"Kutsal değerler"i savunayım derken…

image Ah bir de Samanyolu TV'nin "Sırlar Dünyası" dizisi dini düzgün anlatsaymış!

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Mehmet Görmez, gerçeküstü öğeler içeren dizilerin "melek, ahiret, dua" gibi kutsal değerleri çarpıttığını söyledi. Diyanete göre sihir Yahudi geleneğiymiş!

soL (HABER MERKEZİ) Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez, son dönemde çocuklar için yapılan ve gerçeküstü güçlere sahip kahramanların anlatıldığı sihirli dizilerde, "kutsala yönelik saygının çarpıtıldığını" söyledi. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından düzenlenen "Çocuk gerçeği ve medya okuryazarlığı dersinin önemi" konulu uluslararası panelin ikinci günündeki oturumda konuşan Görmez, bu dizilerin "Allah", "melek", "mucize", "ahiret", "ilahi adalet", "dünyevi ve uhrevi müeyyide" gibi dini kavramları çarpıttığını öne sürdü. Görmez'e göre, bu çarpık anlayış, "Sırlar Dünyası" gibi dini içerikli programlarda "bile" varmış.

"Yahudi büyüleri" İslamiyete yabancı

"Sihirli Annem", "Acemi Cadı", "Selena", "En İyi Arkadaşım" gibi dizileri örnek veren Görmez, bu dizilerle kutsala ve maneviyata yönelik ilgi ve saygının çarpıtıldığını ve "çocuklardaki Allah tasavvurunda olumsuz bir idrakin oluştuğunu" söyledi. Görmez, bu dizilerin dua etme anlayışına da zarar verdiğini savundu. Dizilerde sihir yoluyla eşyanın canlıya, insanların da hayvanlara dönüştürülebildiğini, bunun Yahudi geleneğinde var olduğunu, ancak İslam dininin kabul etmediğini ifade etti.

Görmez'in rahatsızlığını dile getirdiği dizilerde, eşyanın hayvana veya insana dönüşebilmesi, iyinin ve kötünün mutlaka var olması, kötülüğün sistemin kurallarına uyduğu sürece belirli haklarının bulunması, ortak özellikler arasında yer alıyor. Yine bu dizilerde, kuralları koyan bir ulu bilgenin varlığı söz konusu. Bilgenin tipi zaman zaman ak sakallı dedeye benzetilse de, ismi farklı oluyor. Birinde "Yüce Onos", ötekinde "Kulina" ya da "Beşler Meclisi."

"Ulemalar" dizilerden beter

Dizilerde "her şeyin idare edildiği yer" olarak, bir "öteki dünya"dan bahsediliyor. Diyanet, bu yönleriyle sihirli dizilerin, İslam'da tasvir edilen ahiret, mucize, ilahi adalet gibi kavramlar açısından, İslami kurallara uygun olmayışından rahatsızlık duyuyor. Samanyolu Televizyonu'nun dini içerikli en ünlü dizisi "Sırlar Dünyası"nın "bile" İslami kuralların dışına çıkan bir formatta olduğunu öne süren Görmez, sihir ve büyünün Yahudi geleneği olduğunu iddia ederek, televizyon kanallarında boy gösteren anlatıcı-hocaların söylemlerini görmezden geliyor. TRT başta olmak üzere birçok kanalda sohbet programları yapan İlahiyat Fakültesi ve Diyanet İşleri görevlisi hocalar, dini içerikli bu programlarında, cinlerden, büyüden, ahirette çekilecek cezalardan bahsedip, halkın aklına gerici hurafeleri sokuyor, onlara olmayan bir dünyanın yalanlarını pazarlıyorlar.

Mistisizm var tabii, ama abartmayın!
Görmez, konuşmasında, kader, müeyyide ve ilahi adalet gibi ilkelerin aşırı mistisizmle işlendiğini savunarak, "Sırlar Dünyası" dizisindeki ahiret inancı ve ahiretteki yaptırım örneklerinin, İslam inancına uygun olmayacak şekilde sunulduğunu savunuyor. "Sırlar Dünyası"nda, ölen insanlar geri gelip intikam alıyor, kötülük yapanlar korkunç şekilde cezalarını buluyor, "ilahi adalet" her bölümün sonunda iyiyle kötünün, doğruyla yanlışın panoramasını din kuralları çerçevesinde çiziyor. Diyanet'in görevlileri tarafından televizyon kanallarındaki sohbet programlarında anlatılanların, bu dizide bahsedilen dini anlayıştan pek de farkı bulunmuyor.