Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP'nin kısa film yarışması patladı

AKP'nin kısa film yarışması için oluşturduğu jüriden AKP'yi zora sokacak haberler geliyor. Jüri üyelerinden Ali Murat Güven, mevcut haliyle devam ederse jüriden ayrılacağını açıkladı. Coşkun Aral da istenenin bir parti propaganda filmi olduğunu fark ettiğini, dolayısla böyle bir jüride yer almak istemediğini söyledi.

Yayın Tarihi: 06.04.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:06

AKP’nin parti propagandasını yapacak yapımları aradığı film yarışmasını “kısa film yarışması” olarak duyurması sinema camiasında tepkilere yol açtı. Jüri üyeleri arasında bulunan sinema yazarı ve aynı zamanda Yeni Şafak gazetesinde yazılar yazan Ali Murat Güven, projenin bu haliyle ısrar edilmesi durumunda juride yer almayacağını açıkladı. Coşkun Aral da tanıtım filmi istendiğini, kendisinin bu juride yer almayacağını açıkladı.

AKP’nin kısa film projesinde çatlaklar büyüyor. AKP’nin icraatlarını anlatması tasarlanan kısa filmlerin yarışacağı “Gelişen Türkiye” konulu “Ulusal Kısa Film Yarışması” jürisinde yer alan Ali Murat Güven, projede önemli değişikliklere gidilmezse jüride yer almayacağını açıkladı. Jüriye, AKP’li Hüseyin Çelik’in davetiyle katıldığını belirten Güven, yarışmanın düzenlenme tarzını ve şartnamesini eleştirmişti.

Jüride yer alacağı açıklanan Coşkun Aral ise bunun bir partinin icraatlarının anlatılacağı bir tanıtım filmi olacağını, dolayısıyla kendisinin jüride yer almasının mümkün olmadığını açıkladı.

Alin Taşçıyan ise telefonla aranarak jüri üyeliği teklif edildiğini ancak yarışmaya ilişkin bilgisi olmadığını belirtti.

AKP’nin Kısa Film Yarışması’nın yol açtığı tartışma ve jüride yer alan bazı isimlerden gelen eleştiriler, gözlerin diğer jüri üyelerine çevrilmesine neden oldu.

soL’un sorularını yanıtlayan Ali Murat Güven, ilk başta yarışmaya olumlu bakmasını şöyle açıkladı:
“8mm kamerayla dağlarda ovalarda film çekmiş bir adamım ve son yarışmalarda da derece almış bir adamım bu filmlerimle. Kısa filmin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Kısa filmin ruhunu ve doğasını çok iyi biliyorum. 30'a yakın yarışmada jüri üyesi oldum. En son iki üç hafta önce de Ankara'da CHP'nin organizasyonunda, himayesinde düzenlenen ikinci el kısa film yarışmasında jüri üyesiydim. Benim için kısa filmcileri desteklemek söz konusu olduğunda yarışmayı düzenleyen kurumun siyasal niteliğinin hiçbir önemi yok. Önemli olan ülkemizde sinema gelişsin, arkadaşlar bir şeyler yapma imkanı bulsunlar. Aynen Ak Parti'nin yarışmasına da böyle baktım.”

Güven, kendisini AKP’li Hüseyin Çelik’in aradığını, “Bir kısa film yarışması düzenliyoruz” dediğini, yarışmanın henüz tasarı aşamasında olduğunu belirterek kendisini jüride yer alması için davet ettiğini söyledi. Çok sayıda bu tür katılım şartnamesi hazırladığını hatırlatan Güven, görüşmede Hüseyin Çelik’in bu konuda kendisinden yardım alınacağını söylediğini aktardı.

“Garip bir jüri”
Çelik’le yaptığı görüşmenin ardından konuyla ilgili gelişmelerden haberdar olmadığını belirten Güven, bir okuyucusunun jüride yer almasını eleştiren bir e-posta göndermesi üzerine yarışmanın sitesini ziyaret ettiğini ve sitede gördüğü tanıtıma şaşırdığını, kısa film değil “parti progapaganda filmi arandığını” fark ettiğini açıkladı. Güven, “Bir kere, çok anormal ödüller. Yani dünya ölçeğinde bile çok anormal ödüller. Garip bir jüri. Hülya Avşar'ın ne işi var orada? Ne alakası var? Akademisyen olur, alışığız buna. Ama profesyonel sinema oyuncuları kısa filmleri yorumlayamıyorlar. Ali Sürmeli'nin ve Hülya Avşar'ın orada olmaları yanlış” diye konuştu.

Şartmaneminin de “çorba gibi hazırlandığını” söyleyerek eleştirilerini sürdüren Güven, “Ben kendi adıma şunu söyleyeyim. İyi niyetli olmayı hayat düsturu edinmiş bir adamım. Başbakanın haberi bile yoktur bu işlerden. Ankara'daki bürokrasiyi bildiğimden...yani, öylesine duymuştur, bir kısa film yarışması düzenliyorlar” diye konuştu.

“Jüridekiler şartnameyi bilmeden ‘Evet’ demiştir”
Güven eleştirilerini iletmek üzere telefon ettiğini, e-posta gönderdiğini, “Bu şartnameyi düzeltin bu ödülleri revize edin” dediğini söyledi. “Jüri olarak bizim adlarımızı bile yanlış yazmışlar. Ben gazeteci değilim. Benim gerçek, şu an ekmeğimi kazandığım sıfatım sinema yazarıdır. ‘Gazeteci’ gibi yuvarlatmayın. Alin Taşçıyan'ın da öyle...Şuna emin olabilirsiniz. Kendi sürecimden biliyorum. Jüride bulunmayı kabul eden insanların hiçbiri bu koşulları, bu şartnameyi, bu ödülleri bilmeden nezaketen tamam demişlerdir. Tıpkı benim gibi” diye konuştu.

Güven sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarafsız bir jüri olsun. Sadece hamisi parti olsun. Ama öyle bir görüntü var ki, bu rezilliğe dönüştü. Büyük ihtimalle, yani, bir şeyleri değiştirtebilirsem, son yirmi otuz gün içinde, bulunacağım. Yoksa yazılı olarak affımı rica ediyorum diye de faksımı çekeceğim. Ben olmam böyle bir yerde. Bir de jüriye de saygısız bir şartname. ‘Seçin bakalım önden bir şeyler’ ama ‘En son kararı biz veririz’... Böyle bir şeye gelir miyim ben bunca yıldır?”

“İkinci bir yarışma oluşturmaya çalışıyorum, gerçek bir kısa film yarışması” diyen Güven şöyle konuştu:
“Benim amacım, Ak Parti'nin parası çoksa ve organizasyon gücü yüksekse adam gibi bir kısa film yarışması yapsın ve kenara çekilsin. Konuya da kota koymasın. Adam gibi bir jüri oluşsun her renkten, her kesimden. Salt kısa film değerlendirilsin orda. Kendi propaganda filmleriyle ilgili yarışmaya karışamayız. Kısa film masum adı da bulaştırılmasın. Ulusal lansman yarışması desin, propaganda yarışması desin. Yapabilirler, paraları var. Ama ben öyle bir yerde jüri olmam mesela. Olacaklar da, Sinan Çetin olsun, Mustafa Altıoklar olsun, bilmem kim olsun.”

Kendisine yarışmaya aleyhtar olan Nazım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM) ile nasıl işbirliği yapabildiğinin de sorulabileceğini söyleyen Güven, aldığı tavrı “onurlu davranmak adına aldığını” ancak günümüz koşullarında “riskli bir tavır” olarak da değerlendirilebileceğini belirtti.

Coşkun Aral: “Parti propaganda filmi jürisinde yer almam”

Ali Murat Güven’in açıklamaları üzerine kendilerine ulaşarak görüşlerini sorduğumuz jüri üyelerinden belgesel yapımcısı Coşkun Aral, “tanıtım filmi ise ben bu işte yer alamam. Sinema filmleri olduğunda, bildiğim bir alan olduğunda ki kısa film belgeseli kapsıyor, ben jüride yer alırım, desteklerim” diye konuştu.

Aral şunları söyledi: “Bu filmin jürisinde yer almam telefonla verilmiş bir onaydı. Çok sevdiğim reklamcı bir dostum aramıştı. Ancak daha sonra gördüm ki bu bir tanıtım projesidir. Bir partinin tanıtımıdır. Bu icraatlar tabii aynı zamanda Türkiye'nin icraatlarıdır. Her zaman destekliyorum. Ama tanıtım projesi sinema değildir. O zaman profesyonelce değerlendirmek gerekir, bir sinema çalışması olarak değil. Ticari ise başka şekilde konuşulur, sinema filmiyse başka şekilde. Tanıtım filmi ise ben bu işte yer alamam. Sinema filmleri olduğunda, bildiğim bir alan olduğunda ki kısa film belgeseli kapsıyor, ben jüride yer alırım, desteklerim.”

Aral, ticari yapımlarda jüriye de gerek olmadığını belirterek, “Profesyonel, kurumsal bir tanıtımsa ticari olarak değerlendirilir. Jüriye gerek olmaz. Onların değerlendirme kurulları vardır, onlar değerlendirir. Bu işte jüriye gerek duyulmadığı için jüride yer almam diyorum. Belgesel olduğu zaman ben canımı ortaya koyarım. İcraat tanıtımları olunca o ticari bir şey olur. Ticari işler için jüriye gerek yoktur” diye konuştu.

Üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştığını vurgulayan Aral, “Öğrencilerimin kötü bir örnekle karşısına çıkmak istemem. Bu nedenle ben bu jüride yer almam diyorum” diye konuştu.

Alin Taşçıyan: “Yarışma konusunda görüş sahibi değilim”

Yurtdışında olduğu için kendisine e-posta yoluyla ulaştığımız sinema yazarı Alin Taşçıyan ise, yarışma konusunda görüş sahibi olmadığını belirtti. Taşçıyan, “Berlin Film Festivali sırasında Hüseyin Çelik beni telefondan arayarak bir kısa film yarışması açacaklarını ve jüride yer alıp alamayacağımı sordu, ben de alabileceğimi söyledim. O günden beri herhangi bir iletişim kurulmadı benimle. Sanırım vakti geldiğinde şartname ve filmler gönderilecektir” ifadelerini kullandı.

NHKM Kısa Film Dayanışması: “Sinemanın dik durmaya ihtiyacı var”
Birkaç gün içerisinde kendilerini destekleyen çevrelerle AKP’nin kısa film projesine karşı basın açıklaması yapmaya hazırlandıklarını belirten Nazım Hikmet Kültür Merkezi Kısa Film Dayanışması, soL’a gönderdiği açıklamada, “Dayanışma faaliyetimiz çok iyi gidiyor. Büyük bir tepki var, çok sayıda film hazırlığı haberi alıyoruz. AKP’nin jürisindeki gelişmeler de bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Umarız ki, diğer jüri üyeleri de bu tuhaf şarlatanlığın içinde yer almaktan hızla vazgeçerler. Sinemamızın buna ihtiyacı var. Sinemanın dik durmaya ihtiyacı var. Başbakanla kahvaltı etmeye, propaganda faaliyetleri için uygun film ‘sıralaması’ yapmaya değil, bu ülkenin gerçeklerine dokunmaya ihtiyacı var sinemanın” ifadelerine yer verdi.
(soL-Haber Merkezi)

AKP'nin kısa film yarışmasının tanıtım videosu:

NHKM'nin kısa film dayanışmasının tanıtım videosu:

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.