Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gökçek'in hesabı şaşmış

Danıştay kararının ardından Ankara’da ulaşım fiyatları altı yıl öncesine dönerken, Gökçek kanal kanal dolaşıyor. Basit bir hesap bile Gökçek’in medyada söylediği yalanları açıkça ortaya koyuyor.

Yayın Tarihi: 11.03.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yılbaşından itibaren uygulamaya konulan bilet zammının iptali hakkında açılan davanın reddedilmesi üzerine Danıştay'a yapılan itirazın haklı bulunmasıyla beraber başkentte bilet fiyatlarında 2003 yılına dönülürken Belediye Başkanı Gökçek yaptığı açıklamalarla sürekli halkı yanıltmaya çalışıyor. Gökçek kararın verilmesinin ardından çeşitli televizyon kanallarında yaptığı açıklamalarla verilen bu kararla Başkent’te ulaşımın kaosa sürükleneceğini, hatta ortaya çıkacak zarardan dolayı Belediye’nin iflas edeceğini iddia ediyor. Gökçek’in bu ‘zararı’ gidermek için yaptığı ilk uygulama aktarma uygulamasının kaldırılması oldu.

Danıştay'ın kararıyla, yılbaşında 1,85 liraya yükseltilen tam bilet fiyatı 90 kuruşa, 1,25 lira olan indirimli biletler de 60 kuruşa inerken Gökçek bu fiyatlarla Belediye’nin iflas edeceğini iddia ediyor. Gökçek çeşitli kanallarda yaptığı açıklamalarda Belediye’yi örneğin bakkala benzeterek çeşitli çarpıtma yoluna giderken, Belediye’yi bakkal gibi yönetmek isteğini de ortaya koyuyor. Oysa ulaşım hakkının ücretsiz olması bir yana, yeni fiyatlarla dahi Belediye’nin otobüs işletmesinin zarar etmesi mümkün değil.

Zam üzerine davayı açan Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) yaptığı açıklamada bu konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer vermişti: “Belediyenin taşımacılıkta zarar ettiği yalandır. Bu nasıl bir hesaptır ki, son 15 yılda öğrenci biletleri 400 kat, tam bilet bedelleri 350 kat artırılmış ve buna rağmen zarar ettiği iddia edilmektedir. Halk otobüslerinin ve dolmuşların zarar ettiği de yalandır! Zarar eden bir otobüs hattının değeri 2 trilyon, dolmuş hattının değeri 1 trilyon olur mu? Aslında sorun, hesapsız kârdan zarar etmeleridir!”

Kâra doymuyorlar
TÜDEF’in ifade ettiği gerçeklerin yanında esasında basit bir hesap bile Belediye’nin uygulamak zorunda kaldığı yeni fiyatlarla da zarar etmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını gösteriyor. Görüştüğümüz bir belediye otobüsü şöförü, bir otobüsün kilometre başına yaklaşık 80-90 kuruş gibi mazot yaktığını ifade ediyor. Bir otobüs şöförünün aylık aldığı ücret düşünüldüğünde yaklaşık bir saatlik çalışma ücreti de 5 TL olarak hesaplanabilir.

Örneğin Ankara’da normal yoğunlukta işleyen hatlardan biri olan 140 numaralı Güvenpark-Sokullu hattı EGO’nun verdiği bilgilere göre 16 km’lik bir mesafe ve yaklaşık 35 dakika sürüyor. Bu değerler Ankara Büyükşehir Belediyesi açısından maliyete döküldüğünde şöyle bir tablo ortaya çıkıyor. Bir otobüsün bu hatta bir gidiş ya da gelişinde yaklaşık 15 lira bir mazot maliyeti ortaya çıkıyor. Otobüsü kullanan şöförün bu kadar yol için Belediye açısından maliyeti düşünüldüğünde bunu da 3 TL olarak hesaplamak mümkün. Belirtilen ücretlere ortalama olarak maksimum 2 TL’lik bir amortisman (yıpranma payı) eklendiğinde bu hattaki bir otobüsün yaptığı bir seferde Belediye’ye maliyetinin maksimum 20 TL olduğunu söyleyebiliriz. Bu hattın çok yoğun bir hat olmadığını düşündüğümüzde, bir seferde 40 kişinin otobüse bindiğini düşünelim. Danıştay kararı sonrasında fiyatlar tam bilet için 90 kuruş, indirimli biletler için 60 kuruş olarak uygulanmaya başlamıştı. Bu durumda otobüse binenlerin hepsinin indirimli bilet kullandığını düşünsek bile bir seferden Belediye’ye 24 TL’lik bir getiri oluyor. Tam bilet kullananlarla indirimli bilet kullananların sayısı yarı yarıya düşünüldüğünde ise bu getiri 30 TL’yi buluyor.

Yoğun hatlarda kâr çok yüksek
Daha önce belirttiğimiz gibi 140 numaralı Güvenpark-Sokullu hattı Ankara’nın normal yoğunlukta işleyen hatlarından biri. Örneğin çok yoğun kullanılan hatlardan biri olan 420 numaralı Keçiören-Ulus-Kızılay otobüs hattı düşünüldüğünde ise Belediye’nin düşen fiyatlara rağmen zarar değil büyük bir kâr ettiğini söylemek mümkün. Yine EGO’nun web sitesinde sunulan bilgilere göre bu hat 21 km uzunluğunda ve bir gidiş ya da geliş yaklaşık 70 dakika sürüyor. Biraz önce yaptığımız hesabı tekrarlarsak Belediye için bir seferde yaklaşık 18 TL’lik bir mazot, yaklaşık 6 TL’lik şoför, ortalama olarak yine maksimum 2 TL’lik bir amortisyon maliyeti söz konusu. Yani bu hattaki bir seferde bir gidiş ya da dönüşün Belediye’ye maliyeti maksimum 26 TL’lik bir ücret oluyor. Yoğun bir hat olan bu hattın ortalama olarak bir seferde 60 yolcu taşıdığını düşünsek ve yeni fiyatlardan bunların hepsinin indirimli bilet kullandığını düşünsek dahi Belediye’nin bir seferden ortalama geliri 36 TL’lik bir ücrete denk geliyor. Yolcuların yarısının indirimli yarısının tam bilet kullandığını düşündüğümüzde ise Belediye’nin bu bir seferde ettiği gelir neredeyse bu hattaki seferdeki maliyetinin iki katına yaklaşıyor.

Rahat, güvenli ulaşımın bir hak ve belediyelerin vatandaşlara karşı temel görevlerinden biri olduğu düşünüldüğünde bu hesaplar tamamıyla anlamsızlaşsa da, bu sayılar yeni fiyatlar düşünüldüğünde bile Gökçek yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşların ulaşım hakkını nasıl bir kâr kapısına döndürdüğünü gösteriyor.
(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.