Saldıran polisler 'mağdur', saldırıya uğrayan 'sanık' oldu!

Ankara'da kürtaj yasasına karşı yaptıkları eylemde polislerin saldırısına uğrayarak gözaltına alınan Halkevleri üyesi 27 kadına dava açıldı. Polislerin, "darp edildik" diye "mağdur" sıfatıyla yer aldığı davada yargılanan Gülşah Öztürk, "Bugün kadınların gördüğü şiddetin sebebi AKP'dir" diyerek yaşadıklarını anlattı.
Cuma, 05 Ekim 2012 16:27

1 Haziran günü Ankara'da AKP'nin kadın düşmanı kürtaj yasasına karşı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı önünde yaptıkları eylemde polisin saldırısına uğrayarak gözaltına alınan Halkevleri üyesi 27 kadın hakkında 1 yıl ile 6 yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Saldıran polislerin "kadınlar bizi darp etti" diyerek "mağdur" sıfatıyla yer aldığı davada yargılanan Gülşah Öztürk, darp edildikleri gösteren doktor raporuyla bile şikayetçi olamadıklarını ama kendilerine saldıran polislerin "mağdur" gösterildiğine dikkat çekerek yaşananları anlattı.

"Kürtaj değil kadın cinayetleri katliam"
Üniversite öğrencisi olan Halkevleri üyesi Gülşah Öztürk, 1 Haziran günü Başbakan'ın "kürtaj katliamdır" sözleri üzerine eylem gerçekleştirdiklerini belirterek, "Bu bir katliam değil. Aksine gün geçtikçe Türkiye’de yaşanan kadın cinayetleri bir katliama dönüşüyor ve caydırıcı önlemler alınmadığı için bunun sorumlusu hükümettir" dedi.

"Kadın milletvekilleriyle görüşmek istedik"
26 yaşındaki Öztürk, Ankara'da polislerin saldırısına uğrayarak gözaltın alındıkları eylemde yaşananları şöyle anlattı: "Biz 27 kadın arkadaş Türkiye’nin tek kadın bakanı olduğu için Fatma Şahin’in görev başında olduğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı binasının önüne gittik. Orada uzun bir süre kendisini bekledik karşımıza müsteşar olduğunu söyleyen bir adam çıkardılar biz de mesele kürtaj olduğu için doğal olarak onunla konuşmak istemediğimizi söyledik. Kaldırımda oturup Fatma Şahin’i beklemeye devam ettik. En sonunda bize Fatma Şahin’in bakanlıkta olmadığını yurt dışında olduğunu söylediler. Biz de meclise doğru yürüyüp kadın milletvekilleriyle görüşmeye karar verdik."

"Darp raporumuz olduğu halde şikayetimizi kabul etmediler"
Öztürk, meclise yürümek istediklerinde polisin saldırısına uğradıklarını ve darp edildiklerine dair doktor raporu aldıkları halde şikayetçi olamadıklarını ise şöyle anlattı: "Oturduğumuz kaldırımdan meclise yürümek üzere kalktığımız anda ön tarafımızda bulunan bir grup polis üzerimize doğru yürümeye başladı. Arka tarafımızda da bir grup polis vardı. Onlar da diğer taraftan koşmaya başladılar. Bizi çembere alıp darp ettiler. Meclise yürümemize engel oldular. Vücudumuzda ciddi boyutlarda darp izleri var. Bunların fotoğrafları da çekildi, doktor raporu da alındı. Biz doktor raporlarımızla şikayetçi olmaya gittik fakat bizi ciddiye alan olmadı."

"Şiddetin en sertini, hakareti ve tacizi yaşadık"
Polislerin kendilerinden şikayetçi olduğunu söyleyen Öztürk, "Polisler şikayetçi oldular ve dava açıldı. İddiaları ise kadın arkadaşlarımızın polisleri darp ettiği. Bizim polisi darp edecek halimiz kalmamıştı. Kadına yönelik şiddetin en sertini, hakareti ve tacizi yaşadık. Vücutlarında sadece çizikler var. Onlar da polisleri darp ettiğimizin kanıtı değil. Kendimizi koruduk ister istemez" diye konuştu.

"Kadına şiddetin sebebi AKP hükümetidir"
"Bu davada yargılananlar sadece biz değiliz. Şiddete karşı gelen ve haklarını arayan tüm kadınlar yargılanıyor. Bu gün Türkiye’de kadınların babalarından kocalarından çevrelerindeki erkeklerden gördükleri şiddetin sebebi AKP hükümetidir" diyen Öztürk, açılan davanın ideolojik olduğunu ve eylemleriyle haklarını aramaya devam edeceklerini ifade etti.

6 yıla kadar hapis cezası isteniyor
Ankara Adliyesi 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 27 kadın hakkında 1 ile 6 yıl arasında hapis cezası isteniyor. Eyleme saldıran 6 polisin "mağdur" sıfatıyla yer aldığı iddianamede, “şüphelilerin polis memurlarını ve barikatları tekme-tokat ve yumruk attıkları” suçlaması yer aldı. İlk duruşması 28 Eylül'de görülen davanın bir sonraki duruşması ise 14 Aralık'ta görülecek.

Savcı: "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan"
Savcının iddianamede olayı anlatırken "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan" demesi ise dikkat çekti. İddianamede, söz konusu cümle, “Şüpheliler 1 Haziran 2012 tarihinde ‘Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kürtaj hakkında yaptığı açıklamaları protesto etmek’ amacı ile Çankaya ilçesi Akay Caddesi üzerinde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı önünde toplandı” ifadeleriyle yer aldı.

(soL - İstanbul)