Alman savcı: Asıl failler Türkiye'de

Deniz Feneri e.V adlı derneğe açılan yolsuzluk davası kapsamında bugün Frankfurt'ta görülen duruşmada sanıklar pişman olduklarını söylerken Savcı Lötz asıl sorumluların Türkiye'de olduğunu vurguladı. Kararın yarınki duruşmada açıklanması bekleniyor.
Salı, 16 Eylül 2008 18:33

soL (HABER MERKEZİ) Almanya'daki Deniz Feneri e.V adlı derneğin etrafında şekillenen yolsuzluk davası kapsamında Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada savcılık, toplanan bağışlardan 16 milyon 186 bin avronun amaç dışında yerlerde kullanıldığının belirlendiğini, sanıkların dolandırıcılık yapmak ve haksız kazanç elde etmek suçlarından cezalandırılmalarını istedi.

Savcı: Almanya'daki sanıklar piyon, asıl failler Türkiye'de
Mahkemede söz alan Savcı Kerstin Lötz, Almanya'daki sanıkların asıl failler olmadığını ve sadece iş başında görüldüklerini, asıl faillerin ise Türkiye'de olduğunu söyledi. Suçlamanın asıl muhatabının aynı zamanda Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği kurucularından olan Kanal 7 yönetim kurulu başkanı Zekeriya Karaman olduğunu söyleyen savcı, Zahit Akman, İsmail Karahan ve Harun Yoldaş'ın da olaylardan sorumlu olduğunu öne sürdü.

"Daha çok insana yardım etmek için şirketlere borç para verdiler"
Sanıklardan Mehmet Gürhan'ın avukatı Jörg Haseneier, dernekte toplanan bağış miktarının artmasıyla birlikte, parayı değerlendirerek büyütmek için bir takım şirketler kurulduğunu derneğin bu şirketlere borç olarak verdiği paraları şirketler kâra geçtikten sonra geri tahsil edeceğini ileri sürdü. Haseneier, müvekkilinin iyi niyetini ortaya koyması bakımından Almanya'da Gürhan'ın üzerine kayıtlı tek bir gayrimenkul olduğunu söyledi.

Gürhan ise, 1999 yılında Deniz Feneri e.V'yi iyi niyetle kurduklarını ve durumun bu hale geleceğini bilmediğini söyledi ve şöyle konuştu: "Amacım dernek başkanı olarak daha fazla yardıma muhtaç insana yardım etmekti. Bağışçılarımıza sormadan bir takım hareketlerde bulunduk. Sormadığım için üzgünüm. Kötü niyetle yapılmış bir iş yok. 16 milyon avrodan 1 fenig bile cebime girmedi. Bu benim iyi niyetimin göstergesi. Vicdanım da rahat. Ancak bağışçılarda kötü intiba bıraktığım için de özür diliyorum."

Diğer sanıklar Mehmet Taşkan herkesten özür dilediğini söylerken Firdevsi Ermiş ise yaptıklarından dolayı pişman olduğunu belirterek, "Hayatımın mahvettim. Mahkemeden geçmişimin üzerine sünger çekecek ve yeni bir gelecek kurmama imkan verecek bir karar çıkmasını bekliyorum" dedi.

Mahkeme heyeti tüm tarafları dinledikten sonra karar vermek üzere oturumu kapattı. Kararın yarınki duruşmada açıklanması bekleniyor.