Sayfa yolu
Sinema emekçileri: Ağır ve güvencesiz çalışıyoruz
Yayın Tarihi: 31.12.2009 , 15:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
DİSK'e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası'nın (Sine-Sen) raporunda işaret edilen en önemli sorunlardan biri, Türkiye'de halen sinema-TV alanını ve çalışanlarını tanımlayacak özel bir 'Sinema İş Yasası' olmaması. Devletin yasayı çıkarmak için hiçbir adım atmadığını ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın setlerdeki yasadışı ağır çalışma koşullarını önleyecek tedbirleri almadığını belirten Sendika, bu yüzden yapımcılar ve reklamcılar dışında sektörde çalışan herkesin çok ağır koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığını ve çalışanların sendikalı olamadıklarını vurguluyor.
Sinema ve dizi emekçileri güvencesiz çalıştırılıyor
Sine-Sen, sinema alanında üretim tarzının giderek kobileşmesinin de çalışma koşullarını bozduğuna işaret ediyor. Buna göre, son bir yılda çekilen 80 kadar sinema filminin %80'ı küçük bütçeli yapımlardan oluşurken, bu filmlerin setlerinde çalışanların %90'ı sosyal güvenlikten yoksun ve sigortasız çalıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, destek sağladığı filmlerde dahi çalışanların sigortalı olup olmadığını kontrol etmiyor.
Dizi emekçileri günde 16-18 saat çalışmak zorunda
2009 yılında ekranlarda her hafta 70 civarında TV dizisi yayınlanırken, TV kanallarının taşeron yapımcılara yaptırttığı dizi-film setlerindeki çalışma saatleri ortalama 16-18 saat ile tüm diğer sektörleri geride bırakan bir yoğunluğa sahip. Bir devlet kuruluşu olan TRT bile, dışarıya yaptırdığı işlerde çalışanların sigortalanıp sigortalanmadığı kontrol etmiyor.
Sektördeki ağır çalışma koşulları 2009’da beş can aldı
İnsanlık dışı ağır çalışma koşulları, yorgunluk, uykusuzluk ve stres yüzünden 2009 yılı içinde 3 kişi iş kazasında öldü 1 kişi intihar etti ve 1 kişi de kalp krizi geçirip öldü. Sayısız iş kazası yaşanırken, setlerde sağlık araçları ve sağlık ekipleri bulunmadığı için, yorgunluk ve stres yüzünden bayılan ve acil yardım yapılamayan bir kadın oyuncu günlerce komada kaldı.
Sine-Sen üyeleri, geçtiğimiz hafta Taksim’de bir yürüyüş yaparak setlerde hayatını kaybeden arkadaşlarını anmışlar ve bu ölümlere neden olan koşulların halen sürdüğünü dile getirmişlerdi. Bundan tam bir yıl önce, Star TV’deki Sonbahar dizisinin çekimlerinden sonra saat 02.00’de evlerinde dönen set emekçilerinden Zehra Sezgin ve Tülay Ergeldi trafik kazası geçirerek hayatlarını kaybetmiş, Deniz Altuntaş da yaralanmıştı. Kostüm kamyonunu gece 02:00’ye kadar çalışmış olan set kuaförü Deniz Altuntaş’ın kullanıyor oluşu, ağır çalışma koşullarının bu ‘kaza’daki rolüne işaret ediyordu.
Çalıştığı dizinin setinde kalp krizi geçiren yardımcı yönetmen Abdullah Baykal, hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirirken sinema oyuncusu Yaman Tarcan’ın intiharında da uzun zamandır işsiz olmasının ve borçlarını ödeyememesinin yattığı söylenmişti. Ağır çalışılan bir günün akşamında sette kalbi duran figüran Fatma Elif Develi bir ay komada kalırken, sağlığına kavuşamayan emekçi halen eşini ve çocuklarını tanıyamıyor.
Taşeron yapımcılar ücretleri ödemeden kaçıyor
TV kanalları ve taşeron yapımcılar sigortasız çalıştırdıkları ekiplerin ücretlerini ödemeden ve toplu olarak işten atmaya da devam ediyorlar. Sinema Emekçileri Sendikası bu yüzden Ekim ayında bir hukuk birimi kurdu. Hukuk birimine iki ay içinde 20 dava başvurusu yapıldı. Davaların çoğu, 5-15 bölüm ücretini alamamış ve toplu olarak işten atılmış çalışanlar tarafından açıldı.
Sine-Sen, ayrıca sinema-televizyon emekçilerine çağrıda bulunarak çalışma yaşamında karşılaşılan hak ihlallerinin sendikaya bildirilmesini istedi. Sendika, emekçileri mağdur eden işten çıkarılma, ücretlerin ödenmemesi, mahkemeye verme, kaza, ölüm, yaralanma, bayılma, kalp krizi vb. sağlık sorunları ile psikolojik veya fiziksel şiddet görme gibi durumların takipçisi olacağını açıkladı.
Telif haklarında da mağduriyet var
Raporda, sinema-TV alanındaki telif hakları uygulamalarının, sınai alandaki ve medyanın basın yayın, müzik gibi diğer alanlarındaki uygulamaların çok gerisinde olduğuna işaret ediliyor.
Yasaların eksik uygulanması ya da hiç uygulanmaması yüzünden, telif hakları sahipleri, iş başlamadan önce, bütün temel ve bağlantılı maddi ve manevi haklarını TV kanalları veya sinema filmi yapımcılarına devretmek zorunda kalıyorlar. TV kanalları bu yüzden yaptırdıkları film ve dizileri çok ucuza yurt dışına satıyor, tekrar tekrar yayınlıyor ve bunlar için hiçbir telif ücreti ödemiyor.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.