Rüzgarın sürüklediği şair

İran’da kadınların yaşamlarının daha iyi koşullara ulaşmasını savunan şair Füruğ Ferruhzad, sinemacı yönüyle de tanındı. Öldüğünde henüz 32 yaşında olan Ferruhzad’ın “Rüzgar Bizi Sürükleyecek” şiiri, filmlerin ve şarkıların da ilham kaynağı oldu.
Çarşamba, 12 Şubat 2014 22:44

M. Utku Şentürk

Füruğ Ferruhzad, İran’ın İslami devrimi öncesinde yaşamış ve hayata erken veda etmiş kadın şairlerdendi. 5 Ocak 1935 günü başkent Tahran’da dünyaya geldi. Babası Albay Muhammed Ferruhzad ve annesi Turan Veziriteber Hanım’ın yedi çocuğundan üçüncüsüydü. Oldukça sert ve soğuk bir karaktere sahip, asker bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Füruğ, yetişmesinden gelen bu baskıyı yaşamı boyunca kendi iç dünyasında hissetti. Fakat babası tam anlamıyla bir şiir tutkunu olduğu için, bu durum Füruğ’un şairliği üzerinde olumlu etki yarattı. Çelişkiden olumlu bir dönüştürüm yaratan Füruğ, ilkokulu bitirdiği yıl babasının da konuya olan ilgisiyle, önce şiir okumaya, sonra da yazmaya başladı.

“Buradan uzakta, buradan uzakta” şeklindeki ilk dizelerini söylediğinde Füruğ, liseye henüz yeni başlamıştı. Bu noktada Tezer Özlü’yü anımsamamak imkansız. Yaşamın tek anlamının “gitmek” olduğunu söyleyen, başkaldırı ruhu taşıyan, radikal bir yazar o da. Gerçekten, dar kalıplara, baskı ve dayatmalara karşı çıkmak için “gitmek” de gerekebilir bazen. Bu dönemde ilgisi yalnızca şiirle sınırlı kalmadı. Çok güzel kompozisyonlar yazarak düzyazıdaki başarısını da sergiledi. Sıra arkadaşlarından birinin anlattığına göre, Füruğ’un ne yazık ki hiç sevmediği ders kompozisyondu. Çünkü öğretmeni sürekli olarak yazdıklarının kendisine ait olmadığını, başka yazarlardan kopyaladığını öne sürdü.

Kitapları
- Tutsak (Esir) (1952)
- Duvar (1957)
- İsyan (1959)
- Yeniden Doğuş (1964)
- İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına (Bu kitabı tamamlayamadan 1967’de öldü.)

Duvar ve İsyan
17 yaşında Perviz Şapur ile evlendi. Eğitimine kocasının yanında, Ahvaz’da devam etti. Bir yıl sonra tek çocuğu olan Kamyar’ı dünyaya getirdi. Evliliğinden iki yıl sonra 1954 yılında Füruğ, eşinden ayrıldı. Mahkeme Kamyar’ın velayetini babasına verdi. Füruğ, Tahran’a geri dönüp şiir yazmaya devam etti ve Esir adını verdiği ilk kitabını yayınladı. 1958 yılında İbrahim Gülistan’la tanıştı ve dokuz ayını Avrupa’da geçirdi. Şair bu dönemde yaşamının esin kaynağı olan şiirlerine devam etti ve hızla iki kitabını daha piyasaya sürdü. Bunlardan ilki “Duvar”, diğeri de “İsyan”dı.
Yirmi iki yaşında yazar ve yönetmen İbrahim Gülüstan’la tanıştı ve sinemaya başladı. Sinemada oyunculuk, senaristlik, kameramanlık, yönetmen yardımcılığı, dublaj, montaj ve yaratıcı film editörlüğü yaptı. 1962 yılında yaptığı bir belgesel filmi o yıl İtalya’da Belgesel Filmler Festivali’nde birinciliği elde etti. 1962 yılında Unesco, Ferruhzad hakkında bir belgesel film yayınladı. Aynı yıl Bernardo Bertolucci de İran’a gelerek Ferruhzad’la ilgili bir belgesel yaptı. 1963 yılında yaptığı “Kara Ev” filmi, Almanya’da düzenlenen Ober Havzen Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü aldı. Bu filmin çekimleri için gittiği Tebriz Cüzamlılar Evi’nde tanıdığı küçük Hüseyin’i evlat edindi.

Türkçede Ferruhzad
Sadece Ses Kalıcıdır (Çev. Cavit Mukaddes. Yapı Kredi Yayınları, Ocak 1997)
Sonsuz Günbatımı (Çev. Onat Kutlar, Celal Hosrovşahi. Ada Yayınları, Şubat 1989)
Bütün Şiirleri (Çev. Kutlukhan Eren. Şule Yayınları 1999)
Dünya Sevmek İçin Çok Küçük, Mektuplar, söyleşiler, anılar (Çev. Kenan Karabulut, Gri Yayınevi Mart 2006)
Furuğ (Çev. Kenan Karabulut. Gendaş, Ekim 2002)

Hayatı film oldu
1964 yılında şiirinde dönüm noktası sayılan “Yeniden Doğuş” isimli kitabını yayınladı. 13 Şubat 1967 tarihinde öğleden sonra saat 14.30’da stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kıran Füruğ, aracından fırlayıp, boynunun kırılmasıyla, 32 yaşında hayata gözlerini yumdu. Modern İran şiirine önemli katkılar sağlayan şairin ölümünden sonra çalışmaları Soğuk Mevsim adı altında bir kitapta toplandı. Michael Hillman, Yalnız Kadın adıyla onun hayatını ve şiirlerini 1987 yılında yayınladı. Şairin şiirleri ve yaşamı hakkında daha pek çok makale ve kitap yayınlanıp hayatı filme çekildi.

Füruğ Ferruhzad şiirlerinde hep, derin bir yalnızlık duygusu dikkat çekti. Bunun yanında, şiirlerinde kadınların sorunlarını da ele aldı İran toplumunun kadınlara karşı uyguladığı ayrımcılığı eleştirdi. Bu fikirleri zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açtı. İran’da kadınların yaşamlarının daha iyi hak ve koşullara kavuşmasını savundu. Dönemindeki Şah’ın despotluğuna da karşı çıktı. Şiirleri kimi zaman İran toplumunca erotik bulundu. İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin 1999 yapımı Rüzgar Bizi Sürükleyecek filminin adı, şairin bir dizesinden alıntıdır. Ayrıca Fransız rock grubu Noir Desir’in “Le Vent Nous Portera”/ “Rüzgar Bizi Sürükleyecek” adlı şarkısı da Füruğ’un söz konusu şiirinden ilham alınarak bestelendi.