Nihat Behram

Büyücülerle soytarılar... İşçiler, sanatçılar ve diğerleri!

Çoğu kez “büyücü”dürler; Beethoven, Mahler, Şoştakoviç, bu kalburüstü senfoni yazıcıları benim için öyledir. Sanatla büyü arasındaki ilkel ilişki, en karmaşık, gelişkin yaratım süreçlerinden birinde daha kendini göstermektedir sanki. İyi bir roman, şiir de aynı etkiyi yapabilir, okuduğunuzu bir kenara koyup hava almak, yürümek gereksinimi duyabilirsiniz, “amma yazmış ha” türünden değildir tepkiniz, sersemlemiş, kilitlenmiş, gerçekliğe o ana kadar alışageldiğinizden farklı bağlanmışınızdır. Bir resim, fotoğraf, oyun ya da sinema filmi de benzer bir etki yapabilir, yapar da...

Kendine kıvrılan ok

“Özellikle şiiri ciddiye alan, hayat duruşu düzgün, halkına, insanlığa sorumluluğunun bilincinde” ve en önemlisi yetenekli… Nihat Behram’ın kaleme aldığı arka kapak yazısından yukarıdaki satırlar. Sevgili Hüseyin Çukur’un ilk şiir kitabı yayınlandı. Kendine Kıvrılan Ok. Kendisi yazdı, paylaştı, dosyası epeydir hazırdı, uğraştı üstünde, okudu, düşündü, hissetti, konuştu, yaşadı. Şairler el verdi, zor olanı başardı. Aslında bu yayıncılık dünyasında şiir kitaplarının yayınlanması macerası başka yazıların konusu, Sanat Cephesi’nde dosya olabilecek kadar zorlu ve teferruatlı.

Aydın işçinin yanında

Bir grup sanatçı ve aydın Ankara'da direnişi sürdüren TEKEL işçilerine desteklerini ilan ettiler.

Taraf "ödül komplosu"nu yakalamış!

Melih Cevdet Anday Ödülü'nün Nihat Behram'a verilmesini "kardeş dayanışması"yla açıklayan Taraf yazarı hem jurideki edebiyatçıları aşağılamaya kalkmış oldu hem de gerçekleri ters yüz etti.

Nihat Behram'ı kızdıran "şair"

Zaman gazetesi editörü Ergenekon için görüşüne başvurulan Nihat Behram'ı 'arabesk şarkı sözü yazarı' olarak tanımladı.

Çıkmak için bu karanlıktan

Zorbanın tuzağındasın! Aç, bitkin, yaralı... Katilin, sinsice izliyor seni kurbanı olarak iştahının! Vahşet ve acımasızlık: bu onun karakteri... Ve sen tutsaksın, kanlı bir oyuncak gibi ellerinde, sarıldığını sanarak yaralarının... Susuyorsun, sustukça derinleşiyor yaran, iyileştiğini sansan da! Acısından hınç sağmayan bir halkın yaraları nasıl iyileşir? Susmanı istiyor efendiler! Susmanın körelmek, esaret, teslimiyet olduğunu bilerek... Bu zalimin besini; bırak artık efendinin tasından tıkınmayı bir yana; sesini bul bağrındaki yaranın! Kıvılcımın kendinsin, kendi kolların.

Nihat Behram Kitap Fuarı'ndaydı

soL yazarlarından şair Nihat Behram TÜYAP Kitap Fuarı'nda okurlarıyla buluştu.

soL yazarları TÜYAP'ta

soL yazarlarından Nihat Behram, Metin Çulhaoğlu ve Kemal Okuyan'ı Tüyap Kitap Fuarı'nda panel ve etkinliklerden takip edebilirsiniz.

Nihat Behram'ın yazısına yasaklama girişimi

Karışık Organize İşler başlıklı yazıya haksız yasaklama talebi soL avukatlarınca reddedildi.

Karışık Organize İşler

Aradan 12 yıl geçmesine karşın, basında bolca işlendiği için, gençler dahil büyük çoğunluk anımsayacaktır. Hani, şu baklava çaldıkları gerekçesiyle mahkûm olan çocuklar. Ağustos 1997’nin basında bolca işlenmiş olaylarından biriydi. Baklavacı Güllüoğlu’ndan bir tepsi baklava çalan çocuklar, ‘organize bir biçimde gasp eylemi’ suçlamasıyla 9 ar yıllık ağır mahkûmiyet cezasına çarptırılmışlardı.