"Asrın davası değil asrın komplosu"

Ergenekon Davası'nın dün görülen 54. duruşmasında savunmasını yapan İP Genel Sekreteri Nusret Senem, soruşturmanın Emniyet'teki Fethullahçı yapılanma tarafından yürütüldüğünü ileri sürdü. Dün Ergenekon soruşturmasından tutuklanarak serbest bırakılan iki isim de ilginç açıklamalarda bulundu.
Salı, 24 Şubat 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) Ergenekon Davası'nın 54. duruşması, 10 günlük aranın ardından, dün Silivri Cezaevi'ndeki duruşma salonunda yapıldı. Tutuklu sanıklardan İşçi Partisi (İP) Genel Sekreteri, Avukat Nusret Senem savunma verdi.

Senem, savunmasında Ergenekon soruşturması ve davasını eleştirerek, soruşturmayı savcıların değil Emniyet'in yürüttüğünü ileri sürdü ve "Bu dava, hükümetin doğrudan içinde olduğu bir davadır. Bu dava, hükümetin bütün gücüyle, Emniyet'teki Fethullahçılar'ı kullanarak oluşturduğu bir davadır. Bu davayı 'asrın davası' diye büyütmeyelim, değildir. Bu dava asrın komplosudur" dedi. Senem, davayla ilgili olarak, "bu dava bir psikolojik harp davasıdır. Bir hukuk, ceza davası kesinlikle değildir" ifadelerini kullandı.

Senem, İP merkezinde ve evinde, aramaların da usülsüz şekilde yapıldığını ileri sürdü. Kendisi aleyhine delil olarak kullanılan ve parti merkezinde bulunduğu iddia edilen 4 CD'nin de arama tutanağında yer almadığını ve bu CD'lerin delillerin arasına sonradan konduğunu söyledi. Senem, CD'lerdeki delil olarak gösterilen ve suikast planı olduğu iddia edilen şemanın da Tuncay Güney'in Emniyet'teki ifadesinde elle çizdiği şemanın aynısı olduğunu, bunun Emniyet'ten başka hiçbir yerde bulunmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Parti merkezinde yapılan aramadan 10 gün önce Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ü HSYK'ya şikayet ettiğini hatırlatarak, şikayet dilekçesinde, İP'ye yönelik bir operasyon planlandığını da belirttiğini söyleyen Senem, "Biz İşçi Partisi'ne bir tertip düzenlendiğini biliyoruz, ama partimizin sekreterlik masasına delil olacak CD'ler bırakıyoruz. Affedersiniz ama benim alnımda enayi yazmıyor. Faillin suç kanıtlarını koyup, gelin bunları bulun demesi mantıksız" dedi.

"Yüzde 75'i doğru
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Verso araştırma şirketinin sahibi Erhan Göksel, katıldığı bir konferansta, Ergenekon davasındaki iddiaların yüzde 75'inin doğru olduğunu ileri sürdü. Göksel, davayla ilgili olarak "Ancak beyaz çamaşırla renkli ve siyah çamaşırlar aynı anda yıkanıyor. Veli Küçük, İbrahim Şahin gibi bir iki piyon ceza alacak ve bu olay kapatılacak. Bu davanın gerektiği biçimde sonuca ulaşacağını sanmıyorum" yorumunda bulundu.

"Korkunçmuş"
Vatan gazetesinde dün yer alan bir habere göre, yine Ergenekon soruşturmasında tutuklanan ve serbest bırakılan emekli Tümgeneral Erdal Şenel, 11 Ocak'ta çıkarıldığı mahkemede "Ergenekon terör örgütünün yapılanması ve faaliyetleri ile ilgili Emniyet'te bana incelettirilen belgeleri okuduğumda korkunç bir yapı olduğunu fark ettim. Çok derin ve ciddi bir yapılanma olduğunu anladım. Emniyet'te bana bu örgütün yapılanması, faaliyet şekilleri anlatıldı. Bu anlatım karşısında, bu insanlar memlekete bu kadar mı zarar vermek istiyorlar, diye düşünüp dehşete kapıldım" diye ifade vermiş.

Haberde ayrıca, Şenel'in ifadesinde, evinde ele geçirildiği ileri sürülen TSK'ya ait gizli ibareli andıç ve "Siyasal İslamla Mücadele ve Karanlık Savaş Konsepti 2" adlı belgelerin bulunduğu CD'den haberi olmadığını ileri sürdüğü ve "ben bilgisayar kullanmayı bilmem. Evimde çıkan CD içerisindeki gizli belgeler içerik olarak benim bildiğim belgeler değildir. Ben CD açmayı bilmem. Eşim bu CD'nin kendisine ait olduğunu söylemiş ise de muhtemelen bunu boş CD zannettiği için böyle bir beyanda bulunmuştur" dediği belirtiliyor.