Breadcrumb
CHP’de ikili yönetim: Şimdi ne olacak?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.05.2026 , 22:47 Güncelleme Tarihi: 24.05.2026 , 09:17
AKP’nin uzun süredir geliyorum diyen CHP’ye yönelik mutlak butlan adımı, perşembe akşam saatlerinde hayata geçirildi.
O saatten sonra yaşanan gelişmeler, AKP’nin her ayrıntısı düşünülmüş olmasa da bir ilk an planı olduğunu ancak CHP cephesinde benzer bir tablonun olmadığını gösterdi.
Karar sonrası CHP cephesinde öne çıkan görüntü yaygın beklentinin aksine bir iç karışıklık ve refleks sorunu oldu.
Partinin genel merkez binası önüne hızlıca on binlerce kişinin aktığı ve büyük bir gövde gösterisi beklentisi kısa sürede boşa düştü.
Parti örgütlerinin harekete geçirilmesine yönelik sorun bir yana, parti tabanında ve seçmenlerinde ortaya çıkan öfke dahi bu kez sokağa taşınamadı ya da taşınmadı.
İlk günkü şaşkınlık tablosunun ardından dün genel merkez önündeki buluşma ilk günden daha kalabalık olsa da yine böylesi bir saldırıyı göğüsleme noktasında beklenenin hayli gerisinde kaldı.
Üstelik İstanbul ve İzmir’deki eylemler, bu açıdan çok daha geri bir noktada kaldı.
Peki, neydi bu tablonun nedeni?
Özel'in beklentisi ve düzenin sınırları
Bu konuda öne çıkan nedenlerden biri, ilk andan itibaren taraflar arasında aracılar vasıtasıyla süren görüşmeler oldu. Bu görüşmeler belli ki tansiyonu belli bir sınırda tutmaya yaradı.
Bu, işin CHP’nin içişlerine dair olan kısmı.
Bir diğer nedense, soL’un edindiği bilgiye göre, Özgür Özel’in mutlak butlan kararı çıkmayacağına neredeyse emin olması. Özel’in bu yönde bir adım atılamayacağına dair net bir kanaati olduğu ifade ediliyor.
Daha önce AKP içinden gelen Akın Gürlek belgelerini kamuoyuna duyuran ve yine AKP içinden çok sayıda ismin kendisine belgeler ilettiğini aktaran Özel, mutlak butlan sonrasında da burayı işaret etmişti. Özel, Erdoğan’ın ikna edilmesi olasılığına karşı harekete geçen AKP içi başka grupların, kararı beklenenden bir gün önceye aldığını ima etmişti.
Bu iki ana nedenin dışında öne çıkan bir diğer başlık, düzen siyasetinin doğasına ilişkin. Düzenin sınırlarını zorlayan ve onu zora sokacak bir pozisyondan yıllardır ısrarla kaçınılması, zaman zaman patlama noktasına gelen toplumsal tepkiyi de “alışma” ve giderek “kabullenme” noktasına getirmeyi, en azından şimdilik başarmış görünüyor.
soL Haber, AKP'nin hukuksuz saldırısının arka planını ve düzen cephesindeki gelişmeleri ayrıntılarıyla aktarmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerine güç vermek için tüm okurlarımızı abone olmaya davet ediyoruz.
Eylemler iki günde sönümlenme noktasına geldi: Şimdi ne olacak?
İlk iki gün yapılan ve beklenenden zayıf geçen eylemlerin ardından bugün genel merkez önünde bir eylem çağrısı olmadı.
AKP’nin mutlak butlan kararıyla partinin başına geçirilen Kılıçdaroğlu, ilk kez basının önüne çıkarak Özel ile henüz görüşmediğini söyledi, dönüş beklediğini aktardı.
Kılıçdaroğlu, Özel’in bugün kapalı grup toplantısında grup başkanı seçilmesini ise “yeni görevi hayırlı olsun” sözleriyle değerlendirdi.
Ardından da beklendiği üzere parti içindeki tasfiye hareketinin sinyalini vererek “CHP’yi kuruluş kodlarına kavuşturacağız” dedi.
Burada Kılıçdaroğlu’nun yol haritasını hatırlatmakta fayda var.
Uzun süredir bu karara hazırlandığı anlaşılan Kılıçdaroğlu, beklendiği gibi partiyi bir an önce kurultaya taşımak gibi bir plana sahip değil. Koltukta sanılandan daha uzun kalmak isteyen Kılıçdaroğlu, özellikle İmamoğlu ekibinin bir bölümünü partiden tasfiye etmeyi amaçlıyor. Bu yönde çeşitli iddialar hem yandaş basında hem de CHP’ye yakın yayın organlarında yer almaya başladı.
İşin Özel cephesinde ise bugün ilginç gelişmeler yaşandı.
Özel, partiyi kapalı grup toplantısına çağırdı, 96 vekilin katıldığı toplantıda 95 oyla grup başkanı seçildi. 43 vekillik firenin bir bölümü "mazeretle" ilişkilendirildi.
Bu hamle Özel taraftarları tarafından iki ayrı tepkiyle karşılandı. Bir tepki, bu adımın Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını kabullenmek olduğunu söyleyerek tepki gösterdi, bir kesimse mecburi bir hamle ve el güçlendiren bir sonuç olarak değerlendirdi.
Sonuç olarak Özel de kameralar karşısına geçti ve Kılıçdaroğlu’nun iddiasının aksine görüşme yaptıklarını belirterek “Dün Kemal Bey'le görüştüğümüzde, 'Ben arkadaşların görüşlerini alacağım ardından bir temas kurarız' demiştim. Tahmin ediyorum teknik bir boyutta biz bir görevlendirme yaparız, Kemal Bey'den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız hızlı bir şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden 40 gün içinde kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter. Artık yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar” dedi.
Bu sözlerin ardından CHP içindeki esas beklenti, iki ekibin yapacağı görüşmelerle bir orta yol bulması oldu. Hem Kılıçdaroğlu hem de Özel’in ekibinde daha sert bir pozisyon alınmasını isteyenler olduğu bilinse de uzlaşı eğiliminin partinin ağır toplarının da devreye girmesiyle zaman içinde güç kazanabileceği belirtiliyor. Ancak tam burada ciddi bir kriz başlığı daha var.
İmamoğlu konusunda Kılıçdaroğlu’nun “üyelikleri askıya alma” niyeti olduğu belirtilirken, Özel’in ise “İmamoğlu’nu satmayacağım” noktasında bir pozisyon aldığı ifade ediliyor.
Yapılacak müzakerelerde bu konunun nasıl aşılacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.
Gelinen noktada belirginleşen şeyse, AKP kararıyla CHP’nin başına geçirilen Kılıçdaroğlu’na karşı, seçme ve seçilme hakkına yönelik bu ağır saldırıya karşı etkili bir karşı çıkışın ve mücadelenin düzen adına gündemden düşürüldüğü oldu.
Ancak halkta biriken tepki ve öfkenin daha ne kadar bastırılabileceği, içinde bulunduğumuz derin yoksulluğu da düşününce ayrı bir tartışma konusu olarak orta yerde durmaya devam ediyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
