Demir Kafes yıkılıyor ama rant sevdası bitmiyor

Ciddi ölçüde kamu kaynağının israfına neden olan Demir Kafes inşaatının yıkımı sürerken şimdi de aynı araziye yapılası planlanan gökdelen kamuoyunun tepkisine neden oldu.
Cumartesi, 29 Eylül 2012 15:23

Ankaralıların Demir Kafes olarak adlandırdıkları Eskişehir yolu üzerindeki Söğütözü Kongre ve Ticaret Merkezi inşaatında sökülme çalışmalarına başlandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in Twitter hesabından verdiği bilgiye göre inşaatın yıkılmasının ardından aynı yere bir kule iş merkezi inşa edilecek. Gökçek’in bugüne kadar harcanan paranın 71,5 milyon TL’yi bulduğunu açıkladığı Demir Kafes’in yapımı kaynak yetersizliği nedeniyle durdurulmuştu. Çalışmaların durmuş olması sonucu yıllardır demir yığını olarak kalan inşaat son yıllarda reklam panosu olarak kullanılmaktaydı.

Atatürk Orman Çiftliği’nden koparılan araziye inşa ediliyordu
Atatürk Orman Çiftliği’nden koparılan araziye yapılması ve şehrin planlama kriterlerine aykırı olması nedeniyle başından beri tartışmalı olan inşaata harcanarak heba edilen 71,5 milyon doların hesabını kimin vereceği ise merak konusu. Demir Kafes’le ilgili ihale konusunda attığı tweette kullandığı gülücük işaretine bakıldığında Gökçek’in inşaatta heba edilen milyonlarca doların sorumluluğunu üzerine almaktan uzak durduğu görülüyor.

Demir Kafes’in satış ihalesi kafalarda soru işaretleri yarattı
Demir kafesin satılması için Nisan ayında yapılmış olan ihalenin de en az 2006’da başlanan inşaat kadar tartışmalı olduğu görülüyor. Gökçek ihaleye ilişkin yaptığı açıklamada Demir Kafes’in 120 milyon dolara sattıklarını, karşılığında Mamak'ta 2,450 konut ve 30 bin metrekare iş alanı yapılacağını söylemişti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin emsal artışı peşinde olması meselenin bir diğer boyutunu oluşturuyor. Emsal artışı yapılması aynı arazi üzerinde daha büyük bir yapı inşa edilmesinin önünü açarak ciddi bir rant oluşması anlamına geliyor.

TBMM gündemine taşındı
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök konuya ilişkin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması istemiyle 27 Temmuz’da bir soru önergesi vermişti. 2 aydır yanıtlanmayı bekleyen önergede ihaleye ilişkin çok sayıda soruya yer verilmişti.

“İhale sonrası kazanan şirket yararına değişiklik yapıldı”
Önergede Gök, ihaleye katılan şirketlerin ihale dokümanındaki emsale bakarak hesaplarını yapıp tekliflerini verdiğini ancak ihale sonuçlandıktan 1 ay sonra Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ihale konusu işi, ihalenin kesinleşmiş olmasından sonra ihaleyi alan şirketin lehine olacak şekilde değiştirmiş olduğunu belirtti. Böylelikle ihaleye katılan firmaların tekliflerini yeni imar planına göre hazırlayıp vermelerinin önünün kesildiğini belirten Gök, bu düzenleme ile Ankara’nın açık bir şekilde zarara uğratıldığını ve ihaleyi alan şirkete açık bir şekilde haksız kazanç sağlanmış olduğunu kaydetti.

Gök soru önergesinde Demir Kafes için kaç ihale açıldığı, ihalelere hangi firmaların girip ne teklifler verdiği, ihalenin hangi şartla verildiği, yapılan sözleşmenin içeriği gibi konulara açıklık getirilmesi istenmişti.

Önergede ihalenin kesinleşmesi sonrası inşaat hacmine artışlar getiren kararlar alınarak ihaleyi alan kuruluşa haksız kazanç sağlanmasının ve ihaleye katılan diğer firmalara karşı haksız rekabet koşulları yaratılmış olmasının ne kadar etik olduğu da sorulmuştu.

“Belediye Meclisi emsal artışı önerdi ancak İmar Komisyonu’ndan geçmedi”
Koyuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Tezcan Karakuş Candan Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin emsal artışını önerdiğini ancak İmar Komisyonu’nun AKP’liler de dahil olmak üzere bunu kabul etmediğini belirterek, şu anda bu konuyla ilgili herhangi bir Meclis kararı olmadığını söyledi.

Büyükşehir Belediye Meclisi’ni izlediklerini belirten Candan, kendi planlama kriterlerinin dışında rant getirici bir emsal artışıyla ilgili herhangi bir karar verilmesi durumunda hukuksal bir süreç başlatacaklarını dile getirdi.

“Daha büyük bir yapı inşa edilmesi Eskişehir Yolu trafiğini altüst eder”
Candan, Demir Kafes’in bulunduğu yere daha büyük bir yapı inşa edilmesi durumunda plansız gelişim ve ranta dayalı emsal artışı nedeniyle zaten çok ciddi sıkıntıları olan Eskişehir Yolu’nun trafiğinin altüst olacağını belirterek mania hattının(uçuş güvenliği hattı) daha yüksek binalara yol açacak şekilde yeniden düzenlenmesi konusuna değindi ve bu durumun da Eskişehir Yolu’nun içinden çıkılmaz hal alacağını dile getirdi.

“Planlama kriterlerine uymak yerine günübirlik çözümlere gidiliyor”
ODTÜ’den geçmesi söz konusu olan yol konusuna da değinen Candan, “Bir kent planlama kriterlerine ve bilimsel plan kararlarına göre büyür, günübirlik kararlara göre büyümez” diyerek, Ankara’nın nazım planlarına uyulmadan her yıl yeni Meclis kararlarıyla emsal artırımları olduğu dile getirdi. Bu durumda yolların, altyapının yetmez duruma geldiğini dile getiren Canan, günü birlik çözümlere gidildiğini, ODTÜ’den yol geçirmenin gündeme gelmesinin arkasında Gökçek’in planlama süreçlerine uyulmadan iş bilmez bir şekilde kentin gelişimine olanak sağlaması olduğunu söyledi.

“Kentpark ve CEPA da planlama kriterlerine aykırı”
Demir Kafes’e başından beri karşı çıkmalarının nedeninin planlama kriterleri açısından bölgede öyle bir yapıyı kaldıracak altyapı olmaması olduğunun altını çizen Candan, Eskişehir yolu aksı üzerinde bulunan Kentpark ve CEPA için de aynı durumun geçerli olduğunu dile getirdi.

(soL - Ankara)