AKP, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile kentlerin geleceğini karartma yolunda adım adım ilerliyor

<strong>AKP, Ankara’nın yükselen rant bölgelerini içine alan Yenimahalle Belediyesi'ne bağlı bazı mahallelerin Çankaya ve Etimesgut Belediyesi arasında paylaştırılmasına karar verdi. Peki, bu parçalanma ne anlama geliyor?</strong>
Cumartesi, 10 Kasım 2012 09:37

TBMM Genel Kurulu’nda bir süredir görüşülmekte olan Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısı, kentlerin geleceğini belirleyecek önemli maddeler içeriyor. Daha önceki görüşmelerde İstanbul’da Maslak, Huzur ve Ayazağa’nın Şişli Belediyesi’nden alınarak Sarıyer Belediyesi’ne katılmasına karar verilmesinin ardından, önceki gün Ankara’daki Yenimahalle Belediyesi’ne bağlı bazı mahallelerin idaresinin Çankaya ve Etimesgut Belediyesi arasında paylaştırılmasına karar verildi.

Söz konusu yasa tasarısı ile ilgili görüşmelerin, 2013 yerel seçimleri öncesine denk düşmesi bir tesadüf değil. Bu yasa değişikliği AKP’nin tabanının kuvvetli olduğu mahalleleri tek bir belediyede toplayarak bu belediyelerin yönetimini kendi eline almak istediğini gösterdiği gibi, AKP’nin kentsel dönüşüm adı altında ülke çapında kent toprakları üzerindeki rantı kendisinde toplama çabasını da gösteriyor. Yasa değişikliği için kabul edilen her madde ile kentleri sermayenin egemenliğine teslim eden kararlar alınıyor.

AKP, oy kaybedeceği belediyeleri parçalıyor
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, Yenimahalle ilçesine bağlı Dodurga ve Alacaatlı Mahallelerinin Ankara Çevre Yolu dışında kalan kısımları Şehitali Mahallesi ile birleşmesi Şehitali, Aşağıyurtçu, Yukarıyurtçu, Ballıkuyumcu ve Fevziye mahallelerinin Etimesgut’a bağlanması ve Yenimahalle’nin Dodurga ve Alacaatlı mahallelerinin Çevre Yolu içinde kalan kısmı ile Çayyolu, Ahmet Taner Kışlalı, Ümit, Koru, Konutkent ve Yaşamkent mahallelerinin Çankaya’ya katılması yönünde TBMM Genel Kurulu’na verdiği önerge önceki gece kabul edildi.

MHP’li ve CHP’li vekillerin bir kısmının karşı çıktığı bu karara göre, hâlihazırda CHP’li bir belediyenin yürütmesindeki Yenimahalle ilçesine bağlı ve CHP’nin oylarının yüksek olduğu Çayyolu, Konutkent, Ümit ve Koru gibi mahallerin Yenimahalle sınırları dışına çıkarılarak Çankaya ilçesine katılacak aynı zamanda AKP’nin kendi tabanının yaygın olduğu bazı mahalleler de hâlihazırda MHP’li belediyenin yürütmesindeki Etimesgut ilçesine dahi edilecek. Dolayısıyla, yaklaşık 669 bin nüfusuyla, Keçiören ve Çankaya’dan sonra Ankara’nın en büyük üçüncü ilçesi olan Yenimahalle’nin parçalanması kararı, 2013 yerel seçimleri öncesinde AKP’nin söz konusu belediyeyi almaya yönelik bir seçim stratejisi güttüğünü düşündürüyor. Benzer bir akıl yürütmeyle, AKP’nin bugün MHP’nin elinde bulunan Etimesgut Belediyesi’nin de yönetimine göz diktiği söylenebilir.

AKP, aslında kentsel rantın peşinde
Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda değişiklikler öngören yasa tasarısında bugüne dek kabul edilen maddeler, AKP’nin derdinin sadece bir oy hesabından ibaret olmadığını gösteriyor. Birçok köyün mahallelere dönüştürülerek, bazı beldelerin mahalleleri ile beraber ilçe belediyelerine katılması, 14 büyükşehir belediyesinin sınırlarının il mülki sınırı haline getirilmesi, nüfusu 750 binin üzerinde olan ilçe belediyelerinin büyükşehir belediyesine dönüştürülmesi ve bu illerde 23 yeni ilçe kurulmasına yönelik kararlar, AKP’nin yerel yönetimler eliyle kentleri sermayenin egemenliğine teslim etme projesinin önemli basamakları.

Bu yasa tasarısı ile afet riski taşıdığı veya can ya da mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğu iddia edilen binaları tahliye etme ve yıkma görevi, büyükşehir ilçe belediyelerine veriliyor. Dolayısıyla, birçok il belediyesinin büyükşehir belediyesine dönüştürülme kararı ve büyükşehir belediyesi sınırlarının il mülki sınırı haline getirilmesi kararı, AKP’nin ‘Afet Yasası’ ile ülke çapında rant için giriştiği kentsel dönüşüm harekâtına hız kazandırmak istediğini gösteriyor.

22.02.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile belediye sınırları il mülki sınırı olan büyükşehir belediyelerine il çevre düzeni planı yapma ve onaylama yetkisi verilmişti. Dolayısıyla önceki gün alınan, 14 büyükşehir belediyelerinin sınırlarının il mülki sınırı haline getirilmesi kararı ile kendi sınırları dışında kalan ve mücavir alan olarak adlandırılan alanların kontrolünü hâlihazırda elinde bulunduran büyükşehir belediyeleri, mücavir alan dışında kalan ve önceden valiliğin yetki alanında bulunan araziler üzerinde de karar hakkına sahip oldu.
Bu halde, metropoliten imar planlarının ve şehrin hinterlandını da kapsayacak şekilde il çevre düzeni planlarının yapılmasından, onaylanmasından ve gerçekleştirilmesinden sorumlu kurum olarak, sınırları il mülki sınırı haline getirilecek olan büyükşehir belediyeleri, kentlerin sanayi, ticaret, turizm, konut ve ulaşım gibi, arazi ve yerleşim alanlarını belirleme ve değiştirme yetkisine sahip oluyor.

Rant için çevresel kaynakların ve kent topraklarının yağması hızlandırılıyor
Geçtiğimiz görüşmelerde alınan, İstanbul’daki Maslak, Huzur ve Ayazağa mahallelerini Şişli Belediyesi’nden alınarak Sarıyer Belediyesi’ne bağlanması, Arnavutköy ilçesine bağlı Nakkaş ve Bahşayış mahalleleri ile Büyükçekmece ilçesine bağlı Muratbey Mahallesi’nin Çatalca Belediyesi’ne katılması kararları da, AKP’nin üçüncü köprü kararı ile yükselen, İstanbul’un kuzeyindeki yapı faaliyetini ve buradan elde edilecek rantın kontrolünü tamamen eline geçirmek istediğini kanıtlıyor. AKP’nin belediye kanununda yaptığı bu değişiklikler ilk değil. 29 Mart 2009 yerel seçimleri ile beraber, arsa değeri gittikçe yükselen Galata gibi semtleri kapsayan Eminönü Belediyesi tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleleriyle birlikte AKP’li Fatih Belediyesi’ne katılmıştı.

Ankara’daki yapı faaliyetinin en yoğun ve Ankara’nın Eskişehir’e ve İstanbul’a doğru büyüme aksı olan Doğu –Batı aksında olduğu için kentin yükselen rant bölgelerinden biri olan Eskişehir Yolu ve çeperindeki araziler, bugün Yenimahalle Belediyesi’nin sınırları içinde kalıyor. AKP tarafından hızla parçalanmaya çalışılan AOÇ toprakları da Gazi Mahallesi sınırları içinde ve Yenimahalle Belediyesi’nin yetkisi alanında.

AKP’nin Yenimahalle Belediyesi’ne bağlı arazileri parçalayarak ve kentin gelişim aksındaki Etimesgut Belesiyesi’nin sınırlarına dahil etmesi, kent toprakları üzerindeki rantın kontrolünü tamamen eline geçirmeye çalıştığını gösteriyor. 2013 yerel seçimlerinde söz konusu belediyelerin yürütmesinin AKP’nin eline geçmesi halinde, AOÇ’nin yeni hazırlanacak bir imar planı dâhilinde bir turizm yatırım alanına dönüştürülmesi ve hızla parçalanması işten bile değil. Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırlarının il mülki sınırı haline getirilmesiyle de beraber, Ankara’nın ODTÜ ile beraber en büyük yeşil arazisi olan AOÇ, AKP’nin çevresel yağmasından payını hızla alacak.

(soL - Haber Merkezi)