Ankara Yılmaz Güney Sahnesi yenilendi
12.12.2009 - 13:30
Maltepe'de bulunan Yılmaz Güney Sahnesi, bir ay süren onarımdan sonra Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık'ın katıldığı törenle yeniden kullanıma açıldı.
Üç gün…
01.12.2009 - 07:30
Her ay en az beş yeni yerli film vizyona giriyor.
Alan bereketli!
Öyle ki, yapımcılar filmlerini oynatacak salon, dağıtacak şirket bulmakta zorlanıyorlar.
Bu filmlerin düzeyleriyle ilgili tartışmaları, şimdilik bir köşeye koyarak alandaki sömürü çarkına bir kez daha dikkat çekmek istiyorum.
Artık, sinema dediğimiz yaratı alanı, öyle ‘iki kalas bir heves’ ile işlerin kotarıldığı bir alan değil, profosyonel dünyanın ‘para kazanmak için yatırım yaptığı’, ciddi girdiler elde edilen, küçük ama önemli bir sektör.
Güney ve Kaya isimleri serbest
25.09.2009 - 06:39
Adana’da Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya isimlerinin parklara verilememesi yönündeki kararı Danıştay bozdu.
"Yılmaz Güney’in davetine kulak verin"
10.09.2009 - 11:27
Yeni İnsan Yeni Sinema Dergisi Yayın Kurulu Yılmaz Güney'in 25. ölüm yıldönümünde bir açıklama yayınlayarak "Yılmaz Güney’in davetine kulak verin" çağrısında bulundu.
Yüreği Ateş Topu Yılmaz’ı Anarken
09.09.2009 - 06:30
Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllarımız adlı kitabımda, arkadaşlığımız süresince tanığı olduğum, yaşadığım şeyleri etraflıca yazmıştım. Dön dur aynı şeyleri yazmak anlamsızdır. Ayrıca, bu konuda çok önemli ve gerekli olmadıkça yazmama, görsel medya ve magazin basınına ‘malzeme’ olmama konusunda bir kararım var. Özellikle tv’lerin, büyük ısrarlarına rağmen, iştahlarına yem olmadım. Kitabımdan sonra, yazdığım ve benimle yapılmış bir iki konuşma daha var. Yazılma nedenleri ve yazıları merak edenler, ‘Özlemin Dili olsa’ ve ‘Acının ve Umudun Rengi’ adlı kitaplarımda ulaşabilir.
Yılmaz Güney NHKM'de
08.09.2009 - 10:55
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Yılmaz Güney'i aramızdan ayrılışının 25. yılında anıyor.
Unutmadım…
08.09.2009 - 06:30
Bu yazının 3.yılı. Erkan Yücel ve Yılmaz Güney’in değerli anılarına.
- 13 Eylül 1980 günü, Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunda benimle birlikte; Erkan Yücel, Fuat Çiğiltepe, Yeşim Dorman, Rengin Somurçay, Mehmet Karagül, Hasan Yıldırım, Halil Yapağılı ve Mualla Çiğiltepe arkadaşlarımın kollarına kelepçe vurduran, sorgusuz sualsiz tam üç ay Bursa Cezaevine koyduran,
Fatoş Güney'e
05.09.2009 - 10:08
Atilla Dorsay, “sanki” eklemesini ihmal etmeden, “hepimiz sorumluyuz” dediği bir durumdan yakınırken, adını özellikle vurgulayarak, Yılmaz Güney’in filmlerinin yeterince korunamadığından, sahip çıkılamadığından bahsedince, Fatoş Süleymangil Güney çemkirmiş. 90’lı yıllardan bu yana arıyormuş Yılmaz’ın ortalıkta olmayan filmlerini, ama izlerine rastlamamış, faili meçhulmüş.
Hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür. Hele Fatoş Süleymangil Güney’in belleği pek kısa ömürlü. “Unutkan”lığının çok örneği var.
Açılımı “Yol”dan Çıkarmak (II)
05.09.2009 - 06:30
Geçtiğimiz hafta Yılmaz Güney’in Yol’una değinmeden önce zorunlu bir Belinski parantezi açmış ve özellikle bir ifadeye dikkat çekmeye çalışmıştım:
“Yakınının yüzüne tokat atan bir insanın bu davranışı öfke uyandırır, ama eğer bir insan kendi kendini tokatlıyorsa, bu davranış tiksintiden başka bir şey uyandırmaz.”
Yılmaz Güney’in Yol’unu anlayabilmenin, bu cümleyi eksene koymakla mümkün olacağını düşünüyorum.
Bu düşüncemi açmadan önce, Yol’u hatırlamakta fayda var.
Filmlerin failleri bulunamıyor
04.09.2009 - 06:30
Yılmaz Güney’in son filmleri artık devlet arşivinde ancak Güney’in bazı filmlerinin kopyalarının neden ortada olmadığı hâlâ tartışma konusu.