4. Murat bu kez Çankırı'da

AKP iktidarının ilk yıllarında İçişleri Bakanlığı genelgesi ile gündeme gelen içki yasağı, son olarak Çankırı'da Vali tebliği ile hortladı. Çankırılılar birkaç içkili mekan dışında sadece evlerinde içki içebilecek.
Cuma, 15 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Çankırı Valisi Şemsettin Uzun, bir tebliğ yayımlayarak halka açık yerlerde ve taşıtlarda içki içilmesini yasakladı. Uzun, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu'nun kendisine verdiği yetkiyi kullanarak Çankırı'da izin verilen yerler dışındaki halka açık yerlerde ve taşıtlarda içki içilmesini yasakladığını, buna uymayanlar hakkında 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca işlem yapılacağını belirtti.

Tebliğe göre bu yasağın amacı, Çankırı'da huzur ve güvenliğin sağlanması ile trafik kazalarının önlenmesi, meydana gelebilecek çeşitli suçların önüne geçilmesi...

AKP iktidarı ile yasaklar başladı
İçki yasakları, 2005 yılında İçişleri Bakanlığı'nın valiliklere gönderdiği "içkili yerlerin belli bölgelerde toplanılması gerektiği" şeklindeki genelge ile başladı. Tartışma yaratan genelgenin 5393 sayılı Belediye Kanunu'yla getirilen yeni düzenlemeye ve 10 Ağustos tarihli yönetmeliğe dayandığı belirtmişti. Sözkonusu yönetmeliğin 30. maddesinde "Hükümet binaları, hapishaneler ve ıslahevleri, her tür mabet, dini kurum ve kuruluşlar, sanat müessesesi, maden ocağı, inşaat yerleri, patlayıcı, parlayıcı vb. maddeler üreten, satan yerlerin yakınında otoyol ve karayollarınına 200, okul, ilk ve ortaöğretim yurdu ve anaokullarına 100 metreden yakın mesafede içkili yer bölgesi olamayacağı" şeklinde bir hüküm yer alıyordu.

İçki içmekle fuhuşu bir tutan belediyeciler!
Aynı dönemde, Bursa Osmangazi Belediye Başkanvekili AKP'li Abdullah Karadağ, içki yasakları ile ilgili olarak "Avrupa'da olduğu gibi sadece içkili mekânların bulunduğu kırmızı sokaklar oluşturmak istiyoruz" yorumunda bulunmuştu. Karadağ'ın söz ettiği 'kırmızı sokak' ve 'kırmızı bölge'ler içki tüketimi değil fuhuşla ilgili bir düzenleme olduğundan, bu açıklama büyük tepki uyandırmıştı.

Vatandaşa yasak turiste serbest
Yine bu dönemde içki yasağı ile ilgili görüşleri sorulan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, "En ufak bir şekilde kısıtlama, engelleme falan yok. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Türkiye'de 20 milyon turisti nasıl çekeriz öbür türlü bir düşünce olsa. Biz turist sayısını artırmaya çalışıyoruz" diye konuşmuştu. Bu açıklama, AKP'nin içkiyi kendi vatandaşına yasaklayıp yabancı turiste serbest bırakma şeklindeki çelişkili yaklaşımını ortaya koymuştu.

Yasak nasıl yayıldı?
Gerçekten de ardı ardına gelen yasaklarla turistik mekanlar dışında hemen her yer içki yasağına dahil edildi. Yaz turizminin merkezi Antalya'da turistik yerlere fazla dokunulmazken 2003'den beri içki yasağının fiilen uygulandığı Finike'den sonra Gazipaşa, Demre, Gündoğmuş, Korkuteli, Kemer, İbradı ve Kumluca'da da içki yasağı uygulanmaya başlandı.

Denizli'de belediye meclisi, içkili yerleri şehir dışına çıkarma kararı aldı. Denizli'nin AKP'li Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi, "İçki sigaradan daha mı iyi de sigaranın içilmesi birçok yerde yasaklanıyor, konu alkol olunca medya ayağa kalkıyor. İçkili yerleri Kirişhane'ye taşıma kararı aldık, Türkiye yerinden oynadı. Denizli'de ise bu konu konuşulmuyor. Denizli halkının yapacağımız uygulamadan şikayeti yok" diye konuştu.

Konya ve İzmit'ten başlayan bir dalga ile hemen tüm illerde belediye ve kamuya ait sosyal tesislerde içki satışı kaldırıldı, birçok ilde içki satan işyerlerinden ve birahanelerden alınan harçlar artırıldı, kırmızı hat uygulamaları başlatıldı.

Başkent Ankara'da büyükşehir, ilçe ve belde belediyeleri içki yasağı konusunda en çok çabayı sarf ederek diğer belediyelere 'örnek oldu'. Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki AKP'li üyelerin diğer üyelerden gizli olarak "alkollü içki satan dükkan ve mekanların denetlenmesi için özel timler kurulmasını" kararlaştırdıkları öne sürüldü.

Ankara'da resmen anti-alkol timleri kurulamasa da, zabıta içindeki çeteler bu konuda fiilen faaliyet gösterdi. Keçiören ilçesinde "A takımı" olarak da bilinen zabıta çetesi, içki satan bir büfe sahibini çivili sopa ile darp etti. Çeteler daha sonra, Ankara'da gericiliğin görece az hissedildiği Çankaya ilçesinde de boy gösterdi. Yıldız semtinde bir büfe sahibinin içki satmaması için tehdit edildiği güvenlik kameraları tarafından tespit edildi.

Ankara'dan bir diğer yasak haberi, AKP'nin model yerleşim olarak geliştirmeye çalıştığı Pursaklar ilçesinden geldi. Bir market işletmecisi, TAPDK yetki belgesi, ruhsatı ve izinleri tam olduğu halde belediye tarafından işyerini kapatması yönünde baskı gördüğünü beyan etti. Büfe sahibi, zabıtalara ilçe sınırları içinde içki satan başka dükkanların mevcut olduğunu söylediğinde "O yerler kırmızı hattın içinde" cevabını aldığını söyledi. İlçede 'göçmen konutları'nın yer aldığı ve 'kırmızı hat' diye tanımlanan yer dışında işki satışının yasaklandığı, Belediye Başkanı Selçuk Çetin tarafından da resmen itiraf edildi. Çetin, "Pursaklar'da dört caddenin dışında hiçbir yerde alkol satışı yapılamaz" dedi ve bu uygulamanın vatandaşların şikayet ve istekleri doğrultusunda yürürlüğe koyulduğunu iddia etti.

Ankara'da Büyükşehir Belediyesi, Göksu ve Mogan Parklarına "İçki satışı yasaktır" diye tabela astırdı. Bir avukatın Danıştay'a tabelanın fotoğrafları ile başvurması üzerine Danıştay bu yasağın dayanağı olmadığını ve geçersiz olduğunu ilan etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, şehir merkezine kilometrelerce uzaktaki bu parklarda uygulamak istedikleri içki satışını savunurken yine 'fuhuş' imasında bulunarak, "Ankara'da transeksüeller, yoğun şekilde Cinnah Caddesi'de bulunurdu. Emniyet güçlerince buradan gönderildiler. Şimdi bunlar, Eryaman'da Göksu Parkı civarına gitti. Bunları geri mi döndürelim" dedi.

İstanbul'da da belediyeler içki yasağı yarışına girdi. Üsküdar Belediyesi, "vatandaşların rahat oturabilmesi" amacıyla halka açık yerlerde içki içenlere para cezası kesilmesi ve bu kişilerin adlarının belediyenin internet sitesinde teşhir edilmesi kararı aldı. Cumhuriyet yazarı Deniz Som öncülüğünde başlatılan bir eylemle bu yasak Kız Kulesi önünde delinerek protesto edildi.

İşletmesi Denizcilik İşletmeleri'nden belediyeye devredilen Tarihi Moda İskelesi'nin restoranında içki servisi yasaklanınca da benzer ama daha kapsamlı ve uzun soluklu bir eylem yapıldı. Moda sakinleri haftalarca her cuma akşamı iskelede buluşarak içki yasağını topluca deldiler. Başbakan Erdoğan eylemcileri "Bunlar dünyayı o şişenin dibinden görenler" diye nitelendirdi ve içki içmeyenlere mahalle baskısı uygulandığını ileri sürdü.

İstanbul'daki bir olayda ise, içki yasakları ile polise verilen yargısız infaz yetkileri birleşince, bir vatandaş canından oldu. Avcılar'daki bir parkta bankta oturarak arkadaşı ile birlikte bira içen Feyzullah Ete, "semt sakinlerinden şikayet geldiğini" öne sürerek kendisine engel olmak isteyen sivil polise "Biz bu mahallede oturuyoruz" diye yanıt verince polis tarafından göğsünden tekmelendi. Aldığı darbe üzerine kalbi duran Ete, olay yerinde hayatını kaybetti.