"Ulus'taki Cumhuriyet dönemi binaları yıkılmamalıdır"

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Ulus ve çevresinde gerçekleştirmeyi planladığı Ankara Tarihi Kent Merkezi Projesi'ne ilişkin imar planı aleyhinde açılan dava sonuçlandı. Mahkeme kararında, "Cumhuriyet dönemi binaları korunmalıdır" denildi.
Perşembe, 05 Şubat 2009 10:00

soL (Ankara) Ankara 5. İdare Mahkemesi, Ankara Tarihi Kent Merkezi Projesi'ne ilişkin imar planını "şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına uygun olmadığı" gerekçesi ile kısmen iptal etti.

Proje kapsamında Bakanlar Kurulu kararı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne kamulaştırma yetkisi verilen arazi içerisinde taşınmazı bulunan 4 kişi, yürütmenin durdurulması istemiyle geçtiğimiz Mart ayında dava açmıştı. "Uygulama imar planı ile yapılmak istenen düzenlemelerin belirsiz olduğu, içeriği belli olmayan bir imar planının uygulanamayacağı, rant sağlama amaçlı hukuksuzluk yaratıldığı" gerekçesiyle imar planının iptali için Ankara 5. İdare Mahkemesi'nde açılan dava sonuçlandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi avukatları, imar planının bölgeyi koruma amaçlı olarak mevzuata, planlama ilke ve esaslarına uygun olarak hazırlandığını savunmuşlardı. Mahkeme ise, Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı'na ilişkin nazım imar planlarının davacıların taşınmazlarına ilişkin kısmının "şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına uygun olmadığı" sonucuna vararak, dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

"Proje koruma amaçlı değil"

Mahkeme kararında, dava konusu planın Belediye Meclisi tarafından savunulduğu gibi "koruma amaçlı" olmaktan ziyade "yenileme amaçlı" bir yaklaşıma dayandığı vurgulandı. Kararda, planın kapsadığı bölgenin belli bir tarihi dönemi temsil eden önemli sivil mimari örnekleri barındırdığı vurgulandı ve "Cumhuriyetin 1940-1950 dönemine ait ve çoğunlukla mimari proje yarışmaları ile elde edilmiş binaların oluşturduğu kentsel dokunun bütünlüğünün korunmasının çok önemli olduğu" ifade edildi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, çok önem verdiğini sık sık belirttiği proje ile "Ulus'a modern bir görünüm kazandırarak ticari hayatı canlandırmayı" amaçladıklarını söylemişti. Bu kapsamda Ulus İşhanı, Modern Çarşı, Perakende Hali ve Anafartalar Çarşısı arasında kalan bütün binaların yıkılması ve bunların yerine alışveriş merkezi, kongre salonu, otopark, işhanı ve otelden oluşan modern bir ticaret kompleksi yapılması planlanıyordu. Gökçek, bu projede Dışkapı ve Ulus'u bağlayacak dev alt geçit ve tünellere de yer verileceğini belirtmişti.

Mimarlar Odası: Proje önemli eserleri yok ediyor

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin geçtiğimiz yıl proje ile ilgili hazırladığı inceleme raporunda ise, plan kapsamındaki yıkımlarla Cumhuriyet sonrasının en önemli modern mimari örneklerinin ortadan kaldırılmasının öngörüldüğü bunların yerine konulacak olan yapıların ise mevcut yerleşim deseni ile uyumsuz olduğu, mevcut yerel kapasiteye karşılık gelmediği, ulaşım ve sirkülasyon olanaklarını aşırı zorlayan büyük bir ticaret kompleksini ikame ederek yörenin sorunlarını arttırdığı görüşlerine yer verilmişti.

Raporda ayrıca, inşa edilmesi planlanan katlı kavşak ve tünel inşaatı için yapılacak kazılar sırasında karşılaşılacak arkeolojik değerlerin hiçe sayıldığına ve projede bununla ilgili alınması gereken bilimsel tedbirlere yer verilmediğine dikkat çekilmişti.

"Tarihi binalar korunmalı, çarpık yapılaşma engellenmeli"
Ankara'da Cumhuriyet'in ilk döneminde inşa edilen devlet binalarının yanı sıra eski uygarlıklardan kalıntılar da barındıran Ulus, tarihi yapıların bakımsız kalması, kaçak yapılaşmanın egemen hale gelmesi ve ulaşım sorunlarının çözülmemesi gibi nedenlerle günümüzde olumsuz bir tabloya sahip. Başta Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası olmak üzere birçok meslek örgütü ise, Ulus'u geri kazanmanın yolunun tarihi yapıların korunması ve dokuyu bozan yapıların temizlenmesinden geçtiğini savunuyorlar.