Yıldız’da şenlikli günler

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 20-21-22 Nisan 2009 tarihleri arasında İnşaat Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu’nun (Genç-İMO) düzenlediği İnşaat Fakültesi Öğrenci Şenliği’nin ikinci günü de öğrenciler ve akademisyenler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
Çarşamba, 22 Nisan 2009 10:30

soL (İstanbul) Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Eğitim ve Bilim Şenliği'nin ikinci günü Harita Kadastro Mühendisleri Odası'nın hazırladığı "TOKİ, Tozkoparan ve Kentsel Dönüşüm Gerçeği" adlı belgesel gösterimiyle başladı. Ardından YTÜ İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Demir, YTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir Bölge Planlama Öğretim Üyesi Doç. Dr İclal Dinçer'in katıldığı 'Kentsel Dönüşüm' konferansı gerçekleşti. Konferansta kentsel dönüşümün Türkiye'deki tarihsel gelişiminden, kentsel dönüşümün ne olduğundan ve nasıl uygulanması gerektiğinden bahsedildi. Türkiye'de hükümetlerin kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilen kentsel dönüşümün aslında insanların sosyo-ekonomik durumlarını düzelterek, yaşadıkları yerdeki problemleri gidermek olduğu vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm panelinin ardından "Kertenkele" adlı film gösterildi ve filmin yönetmeni Özgür Arık'la bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide bir öğrencinin neden Türk sinemasının Holywood'da yer alamadığını sadece Avrupa'da kısmi olarak yer alabildiğinin sormasının üzerine Özgür Arık, Holywood'un kendi başına bir sektör olduğunu ve egemenliğini dikte ettiğini fakat Avrupa'da buna kısmen bir tepki duyulduğunu söyledi. Avrupa'nın bu tepkisiyle orantılı olarak bazı filmlerimizin Avrupa'da gişeye açılabildiğini belirtti. Türkiye'de yapılan filmlerin niteliğinden de bahseden Arık, ülkemizdeki filmlerin genellikle piyasaya yönelik yapıldığını, aslında olması gerekenin bu olmadığını belirterek, insanlar söyleyecek sözlerine güveniyorlarsa ve arkasında durularsa bu kaygının ortadan kalkacağını belirtti.

Darwin ve Evrim Teorisi
YTÜ Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkan Yardımcısı, Şenay Vural Korkut'un katılımıyla gerçekleştirilen panelde, evrim sürecinin bilimsel olarak açıklanışı, milattan öncelerden günümüze evrime katkı koyan bilim adamlarının kimler olduğu ve bilimin esas olarak ne olduğu anlatıldı. Daha sonrasında evrim teorisinin toplumlarda kabul görmeme nedenlerinin neler olduğu anlatılarak, evrim teorisini en çok reddeden iki ülkenin ABD ve Türkiye olduğu belirtildi. Bilimsel yöntem ve bilim teorisi kavramları açılırken, teori ve kanunun algılananın tersine bir statü farkı olmadığını ve asla birbirlerine dönüşemeyeceği belirtildi. Evrim teorisini reddedenlerinin çoğunluk olarak görüşünün, bunun bir teori olması ve kanuna dönüşmedikçe kabul edilemeyeceğini savunduklarını belirtti. Fakat teori ve kanun kavramlarının açıklanmasıyla bu teorinin asla kanuna dönüşemeyeceği vurgulandı.

"Sansürlü Mizah ve Edebiyat''
Penguen Dergisi Yazarı, Altay Öktem ve edebiyatçı Efe Duyan'ın katıldığı "Edebiyat ve Mizahta Sansürün Etkileri" adlı panel, Efe Duyan'ın şiirin tarihsel gelişimini anlatmasıyla başladı. Aralarda bazı şiirler okuyan Duyan, güçlü yorumuyla panele renk kattı. Sansür mekanizmalarının da gelişiminden bahseden ikili, eski yıllara nazaran daha az oranda sansür uygulaması olduğunu bunun da sebebinin artık edebiyata ve şiire ilginin çok az olmasından kaynaklandığını belirtti. Panelin ardından öğrencilerle dışarıda da sohbet eden Altay Öktem Ve Efe Duyan, son olarak öğrencilerle toplu bir fotoğraf çektirdi.

İkinci gün gerçekleşen etkinlikler Grup Gündoğarken konseri ile son buldu. Şarkılarıyla ve mizahi duruşlarıyla şenliğe renk katan Grup Gündoğarken'e sponsorsuz gerçekleştirilen bu şenliğe, kısıtlı olan zamanlarına rağmen katkı koydukları için teşekkür edildi.