'Kömür değil, iş istiyoruz'

Yerel seçim arifesinde Samsunlular, 5 yıllığına geleceğini teslim edeceği başkanlarını belirlemeye hazırlanırken adaylar proje yarıştırıyor, seçmenler dinliyor. Seçmenler iş, adaylar ise oy istiyor.
Cuma, 13 Mart 2009 10:00

soL (Samsun) 29 Mart'a sayılı günler kala Samsunlular, yeni başkanlarını belirlemek için sandık başına gidecekler. Samsun'un Gazi ve Yeşilkent beldelerinin birleştirilmesiyle en büyük ilçesi haline gelen ve en fazla yeşil kartlı yoksulların bulunduğu İkadım'da da kıran kırana mücadele devam ediyor. Köşe başlarında bekleyen gençlerin, çocuklarının geleceğinden kaygılanan ana babaların ortak derdi işsizlik.

Kimseyi işten atmasınlar
Fatih Mahallesi'nde tıklım tıklım dolu bir kahvehanede Murat Koyun, 2004 seçimlerinden Gazi Belediyesi'nden atıldığını belirterek. "İşsizim şimdi" diyor. "Günübirlik işlerle evimi, çocuklarımı geçindirmeye çalışıyorum" Başkan adaylarından seçildiklerinde kimseyi işten atmamalarını istiyor. Boynunu bükerek. "Bir ocağı söndürürsünüz. Yazık günah, kimse benim durumuma düşmesin" Ayağa kalkıp cebindekileri boşaltmaya başlıyor. Beş kuruş yok cebinde. "Evde hanımla her gün kavgalıyız. İşsizlik evimin huzurunu bozdu" diyor.

Dışardan adam çalıştırmasınlar
Diğerlerinin sıkıntısı da aynı, "Samsun'da zaten yatırım yok, olanlarda da dışarıdan adam çalıştırıyorlar. Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız niçin Samsun'un kendi gençlerini çalıştırmak yerine dışarıdan kişilerin çalışmasına izin veriyorlar?" diye soruyorlar.

Park, yol karın doyurmuyor
26 yaşındaki Erol Çalışkan'ın derdi de aynı. Kriz nedeniyle iflas edince, lokantasını kapatmak zorunda kalmış. "2 çocuğum var. Kaldırım, park, yol karın doyurmuyor. Gençlerimiz köşe başlarında heba oluyorlar. Geleceğimizi karartmayın" diye sesleniyor.

Kömür, makarna değil, iş versinler
Bir başka işsiz de "Bizi sadaka toplumu haline getirdiler. 2 çuval kömürle, 2 çuval erzakla kandırmaya çalışıyorlar. Paramız yok, mecbur alıyoruz. En kutsal oyumuzu bile bir çuval kömüre kurban ediyoruz. Ben çocuğumu okuttum. Üniversite mezunu, mastırını bile yaptı, ama işsiz. Yazık değil mi bu gençlere? Kömüre, erzağa, makarnaya ne gerek var? İnsanların işi olsa, evlerini kendileri geçirdirseler daha iyi olmaz mı?" diye dert yanıyor.

İşsizliği çözen kahraman olur
Kadifekale Mahallesi'nde de dert aynı. Bağ-Kur emeklisi Hasan Amca başlıyor anlatmaya. "3 çocuk okutuyorum. Çocuklarımın ilerisi yok. Kim bu işsizliğe çözerse, bu memlekette kahraman olur. Samsun'un gençliği bitmiş durumda. Yoldan, parktan önce bu geliyor. Başkanlar bence önce bu konuyu çözmeli. Kömür, odun, gıda yardımı işin göz boyaması"

Dolmuş şoförü Osman Şentürk ise var olan gelir kaynaklarının bile heba edilmesinden rahatsız. "Bafra Garajı'nı kaldırdılar. 2 bine yakın kişiyi mağdur ettiler. İlçelerden gelenler, 2-3 araba değiştirerek hastanelere gidiyorlar. Önceden 60 araba çalıştırdığımız hatta şimdi 30 araba çalışıyor. Herkes sıkıntılı' diyerek dert yanıyor.

Delme takma başkan istemeyiz
Kadifekaleliler de diğerleri gibi 'eş, dost, akraba'nın işe yerleştirilmesinden şikayetçi. "Kimse bizi aptal sanmasın. Bu memleketin bütün çocukları bizim. Herkese adil davranarak, hak ettikleri yerlerde çalıştırılsınlar" diyorlar. 60 yaşındaki Haydar Kaplan da 'Belediye başkanı iyi bir insan olmalı. Dürüst olmalı. Öyle delme takma başkan istemeyiz" diyerek duygularını dile getiriyor kendince.

Canımızı yakmasınlar
Kocası 5 aydır işsiz olan Emine Çakmak ise "Başkan halkla içiçe olmalı, bizi dinlemeli. Seçimden seçime karşımıza gelmemeli. Dört yıldır yanıbaşımızdaki hayvan pazarını kaldırmaya çalışıyoruz. Pislikten, kokudan artık usandık ama bizi kimse dinlemedi. Bize rağmen kiraya vermişler. Başkanlar halktan kopuk karar almamalı. Zaten işsiz güçsüzlükten canımız yanmış. Bir de bu belediye işleriyle bizim canımızı yakmasınlar" diye dert yanıyor.