Giovanni Scognamillo'nun ardından

Sinema yazarı ve tarihçisi Bülent Görücü Giovanni Scognamillo'ya bir veda yazısı kaleme aldı.
Bülent Görücü
Pazar, 09 Ekim 2016 16:58

Nasıl başlamalı, bir türlü bulamadım. Bay Gio’yu yitirdik. “Sinema tarihçisi, araştırmacı, eleştirmen, çevirmen, eğitmen” diyor ajanslar Giovanni Scognamillo için. Azdır, fazlası vardır. Koca bir okuldur, yazılı ve sözlü. 87 yıllık bir ömür… Kendi vedasında “87 yılımı yıldızlara ulaşarak ve hayatın gizemlerini araştırarak mutlu geçirdim” diyor. Azdır, fazlası vardır.

Göç edişinin ardından “yüz kitabı”nda kendi sayfasına bırakılan notlara ve resimlere bakıyorum. Böyle bir veda çok az kişiye nasip olmuştur, sanırım. Not bırakanlar onunla çekilmiş resimleri de bırakmışlar notlarının altına. Ne çok kişi gitmiş yanına. Kimi söyleşiye, kimi belgesel çekimine, kimi de sadece gündelik sohbete.

Biz de gitmiştik, 1990’larına başından itibaren, hem söyleşi için hem de sohbete. Hiç geri çevirmedi, diğerlerini çevirmediği gibi. Hep hoş sohbetti, hep güler yüzlü. Yazılı tarih olmasının yanında sözlü tarihti aynı zamanda. Yazılı kaynak gösteremediğimiz ama kendisinden dinlediğimiz ne çok öykü olmuştu Türkiye sinema tarihinden ve onu oluşturanlardan yana. 1960’larda Nijat Özön, Metin Erksan ve Halit Refiğ’le mektuplaşmalarından bahsetmişti ve biz çok görmek/basmak istemiştik. Bir ara niyetlenir gibi olmuş, ama sonradan çok “özel” olan konulardan dolayı vermemişti. Mektuplarda yazılanlardan dolayı kendisini değil karşısındakini zor duruma düşürmek istemediğini düşünmüşümdür.

Diyeceğim o ki, evi bir “mabet” gibiydi, özellikle de meraklı ve bilgiye aç gençler için. Kimi zaman korku/fantastik edebiyatı meraklıları olurdu bu evde, kimi zaman da sinemaya meraklılar. Hepsi “hoş gelir”di, dinledikleriyle çevrelerini saran haleyle de hepsi “hoş gider”di.

Sinema dergisi "Yeni İnsan Yeni Sinema"yı çıkarmaya başladığımız ilk yıllardan itibaren katkılarını esirgemedi. Ne zaman sıkışsak o sayıya bir Türkiye Sinema Tarihi söyleşi yapar ve boş sayfaları kurtarırdık.

Veda yazısı kısa olmalı.

“Yüce ışığa teslim oldum” diyor vedasında. Bu ışığın yanına evini açtığı insanların ışıklarını da eklemek gerekiyor. Hepimiz borçluyuz. O ise fazlasıyla alacaklı gitti.

Elveda Bay Gio.