Yılmaz Güney'in izinde...

NHKM’de bu Cumartesi saat 16:00’da Yılmaz Güney tartışılacak.
Haber Merkezi
Perşembe, 21 Nisan 2016 11:25

1 Nisan’da 79 yaşına giren Yılmaz Güney’le ilgili NHKM Kadıköy’de Nisan ayı boyunca film gösterimleri düzenlenmişti. Nisan ayını Yılmaz Güney ayı ilan eden NHKM, Bu hafta sonu da Güney’le ilgili bir söyleşi yaparak, etkinlikleri sonlandırıyor.

Sinema yazarı ve NHA sinema bölümünde Sinema Tarihi dersleri vermiş olan Bülent Görücü’nün katılımıyla gerçekleşecek söyleşide, Görücü’ye NHKM Sinema Topluluğundan Murat Akgöz eşlik edecek. Söyleşi 23 Nisan Cumartesi saat 16:00’de NHKM Ruhi Su salonunda yapılacak.

Yılmaz Güney’in kendisinin, sinemasının, mirasının konuşulacağı etkinliğin tanıtım metninde, Güney’i doğrusuyla, yanlışıyla anlamaya çalışmanın bugün Türkiye Sineması’na taze kan taşıyacağı vurgulanıyor.

Etkinliğin tanıtım metni şöyle:

“Bu yıl 79 yaşına giren Yılmaz Güney’in, Türkiye sinema tarihine bıraktığı iz benzersizdir. Hem de öyle kayıp giden bir yıldızın izi gibi de değildir. Duman olmamıştır yani, onca karartma, karalama girişimine rağmen parıl parıl parlar hala.

Yalan değil, daha o yaşarken bile ne vatan hainliği kaldı, ne bölücülüğü. Filmlerinin çoğunun tüm kopyaları yok edildi, güç bela yurtdışına kaçırılabilenler uzun süre Türkiye’de gösterilemedi. Zaten kaba saba bir adamdı, filmleri iyi sayılabilirdi ama şu ideolojisi olmasaydı...

Güney, ona yapılan böyle her saldırıya karşı illa bir yerden çıkardı kafasını. Ya bir çocuğun boyacı sandığında, ya bir sinemacının sıkılı yumruğunda ya da bir avuç devrimcinin “illegal” gösteriminde gördük yüzünü. Bugün çok daha rahat erişebiliyorsak Güney’e, o sandığın, o yumruğun o devrimcinin hakkı var bunda.

Yılmaz Güney’in bu biricikliği kuşkusuz onu değerli kılıyor, ama o kadar... Daha fazlası var mı? Yılmaz Güney’i ayıran gerçekten neydi?  Nasıl bir sineması vardı? Dönemin Türkiye’sine bir aydın ve sinemacı olarak Yılmaz Güney nasıl bakıyordu? Bugün sinemamızda Yılmaz Güney’in izini bulabilir miyiz?

NHKM Sinema Topluluğu olarak Nisan ayında Yılmaz güney’in izini sürmeye, bulduklarımızı paylaşmaya ve neden onun izinden gitmemiz gerektiğini tartışmaya karar verdik. Bekleriz...”