Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sanat Cephesi’nde “Sanatta Komplolar ve Sürü Edebiyatı”

Sanat Cephesi’nin 35. sayısı 1 Ocak 2010 itibariyle gazete bayileri ve kitapçı raflarında yerini alacak.

Yayın Tarihi: 28.12.2009 , 17:56 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Yeni biçimi, güncel konu başlıkları, okuru ile iletişime önem veren tarzı ile beğeni toplayan Sanat Cephesi'nin Ocak sayısı çıktı.

Dergi, başlattığı abonelik kampanyası ile de dergi-okur ilişkisine yeni bir boyut getirmeye çalışıyor.

Derginin yeni sayısında, 23 yıl aradan sonra Yalçın Küçük ve Latife Tekin ile “Küfür Romanları” ve “Sürü Edebiyatı” üzerine yapılmış söyleşileri, Haluk Bilginer’in ‘70’ler tiyatrosuna bakışına dair Yılmaz Onay’ın düşüncelerini, Orhan Pamuk’un Tolstoy hakkındaki demecine dair Ataol Behramoğlu’nun cevabını okuyabilirsiniz.

“Solcular Müslümanlardan Korkmalı mı?”, “Küba Sinemasının 50. yılı”, “Cezmi Ersöz’ün Yükselişi ve Çöküşü” gibi konuların yanı sıra, Metin Çulhaoğlu, Nihat Behram, Osman Çutsay, Güray Öz ve Nihat Ateş’in köşe yazıları ve müzisyen Armağan Durdağ, heykeltraş Mehmet Yılmaz, şair Volkan Hacıoğlu, öykücü Mıgırdiç Margosyan ile yapılmış söyleşiler Ocak sayısının dikkat çeken başlıklarından.

Yalçın Küçük Sürü Edebiyatından Bahsediyor
“Roman, kovulmuştur. Bu, insan’ı kovma sürecinde yüksek bir aşamadır romanın konusu her zaman insan’dır. İnsan’ı kovuyorsak, roman’dan başlamak isabetlidir. Kovuyoruz.

Ne demek, tarih’in meselesi, güçlerin çatışmasıdır ve her zaman iktidar kavgasıdır birisi yoksa, diğeri yoktur. Romanın subjesi ise her zaman insan ve tekil insandır insanın, toplumu ile, insanın geçmişi ile, insanın geleceği ile ve aşkı ile çatışmasıdır ve bu çatışma çok insani’dir. Aşk, her zaman elektriklenme ve çatışma’dır. Bu nedenle hep yürekli insanların işidir ve insanın alanı’dır, demek istiyorum. Bir sahiplenme tarafı var ve sahiplenme noktasında bitmektedir. Artık heyecanı yoktur ve bitik’tir. Çatışması olmayan insan değildir ve “hayatım roman” sözü işte budur.”

Latife Tekin’den Son Kitabı Üzerine Yorumlar
“İktidara, muhalefete, sola ve topluma uzaklığım nasıl anlatılır bilemiyorum, Rüyalar ve Uyanışlar Defteri’ne, insanın dışlayıp ötekileştirdiği varlıkların diyarına göçmüş bir yazarın, bir ümittir seslenişi diyelim isterseniz…”

Ataol Behramoğlu'ndan Orhan Pamuk'a Cevap
"Muhalif yazar olarak tanınıyor, kendisi de buna çanak tutuyor. Ne dün ne bu gün, hiçbir zaman muhalefette olmadı. Tersine, özellikle bu gün, her alanda iktidarların yanındadır. Türkiye’de iktidar AKP, dünyada ABD olduğuna göre, Orhan Pamuk oralardadır.

Edebiyat dünyasında iktidar, post modernizm ve bir şey anlatmaksızın bir şey anlatmak modasıdır. Orhan Pamuk bu anlamda da iktidarla birlikte, mesleği gereği olarak da bu iktidarın bir unsurudur. Kendisiyle bir konuşmamızda, biraz da o andaki buluşumun şaşkınlığıyla ve samimiyetle “sen galiba hümanist değilsin” dediğimde, çok doğal bir tavırla ve aynı açıklıktaki yanıtı “değilim elbette” olmuştu. Hümanizm artık moda değil, iktidarda değil. Fakat zaten hümanizm bir moda ya da iktidar konusu değildir. Günümüzde hümanist olmayan yazarın önü açıktır. Kolayca ün ve büyük ödüller kazanabilir..."

Yılmaz Onay: Haluk Bilginer Ezbere Konuşuyor
"Haluk Bilginer yaptığı işle pek de uyuşmayan ezberlenmiş sözler söylemiş. Oysa bayağı sorumluluk sahibi bir tiyatro yapıyor. Mesaj vermek, derken de zaten, sahneden seyirciye bildiri dağıtmayı değil elbette, seyircisine karşı sorumluluk duyan bir tiyatro yapmayı kastediyoruz! Örneğin bir yandan, 'biz herhangi bir şey anlatalım, gibi bir dertle çıkmadık yola', derken, hemen ardından “insanın yedi çağını anlatmak istedik” diyor Bilginer ve zaten, 'aktörlük mesleği sahnede insanı anlatma mesleğidir', diye de genelliyor.

'İnsanı anlatma' savı, 'herhangi bir şeyi anlatma'nın da çok ötesinde bir sav olduğuna göre Bilginer tiyatrosu, aslında seyirciye bayağı zorlu mesajlar vermeyi yükümlenmiş olmuyor mu? Nitekim,'Testosteron'u “erkek dünyasını eleştiriyor” olduğu için seçtiklerini söylüyor açık açık. Öte yandan, Shakespare çalışmasında,'doğumdan ölüme bir yaşam anlatılıyorsa' ve Shakespeare, 'ulan öleceksiniz,daha ne istiyorsunuz?’ demiş' olarak yorumlanıyorsa, bütün bunlar mesaj değil de nedir, anlatma değil de nedir?..."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.