Heykeller Değirmendere’de ağlıyor

AKP’li belediye başkanı Hasan Özer Değirmendere’nin en önemli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu’nu tarihe gömdü.
Salı, 15 Temmuz 2008 08:48

soL (Kocaeli) Temmuz 1993'te Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen, Değirmendere'nin adını kısa sürede ülke ve dünya genelinde duyuran, eşi benzeri çok az olan Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu, Mart 2004'te AKP'den Belediye Başkanı seçilen Hasan Özer tarafından önce etkisizleştirildi sonra "Sempozyum, halka rağmendi. Sempozyum sadece küçük bir zümrenin keyfi sanat anlayışı ve uygulamasıydı" denerek bu yıl tamamen ortadan kaldırıldı.

Gücünü halkından alan bir sempozyum
1993 yılı Temmuz ayından başlayarak Değirmendere "Kocaman bir köyden, kültür-sanat merkezli, küçük fakat çağdaş bir kent" kimliğini üstleniyordu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu, ressam-heykeltraş ve Değirmendereli olup beldede yaşayan Sezer Sancar, projesini iletti. Belediye Başkanı Ertuğrul Akalın da, kendi sorumluluğunda oluşturulan çalışma grubunda projeyi tartıştırdı. Mimar Sinan Üniversitesi Rektörlüğü ile iletişime geçildi. Üniversite yetkililerinin sorumluluğunda konu bir süre daha en ince detaylarına dek değerlendirildi, sonunda Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu başlatıldı.

Putlar yapılacak

Sempozyum, dönemin sağcı-dinci ideologları tarafından "güzel beldemizde solcu yönetim putlar yaptıracakmış" ifadeleriyle karşılanılıyor, belde halkı kışkırtılmaya çalışılıyordu. Sempozyum süresince her gece belediye bünyesinde oluşturulan Gökkuşağı adlı çalışma grubu, sabahlara dek Çınarlık Meydanı'nda yapımı süren kestane ağaçlarının başında nöbet tuttu.

Heykeller kaderlerine terk edildi

Başkan Akalın'ın 4. dönem adaylığında, 800 oy farkla seçimi kazanan Hasan Özer, sempozyum gerçeğini inkar edemeyeceğini ve hemen ortadan kaldırmaya kalksa büyük tepki alacağını bildiğinden "Devlette devamlılık esastır. Değirmendere adına geçmiş dönemlerde yapılan ve Değirmendere'ye, Değirmendereliler'e çok şeyler kazandıran hizmetler kesintisiz sürdürülecektir" diye açıklamada bulunmuş ve Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu'nu devam ettirmişti.

Ancak üç yıl sürdürülen ve her yıl biraz daha etkisizleştirilen, önce Çınarlık Meydanı'ndan uzaklaştırılan, sonra adeta gözden ırak yerlere atılan sempozyum ve yıllar yılı Değirmendere ve Değirmendereli ile özdeşen sanat yapıtları, her biri kendine özgü anlamlı mesajlar veren heykeller kendi haline terk edilmiş, hırpalanmış, üzerleri kirletilmiş ve kırılmaya başlanmıştı.
Kısacası sempozyum yavaş yavaş unutturulmaya çalışılmış ve nihayette de bu yıl "halka rağmen ve küçük bir zümrenin etkinliğiydi" söylemiyle Değirmendere'yi tanıtan bu büyük etkinlik ortadan kaldrılmıştır.

Açık hava heykel müzesi

Değirmendere Belediyesi ve Mimar Sinan Üniversitesi'nin işbirliğiyle, sponsor firmaların desteğiyle gerçekleştirilen Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu ile Değirmendere açık hava heykel müzesine dönüşmüştü.

Yaşanan büyük deprem felaketine rağmen aralıksız sürdürülen sempozyumla yüzlerce eser kazanıldı. Sempozyumlarda ortaya çıkarılan eserler, beldede parklarda, sahilde ve kamuya açık alanlarda sergilendi. Marmara depreminde bir kısmı çöken kesimlerle birlikte deniz altında kalan eserlerin birçoğu ise yaşanan yer sıkıntısı nedeniyle, sergilenmek üzere İzmir, Çanakkale, Gebze ve İzmit'teki kültür merkezlerine hediye edildi.

Sempozyum, beldeye kazandırılan eserlerin yanı sıra sanatçılarla diyalog kuran, çalışmaları izleyen belde halkı için de unutulmaz anılarla doluydu.

Yavaş yavaş yok ettiler

Anayasa Mahkemesi'nde bekleyen yasa onaylanırsa, Değirmendere AKP'li belediye eliyle Gölcük'ün bir mahallesine dönüşmüş olacak. 1989'dan itibaren küçük ama çağdaş bir kültür-sanat merkezine dönüştürülen Değirmendere ve sempozyumu artık yapılmayacak. AKP'nin herhangi bir kültür-sanat politikası olmadığı gibi olanı da yok etmek üzerine kurulu politikası Türkiye'deki "putları" yıkmaya devam edecek.

'Yüreğim acıyor'

Değirmendere Belediyesi'nin uzun yıllar Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nü yapan emekli gazeteci Vacit Çelik, durumu "yüreğim acıyor" ifadesiyle tanımlarken, şunları kaydetti "Ağacın sanatla buluştuğu, denize heykel gölgelerinin düştüğü, asırlık çınarların yanına ahşap heykellerin yakıştığı, temmuz ayı süresince gün boyu murç ve çekiç seslerinin ben-sen-biz sesine dönüştüğü, terli-tozlu-sesli bir üretimin ve bir alışverişin gerçekleştiği, yediden yetmişe Değirmendereli'nin, Gölcüklü'nün, İstanbullu'nun, Türkiyeli'nin ve dünyalının randevulaştığı, kucaklaştığı, sanatçıyla ve sanatla bütünleştiği bir yerdi Değirmendere. Evet, Değirmendere'de işte böyle güzel yaşanıyordu. Elimde değil, yüreğim acıyor. Acımadan da öte için için kanıyor...
Uzun yıllar emek verdiğim ve önce beldemiz yurttaşlarının, sonra Gölcüklüler'in ve Kocaelililer'in, sonra İstanbul sanat çevrelerinin ve sonra Marmara bölgemizin ve ülkemizin, sonra Avrupa'nın ve de tüm dünyanın kabullenip sahiplendiği Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu'nun bitişine tanık olmak içimi acıtıyor.

AKP'li Belediye Başkanı, üstelik Değirmendere'de doğup büyümüş ve sempozyumun gelişimini gün gün izlemiş Hasan Özer'in sözlerini okuyunca kanım çekildi."