2. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başlıyor

2. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, “Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık" ana teması etrafında son dönem dünya ve Türkiye sinemasının hukuk, toplum ve adalet ilişkisini işleyen film seçkisi ve kapsamlı akademik programıyla 27 Eylül-4 Ekim arasında gerçekleşecek.
Salı, 25 Eylül 2012 11:11

2. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali 27 Eylül-4 Ekim 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festivalin bu yılki ana teması "Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık".

Festival, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Başakşehir Belediyesi sponsorluğunda gerçekleşiyor.

Festivalde kısa metraj ve uzun metraj olmak üzere iki uluslararası yarışma ve “Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık” başlığı altında 50 farklı ülkeden katılımcıların bildirilerini okuyacağı bir akademik program yer alıyor.

Festivalin açılış filmi 2011 Fransız yapımı "Dal Gibi" [Twiggy, La Brindille]
Festivalin açılışında gösterimi yapılacak olan Fransız yapımı "Dal gibi" adlı filmin konusu ise şöyle:"20 yaşındaki Sarah bir hostelde yaşamakta ve geçici işlerde çalışmaktadır. Aktif olarak bir yetişkin gibi yaşamaya başladığında, yedi aylık hamile olduğunu keşfeder. Hiç beklemediği bu gelişme karşısında şoka uğrar. Hamileliği inkâr etmektedir. Bir anne adayı olarak bu ani durumun gerçekliğini kabul etmesi ile çalışan bir kadın olma isteğinin arasında gelip gider. "

Uzun metraj ve kısa metraj film yarışmalarında hangi filmler var?
Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında on adet film yer alıyor. fYarışacak filmler ise şöyle: 514 Numaralı Oda, Başka Bir Sessizlik, Dam - Bir Rus Ailesi, Gözyaşlarından Kurtulan Kadın, Günün Sonunda, Sabah Denizi, Sessizliğin Sonu, Son, Yangın.

Yarışma kapsamında gösterilecek olan Savaşcı adlı filmin konusu ise şöyle: "Marisa, 20 yaşında, yabancılardan, Yahudilerden, polislerden ve ülkesinin çöküşü için suçladığı herkesten nefret eden bir Alman kızıdır. Provoke eden, içki içen, dövüşen Marisa, Adolf Hitler’in portresini dövme yaptırmak istemektedir. Kendini evinde hissettiği tek yer, rutini nefret, vahşet ve ağır partilerin olduğu Neo-Nazi çetesidir. 14 yaşındaki Svenja gruba katıldığında, Marisa onun için bir rol modeli olur. Onun için Marisa, grubun ideolojisi için savaşan safi dövüşçü kız profiline çok uymaktadır. Fakat, Marisa’nın görüşleri, bir Afgan mülteciyle tesadüfen tanıştığında değişmeye başlar. Onunla yüzleştikten sonra, çetesinin siyah ve beyaz ilkelerinin tek yol olmadığını görür. Marisa gruptan çıkmayı başarabilecek midir?'

Uluslararası Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması alanında ise çoğunluğu Türkiye yapımı olan filmler bulunuyor. Filmlerin isimleri şöyle: Adil ya da Değil, Azize, Boş Durak, Boşluk, Buhar, Çöküş, Gassal, Kömürlükteki Çocuk, Sabah, Öğle, Akşam, Kaybolan.

Son dönemde AKP'nin kadına yönelik gerici politikalarından kürtajın yasaklanmaya çalışılması ve bu konuda yapılan yeni düzenlemeler gereği güncelliğini koruyan 'kürtaj' konusu, festival kapsamında gösterilen kısa filmlerin konuları arasında.

Boşluk adlı kısa filmin konusu şöyle:" Lise öğrencisi Kız, kürtaj olmak için sevgilisiyle birlikte yaşlı ebenin yolunu tutar. Gençler yaşadıklarını bütün yaşamları boyunca bir iz olarak hep yanlarında taşırlar."

'Themıs'in Kız Kardeşleri'
'Themıs'in Kız Kardeşleri' kategorisinde ise 26 film gösterilecek. Bu filmler arasında üç adet Türkiye yapımı olan Evcilik, Kırmızı Başlıklı Kız Ormana Girerse, Yok Anasının Soyadı bulunuyor. Bu başlıkta gösterilecek Görünmez Savaş adlı film, Amerikan ordusunda yaşanan tecavüz olaylarının örtbas edilmesine karşı açılan soruşturmaları belgeselleştirmesi sebebiyle dikkat çekiyor.

Türkiye'den Kadın Öyküleri
Festivalde ilgi çekici kategorilerden bir diğer ise 'Türkiye'den Kadın Öyküleri' başlığı. Bu başlıkta Reis Çelik'in 2012 yapımlı Lal Gece'si, Ömer Lütfi Akad'dan Gelin ve Vesikalı Yarim, Cemal Şan - Dilber'in Sekiz Günü, Atıf Yılmaz - Ahh Belinda ve Selvi Boylum Al Yazmalım, İsmail Güneş'in 2012 yapımlı Ateşin Düştüğü Yer, İrfan Tözüm - Cazibe Hanım'ın Gündüz Düşleri, Ömer Kavur'un Yatık Emine adlı filmler gösterilecek.

'Panorama'da neler var
Panorama kategorisinde Teneke Trampet, Tuya'nın Evliliği, Utanç, Bir Ayrılık, Natürmort, Prensesim, Limon Ağacı, Lorna'nın Sessizliği, Sezar Ölmeli adlı filmler gösterilecek.

Teneke Trampet'in konusu ise şöyle: "Film, 1920’li yıllarda Almanların, Polonyalılar ve diğer azınlıklarla birlikte uyum içinde yaşadıkları yoksul kent Danzig’de başlar. Annesi ve hangisinin babası olduğunu bilmediği iki erkekle birlikte yaşayan Oskar’a üç yaşına bastığı doğum gününde teneke bir trampet hediye edilir. Bu andan itibaren çevresinde gözlemlediği erişkinlerin mutsuz ve acınılacak dünyalarına katılmaktansa hep çocuk olarak kalmaya karar verir. Çevreye karşı tek protestosu büyümeyi reddetmek değildir, aynı zamanda teneke davuluna şiddetle vururken çıkardığı cam eşyaları bile parçalayan tiz çığlığı da 2. Dünya Savaşı yaklaşırken ülkede olup bitenlere duyarsız kalan orta sınıf Alman toplumunu bir yadsıma biçimidir, gitgide çıldıran dünyaya karşı bir protestodur."

"Adalet Terazisi'nde" Van Erçiş depremi belgeseli
Adalet Terazisi kategorisinde ise Van Ercişte meydana gelen deprem konulu belgesel çalışması yer alıyor. Beklemek adlı belgeselde Ekim 2011’de Van Erçiş'te yaşanan depremden sonra, Sıddık, Atilla ve Eso isimli üç kişinin hayatından kesitler sunuluyor. 'Çadır kentteki insanlar her gün, şehrin merkezi Ercis’e gidip gelmek zorundadır. İki çocuk, ailelerine destek olabilmek için, hurdalıktaki atık demirleri toplayıp satmaya çalışırlar. Bu yolculukları onları terk edilmiş bir şehrin sokaklarına götürecektir.'

"Suç Hikayelerinde" basın ve faili meçhul cinayetleri
Suç Hikayeleri kategorisinde ise Bir Parça Kağıt Ve Toprak Arasında [Between A Piece Of Paper And Earth] adlı kısa film basın yoluyla unutturulmaya çalışılan olaylara ve gerçeklere yer veriyor, özelde faili meçhul cinayetlerini işliyor. Filmde gazetelerin üzerinde yazan anlamlardan çok altında yatanlar deneysel bir bakış açısı ile ele alınmaktadır.

"Son Nefesim Sizin Mi?" başlıklı belgeselde ise BM üyelerinin, idam cezası uygulamasını sorguluyor. İtalyan Başbakanı Marco Pannella, Bernado Bertolucci ve Nobel ödüllü Dario Fo gibi isimlerle yapılan özel röportajlar yer alıyor.

Bir diğer film ise Suçlar ve Alevler [Blames & Flames] adındaki belgesel çalışma. Belgeselde sinema tarihi olarak İran devrimi tarihi işleniyor. "1970’de, Tahran’da 130’dan fazla sinema salonu kapatıldıktan veya yakılıp yıkıldıktan sonra, her şeyin tersyüz olduğu bir noktaya gelinmiştir. Televizyon kanallarının da kapatılmasıyla, insanlar kameralarını birbirine çevirmiş, hızla çözülen bir dramanın başrol oyuncuları olmuşlardır.

Festival kapsamında aynı zamanda Metin Erksan'ın anısına 1963 yapımı Susuz Yaz adlı film gösterilecek.

Festivalde yer alan paneller
Program kapsamında yer alan akademik etkinliklerin bazıları şöyle:

"Hukuki eşitsizliklere karşı mücadele ve kazanımlar" başlığında Pınar İlkkaracan'ın yöneticiliğinde, konuşmacıların Türk Kadınlar Birliği'nden , Sema Kendirci, KADER/Şiddete Son Platformu'ndan Hülya Gülbahar, Bilka Kadın Araştırma Merkezi Alev Sezen, İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Gökçeçiçek Ayata ile birlikte tartışma.

"Kadına karşı şiddet ve ayrımcılığın önlenmesinde en iyi uluslararası örnekler" başlıklı panel, Fatma Benli yöneticiliğinde, 11.40 - 12.00 arasında gerçekleşecek. Konuşmacılar ise şöyle: BM Küresel Sivil Toplum Örgütleri Danışma Kurulu Üyesi Dr. Selma Acuner, Kadının İnsan Hakları'ndan Pınar İlkkaracan, Başkent Kadın Platformu Derneği'nden Berrin Sönmez, Kadın Dayanışma Vakfı'ndan Nazik Işık.

"Şiddet ve ayrımcılık olaylarına ilişkin deneyimler" başlığındaki panel ise Hülya Gülbahar yöneticliğinde Mor Çatı'dan Deniz Tuna, Kadın Koalisyonu'ndan İlknur Üstün, Gülsen Ülker tarafından gerçekleştirilecek.

"Kadına karşı ve aile içi şiddetin önlenmesine yönelik kurumsal politikalar"başlığındaki panel ise Prof. Dr. Adem Sözüer yürütücülüğünde Olcay Baş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Dr. Yusuf Solmaz Balo, Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nden temsilciler tarafından gerçekleştirilecek.

"Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığı önlemeye ilişkin milletlerarası sözleşmeler"başlıklı panel ise Prof. Dr. Yasemin Işıktaç tarafından, Dr. Gülay Arslan Öncü'nün 'Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Bir Enstrüman Olarak Kadınlara Karşı', Her Biçimiyle Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi Dr. Neslihan Akün, BM Sözleşmeleri, Yrd. Doç. Dr. Pınar Ölçer'in Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcığa İlişkin AİHM İçtihatları konularındaki tebliğ ve tartışma ile devam edecek.

(soL- Haber Merkezi)