan'ın DTP'nin belediye başkanlığını alacağını anladığı düşüncesini taşırken, AKP'nin daha geniş bir planı uygulamakta olduğuna dikkat çekiyorlar.
Pazar, 22 Şubat 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) AKP'nin seçim çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği Diyarbakır mitingi dün, İstasyon Meydanı'nda gerçekleştirildi. Mitinge çevre illerden otobüslerle insanlar taşınırken, kalabalık konusunda yine değişik rakamlar telafuz edildi.

Mitingde ilk konuşmayı AKP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kutbettin Arzu yaptı. Konuşmanın başında boyunun kısa olması nedeniyle sıkıntı yaşayan Arzu'nun ayaklarının altına bir kürsü yerleştirildi. Arzu "boyumuz küçük ama yüreğimiz kocaman" diyerek projelerini anlattı.

Diyarbakır'a 80'li yıllarda 1 milyon turistin geldiğini iddia eden Arzu, huzur ortamının bozulmasıyla turistlerin de kaçtığını söyledi. Belediyeyi alırlarsa Diyarbakır'ı kentsel dönüşüm kapsamına alacaklarını, Diyarbakır'ı marka haline getireceklerini ifade etti.

Davos fatihi sahnede
Kudbettin Arzu'nun ardından kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, "Davos Fatihi", "Onurlu Türkiye'nin başı dik lideri", "Sadece Türkiye'nin değil, Kafkasların da, Ortadoğu'nun da umudu" sözleriyle takdim edildi.

Erdoğan konuşmasına, "Türkiyeli olma ruhuna uygun bir siyaset işlediğimiz için bugün buraya sadece miting yapmaya gelmedik. Aynı zamanda dev projelerin açılışı için burada bulunuyoruz. Siyasetten tek muradımız, tek arzumuz insanımıza hizmet etmektir, gönüller azanmaktır. Bizler bu arzu ile Diyarbakır için çıtayı yükselttik" diyerek başladı.

"Biz tarihimizi medeniyeti hep birlikte kazandık. Fırat ve Dicle Nehri gönüllere aktıkça ebediyete kadar birlikte yürüyeceğiz. Kendilerini devlet zannedenler, bugün hukuk karşısında millet karşısında yapayalnız kaldı" diyen Erdoğan, konuşmasında sık sık Ergenekona vurgu yaptı.

Mazlumların dostu Tayyip
Erdoğan konuşmasında, "Hangi tarafta yer alırsa alsın çetelerin birbirlerinin değirmenine su taşıdıklarını artık benim güzel halkım biliyor. Düne kadar olup biteni anlamamız imkansızdı. Şimdi anladık ki orası karanlık bir alem. Onlar, o karanlık koridorlarda ekmek kadar su kadar birbirlerine muhtaçlar. Bunların kitleleri meydanlara zorlarken perde gerisinde birbirlerini nasıl beslediklerini biliyoruz. Zulüm kimseyi abad etmez. Artık bu karanlık filmi izlemek istemiyoruz. Bu ülkenin demokrasisi artık sabote edilemeyecek kadar güçlenmiştir. Bu ülke bu millet bu vatan artık birlik ve beraberlik içindedir. Biz milletimize güveniyoruz. Bu güvenin hakkını vereceğiz. Ben burada Diyarbakırlı kardeşlerime seslenirken tüm Türkiye'ye sesleniyorum" dedi.

12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde çok acılar çekildiğini söyleyen Erdoğan, bu dönemin artık sona erdiğini, o acıları yaşatanların adaletin karşısına çıkarılacağını söyleyerek, sorunların hemen aşılamadığını, Kürt sorunu dahil tüm sorunları aşacaklarını iddia etti.

Kürtçe televizyon ve Nazım Hikmet'e vatandaşlık konularını hatırlatan Erdoğan, AKP'nin statükocu değil reformcu bir parti olduğunu ifade ettikten sonra, "Türkiye'de olup biten her şeyi dikkatle izlediğinizi iyi biliyorum. Yaşanan sürecin adı Türkiye için bir arınma sürecidir. Temiz toplum, temiz siyaset ve temiz yönetim sürecidir. İnanıyorum ki bu arınmayı en çok sizler hissediyorsunuz. Bugünlerin anlamını yarın daha iyi hissedeceksiniz. Bir AK Parti vardı, farklı bir Türkiye aldı farklı bir Türkiye'yi bize teslim etti diyeceksiniz" diye konuştu.

Kürt halkına verilen rüşvetlerden bahseden Erdoğan, buna karşı çıkanların yakında sosyal devleti anayasadan çıkarmayı önereceklerini söyledi.

AKP'den güç gösterisi
Mitinge Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcıları Abdülkadir Aksu, Hüseyin Tanrıverdi, Haluk İpek, çok sayıda milletvekili, AKP Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin ile AKP Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Fatih Şahin katıldı.

Diyarbakır'a partinin ağır topları ile bir çıkarma yapan Erdoğan, "Ankara'nın, İstanbul'un kaderiyle Diyarbakır'inki birdir" diyerek birlik siyaseti yaptı. Vatandaşlar arasında ayırımcılık yapmadığını, yapmayacağını söylerken sözü DTP'ye getiren Erdoğan, toplanan kalabalığa DTP'yi şikayet etti. Daha önceki Diyarbakır ziyaretinde gerçekleştirdiği saldırgan konuşmasının yerine "ulusa sesleniş" tarzında bir konuşma yapan Erdoğan'ın DTP Belediye Başkanı Baydemir'in yeniden seçilmesini "bir sorun olarak görmediği" de açıkça ortaya çıktı.

AKP bölgeyi ABD güdümündeki Fethullah örgütlenmesi ile adım adım gericileştirirken uzun zamandır belediyecilik hizmetleri ile övünen DTP'nin ise son birkaç aydır eski çizgisine geri döndüğü gözlendi. Kürt kimliği ve çelişkileri öne çıkaran DTP, işsizliğin ve sefaletin egemen olduğu bölgede, gerilimi yükselterek oylarını korumaya çalışıyor.

1999'dan 2007'ye
1999 yerel seçimlerinde Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) bölgede tek parti konumundaydı. HADEP, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi dahil, Ağrı, Batman, Bingöl, Hakkari, Siirt ve Van belediye başkanlıklarını kazandı. Parti kapatmaların ardından kurulan DTP, 2004 yerel seçimlerinde Diyarbakır, Batman, Şırnak, Hakkari ve Tunceli illerinde belediye başkanlıklarını kazandı ama 1999'a göre ciddi oranda oy kaybetti.

22 Temmuz 2007'de ise DTP, Doğu ve Güneydoğu'nun tek partisi olmaktan çıktı. 22 Temmuz seçimleri DTP için kısmen hayal kırıklığı oldu. Bölgede Fethullah eliyle gerçekleştirilen örgütlenmeler ve para yardımları kanalıyla AKP varlığı da hissedilmeye başlandı. Diyarbakır il genelinde 2002'de toplam 67 bin 298 oy alan AKP, 22 Temmuz seçimlerinde oyunu 189 bin 707'ye yükseltti. Aynı dönemde DTP'nin oyu ise, 236 bin 689'dan, 199 bin 663'e düştü.

DTP 22 Temmuz seçimlerinde Diyarbakır'da gösterdiği dört bağımsız milletvekilini TBMM'ye gönderdi ama 2002 seçimlerine katılan DEHAP'a göre yaklaşık 40 bin oy kaybetti.

DEHAP, 2002 seçimlerinde 10 milletvekilinden 8'ini çıkaracak kadar oy alıp baraj engeline takılırken, DTP 2007'de dört milletvekili çıkardı. AKP ise altı milletvekiliyle parlamentoya girdi.

AKP, 2007'de Diyarbakır'ın 13 ilçesinden, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Hani, Ergani, Eğil ve Kulp'ta birinci parti oldu. AKP, DTP'li belediye başkanları tarafından yönetilen Dicle ile Ergani'de de öne geçti.