Ardahan’ın seçiminde de umut aranıyor

Ardahanlılarla, sorunlarını ve seçimleri çok konuştuk. Hem yoksulluklarından, Ardahan’ın sorunlarından hem kendilerine temsilci olarak seçtikleri insanlardan dert yandılar. Umutsuzluk Ardahanlıların elini kolunu bağlamış, seçimler ise onlar için ortalıkta bağırış çağırıştan çok fazla bir anlam ifade etmiyor.
Pazartesi, 23 Mart 2009 09:30

soL (ARDAHAN) Ardahan'ın sokaklarına inince sorunlar insanın yüzüne adeta çarpıyor. 1992'de il statüsü verilen, yani il olmasının üzerinden 17 yıl geçmiş Ardahan bir il değil ilçeyi dahi andırmıyor. Sokakta fotoğraf çekerken yanımıza gelen oraların deyimiyle bir gaşkacı, yani at arabasıyla hamallık yapan Tekin yolumuzu çeviriyor, soluğu bir emekçi kahvesinde alıyor ve Ardahanlıların sorunlarını konuşuyoruz.

TKP Kars ili adayı Özgür Devrim Kılıç'la birlikte ziyaret ettiğimiz Esnaf Çay Evi kahvesinde Tekin ile birlikte birçok Ardahanlı çevremize oturuyor, başlıyoruz sohbetimize. Gaşkacı Tekin, fıtık ameliyatı olmasına ve doktorun ağır şeyler kaldırmasını yasaklamasına rağmen, ailesine bakabilmek, yaşayabilmek için at arabasıyla hamallık yapmaya devam ettiğini söylerken, bir taraftan da kendilerine her seçim döneminde at arabası yerine bir araç vereceği vaatleri sunan seçilmişlerden dert yanıyor. "Ne AKP'lilerden ne CHP'lilerden hiç birşey görmedik" diyen Tekin, bunun üstüne bir de at arabalarının da ile sokulmak istenmeyerek tamamen ekmek paralarının ellerinden alınmak istenmesinden şikayetçi. Tekin abi, bir defasında, polislerin at arabasını şehirden uzaklaştırmasını isteyince, mecburen çakısını çıkartıp, atınının boynuna dayadığını anlatırken, "Buradan gidersem zaten ben zaten aç kalmışım" diyor.

Kamyonetiyle esnaflık yapmaya çalışan Metin ise, "yatırım yok, yolumuz yok, hiçbirşeyimiz yok" derken, 20 yıldır aynı milletvekilini seçtiklerini, ancak hiçbirşey görmediklerini anlatıyor. Ardahan'a bir insan geldiği zaman ihtiyacı halinde gidebilecek bir tane tuvaletin bile olmadığını söyleyen Metin, bunun bir utanç kaynağını olduğunu ifade ediyor. Kamyonunu köyünden yola çıkaramadığını söylerken malını götürememekten yakınan Metin sözlerini şöyle sürdürüyor: "Yol (kabir) belgesi diye birşey çıkardılar. Belge 13 milyar, benim arabam zaten 10 milyar. Bu belge olmadan yola çıkınca beş milyar ceza yazıyorlar. Niye çıkarmıyorsun diyorlar? Nasıl çıkarayım. Ben bunun vergisini veriyorum, daha ne yapayım, nasıl vereyim?" Metin, ilde her gelenin bir yol yaptığını, ondan sonra tekrar bozduğunu, bunun böyle devam ettiğini söylerken, "Yapılıyor, beğenilmiyor bozuluyor, tekrar yapılıyor. Aynı yol 3 sefer yapılıyor. Çünkü rant var" diyor.

"Bunlardan bize sıra gelmiyor ki!"
İlde esnaflık yapan, Ahmet ise, seçimlerdeki ortaya dökülen vaatlere dikkat çekiyor. Ahmet, "Şimdi de inşaat sektöründe patlama olacak. Şuraya 300 kişi alacağız, şuraya 500 kişi alacağız. Bilmem nereye de 1700 kişi alacağız ama onu sonrada açıklayacağız gibi şeyler söylüyorlar. Yine insanları kandırmaya çalışıyorlar. Bir sürü dürüst olmayan insan İl Genel Meclisi'ne aday gösterilmiş" derken, TKP Kars adayı, Kılıç'ın siz niye olmuyorsunuz sorusuna, "Bunlardan bize sıra gelmiyor ki" diye cevap veriyor. Tekin de, dağıtılan yardımlardan bahsederken bu sırada vatandaşı incitici tavırlara da dikkat çekiyor: "Vatandaş gidecek bir yere, ben yoksulum, açım diyecek, ben bunu ispatlayacağım, ancak öyle aş veriyorlar."

Bu düzen değişir mi?
Kahveye giren Ardahanlıların birçoğu ilin AKP'li milletvekili Saffet Kaya'nın yıllardır milletvekili olduğuna ve kente hiçbirşey katkısı olmadığına dikkat çekerken, "Köye gidiyor, yok 'canlarım', yok 'baba dostu' diyor insanlara sarılıyor. 'Canım nerelerdesin seni uzun zamandır göremedim' diyor. İnsanlarla çok samimiymiş gibi tavır takınıyor. Ama hiç bişey yaptığı yok" diyorlar. Ardahanlılar AKP'nin aş, para, halı dağıtarak oy toplamaya çalıştığını söylerken, seçim sonrasına dair de umut taşımıyorlar. TKP Kars adayı Kılıç'ın "yaşananları ancak siz biraraya gelirseniz çözersiniz. Sizi yoksullaştıranlara, Ardahan'ı böyle bırakanlara sessiz mi kalacaksınız" demesi üzerine, kahveden "Bu düzen değişmez, hep gelenler aynı, kendilerine çalışıyorlar" sesleri yükseliyor. Kahveden kendisine, "Siz söyleyin biz ne yapacağız?" diyen Ardahanlılara Kılıç ise, "Kahramanlar beklemeyin. Bu düzeni değiştirmek için halk kahraman olmalı, biraraya gelmeli, sorunlarına geleceğine, sahip çıkmalı. Bu düzen birilerinin gelmesiyle değil, ancak sizin birleşmeniz ve mücadele etmenizle değişir" diyor.

Esnaf Çay Evi'nde biraraya geldiğimiz Ardahanlıların önümüzdeki hafta sonu yapılacak seçimlere ilişkin ilgisizlikleri dikkat çekerken, halkın yıllardır yaşadıkları sorunlara, yoksulluğa ilişkin öfkesi, yine onların umutsuzluğunda boğulup gidiyor. Ardahan'da da önce umutların yeşermesi gerekliliği, halkın gücüne güvenmemesi, esasında seçimlerde yaşanan heyecansızlığın nedenini de ortaya koyuyor.