'Bakan'ı kışkırtan nü!

Çayyolu Platformu Gönüllüleri'nin Hazine Müsteşarlığı'nda düzenlediği karma resim sergisinde üç nü tablosu indirtilen ressam Elif Tansel, yaşananları anlattı…
Pazar, 20 Temmuz 2008 10:21

soL (HABER MERKEZİ) Ankara'da Çayyolu Platformu Gönüllüleri'nin, ressam Sema Sanal öncülüğünde 27 Mayıs'ta Hazine Müsteşarlığı'na ait salonda yaptığı karma resim sergisinin açılışı öncesinde, sergide yer alan, Elif Tansel'e ait üç nü resim kaldırılmıştı.

CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un bu konuda verdiği soru önergesini yanıtlayan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Hazine Müsteşarlığı tarafından herhangi bir eserin sergiden kaldırılmasının söz konusu olmadığını ileri sürdü. Bakan Şimşek, "hangi eserlerin sergileneceğine karar veren, bunları sergileyen ve son güne kadar sergilenen eserleri, sergi sonunda eksiksiz alıp götüren, sergi sahipleridir" diyerek, sorumluluğu sergi sahiplerine yükledi. Şimşek, kaldırılan nü'lerle ilgili olarak şunları söyledi: "Sergi tarihinden bir gün önce salona getirilen eserlerden bazılarının, sergi talebi esnasında 'dilekçe ekinde verilen fotoğraflardaki eserlerle aynı olmadığı' görülmüş ve Sema Sanal'a, kendileri ile yapılan protokol kurallarına uyulması gerektiği hatırlatılmıştır."

Sergideki nü resimleri kaldırılan Elif Tansel, soL'a olayın gelişimini anlattı. Tansel, 2 yıldır Çayyolu Platformu Gönüllüleri'nin resim çalışmalarına katılıyor. Bakan şimşek'in açıklamalarını "böyle bir şey için bile yalan söyleyebilen kişilerin, halkı hangi konularda kim bilir nasıl uyuttukları" tepkisiyle karşılayan Tansel, "kısa yoldan, İslamda resim de yasaktı zaten deseler ya" dedi.

Röportaj: Burcu Günüşen

Hazine Müsteşarlığı'nda düzenlediğiniz sergide nü resimlerinizin indirildiğine ilişkin soruyu, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, böyle bir şey yaşanmadığını söyleyerek yanıtladı. Olayı sizden dinleyebilir miyiz?

Biz 26 Mayıs'ta sergiyi hazırlamak, resimleri asmak için salona gittik. Karma sergide 17 kişinin 90 kadar resmi yer aldığı için, alan paylaşımı, resimlerin asılması işleriyle meşguldük. Ben resimlerin asılması için gerekli düzeneği sağlamaya çalışırken, salon görevlileri zaman zaman yanımdan geçiyorlardı. Bir süre sonra hocamız Sema Sanal'ın salon yetkilisi tarafından çağrıldığını söylediler. Sema Hanım ve iki arkadaşımız yetkiliyle konuşmaya gittiler. Döndüklerinde, benim asmış olduğum biri yağlıboya, ikisi karakalem nü çalışmamın sergilenmesine izin vermediklerini öğrendim.

Ve resimleri indirdiniz...

Evet, bir hışım indirdim resimleri. Kırar döker şekilde. Arkadaşlarıma da "ben bunları alayım gideyim" dedim sinirle. Zaten ben yeşil parkalarla filan gitmiştim. Acaba tipime mi gıcık oldular diye düşündüm ilkin... "Bu ne böyle gerilla gibi dolaşıyor buralarda" diye...

Peki bir tepki vermek gelmedi mi kimsenin aklına?

Ben arkadaşlarıma bütün resimlerimi toplayıp gitmek istediğimi söyledim. Hiç içime sinmemişti durum. "Bu zihniyetin sürdüğü bir yerde düzenlenen bir sergide yer almak istemiyorum" dedim. Gruptaki diğer arkadaşlar da "o zaman biz de toplarız" deyince, vazgeçtim. Orada benden başka 16 kişi var. Onları da "Elif'in resimleri indirildi. Elif sergiye katılmak istemiyor" diye toplanıp gitmeye çağırmak mantıklı gelmedi. Onlar belki her şeye karşın resimlerini sergilemek istiyorlar. Bir de tabii öyle bir tavırla karşılaştığın zaman çok soğukkanlı düşünemiyorsun. Nasıl bir tepki koymak gerektiği aklına gelmiyor insanın. Öfkeden köpürmüşken, tüm düşünme yetimi de kaybetmişim. Arkadaşların ikna girişimleri sonucu sergide kalmaya karar verdikten sonra Sema Hanım, yaptığım portrelerden birinin gözüne siyah bant yapıştırmamı önerdi, bir tepki olarak. Ama, açılış karmaşasında onu yapmayı da unuttum. Bana ayrılmış yere sığmayacak kadar çok resim çerçeveletmiştim ben aslında. 3'ü indirildi, asmayı tercih etmediğim başka resimleri astım ben de.

Bakan, yanıtında, sergi düzenlenirken verilen dilekçede ekli resim listesinde, kaldırılan resimlerin yer almadığını iddia ediyor. Böyle bir şey var mı?

Biz sergi salonunu tutmak ve orada bir sergi açmak için dilekçe verdik bildiğim kadarıyla, ama çok ayrıntısı bilmiyorum. Ama zaten kimi resimler dilekçe verildikten sonra yapıldı, tamamlandı ya da çerçevelendi. Orada sergilenen 90 tane resmin o dilekçe ekinde olması imkansız bir şey. Yani bu tamamen palavra...

Bazı nü'lerin sergide yer aldığını söylediniz. Sizin resminizin bulunduğu yer mi sorun oldu? Bakanların açıklama yaptığı kapının yanında imiş...

Sergide yer alan birkaç nü çalışma oldu, evet. Onların şansı, ya gözden kaçmış olmaları ya da göz ardı edilebilecek bir konumda olmaları sanırım. Aslında gözden kaçtıklarından çok, yer açısından göz ardı edilebilir bulundukları sonucuna varıyorum. Benim şanssızlığım, anladığım kadarıyla, resimlerimi çok saygıdeğer bakanların filan konferans salonundan çıktıklarında demeç verebildikleri, basına yansıyabilecekleri çok önemli bir stratejik noktaya asmış olmam.

Yeri siz mi tercih etmiştiniz?

Hayır bana orası kalmıştı. Aslında sergi, sergi salonu, konum hakkında hiçbir deneyimim olmadığından, seçtiğim bir yer değildi, meğer sergi açısından iyi bir konum olarak görülüyormuş.

Resimlerin kaldırılmasına gerekçe olarak, galerinin yaptığı sözleşmedeki "Galeride sergilenecek eserlerin, politik ve ideolojik amaçlara yönelik, manevi değerler ve inançlar gibi hususları zedeleyici, ulusal değer yargılarını küçültücü, kışkırtıcı, sömürücü, gelenek ve göreneklere aykırı olmaması gerekmektedir" madde gösterilmişti. Nü'leriniz bu sayılanlardan hangisine aykırıydı?

Kadın saçı görünce bile homo erektus olan adamlar, çıplak kadın resmi gördükleri zaman homo sapien sapien olmuyorlar elbette! Öfkelenmeden söylemeye çalışırsam, kendi değerlendirmeme göre benim nü'lerim biraz masum bile sayılabilir, pek öyle erotik bir halleri yok. Sanatsal değerleri konusunda bir şey söyleyemem, ama benim dünya görüşümde müstehcenlik olgusunun yakınına bile uğramıyorlar. Zaten orada gözetilen de gerçekten böyle bir endişe değil. Bu resimlerden haz etmemiş olan 'Bakan'ın adamları'nın paniği de herhalde ulusal değer yargıları, kışkırtıcılık, sömürgenlik filan olamaz. Çağdaş, evrensel değerlere sahip çıkmaya çalışmak, dünyayı, insanı, dünya-insan ilişkisini doğal saymak gibi bazı eğilimlerimiz varsa, bu adamlarla çelişiyoruz tabii. Bu maddeler bir resim sergisinde nasıl değerlendirilir, ben hiç mantıklı bir cevap bulamıyorum. Kısa yoldan "İslamda resim de yasak" deyip çıksak ya işin içinden.

Serginin açılış kokteylinde içki servisi yapılmamıştı. Ama daha önceki sergilerde durum böyle değildi...

Evet, daha önceden açılışlarda alkollü içki servisi yapılıyormuş. Benim öğrendiğim kadarıyla, bir süre önce, bu salonda sergi düzenleyenlerin açılış kokteyllerinde kendileri isterlerse içki alıp servis yaptırabilmesi uygulaması varmış. Bizim sergi açtığımız dönemde artık içki servisi kaldırılmıştı.

Hayır zaten oraya içelim açılalım, sonra yerlerde sürünelim diye gitmeyeceğiz herhalde, ama her işin de bir yöntemi var. İçki içilmeyen, nü sergilenmeyen milli, hamasi resim sergisi!

CHP milletvekilinin konuyla ilgili soru önergesine, Bakan tarafından verilen yanıtı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu adamcağızların ne oldukları iyice ayyuka çıkmış durumda. Ama ben hâlâ koskoca TC'nin koskoca bir bakanının, iki kıçı kırık resim için bu kadar kolay yalan söyleyebilmesini çok tuhaf buluyorum. Ayrıca bu kadar uyduruktan bir durumu kitabına uydurabilmek için bunca kolay yalan söyleyen kişiler, bizi kim bilir hangi konularda nasıl uyutuyorlar!