'Tacize karşı tek tedbir, erkek gibi davranmak!'

Milyarlarca dolar kazanan tütün şirketleri, reklamlarını yaptırdığı şirketlerin çalışanlarına pek de 'nazik' davranmıyor. Philip Morris'in reklam işlerini yapan Team Gerilla Marketing adlı şirketin 370 kişiyi Philip Morris'in talebiyle işten çıkardığını haberleştirmemizden sonra, şirkette çalışan diğer işçiler de soL ile iletişime geçti, yaşadıklarını anlattı.
Evrim Gökçe
Pazartesi, 17 Temmuz 2017 10:38

Geçtiğimiz hafta soL’da, Philip Morris’in reklam ve ürün bilgilendirmelerini yapan Team Gerilla Marketing adlı şirketin, Philip Morris’in talimatıyla yüzlerce kişiyi işten çıkardığını yazmıştık.

1984’te Türkiye’ye Tekel tarafından ithal edilen ürünleriyle giren Philip Morris, 1991’de Sabancı Holding ile ortaklık sonucu Philsa’yı kurdu. 1992’de İzmir Torbalı’da üretime geçen ortaklık, 2008 verilerine göre Türkiye’deki tütün pazarının yüzde 41’ini elinde tutuyor. TAPDK'nin verileri, 2014’te ülkede satılan sigara miktarı yüzde 3,3 arttığını işaret ediyor; tütün şirketlerinin kazançlarının arttığına şüphe yok. Görünen o ki, Türkiye’deki pazarı açık ara domine eden şirket, ihale usulü reklam ve pazarlama işlerini verdiği Team Gerilla Marketing’in “emek politikaları”nı da domine ediyor, talimatı yetiyor, yüzlerce işçi, üstelik iş kanunları sinsice ihlal edilerek, işinden oluyor.

Haberin ardından soL’a ulaşan ve işsiz kalan bir çalışan daha, yaşadıklarını anlattı.

Geçen sene şirketin Ankara ayağında işe başlayan 26 yaşındaki işçi, lisans mezunu.

Reklam ajansında çalışmanın ilk etapta renkli gözüktüğünü belirten işçi durumun hızla gün yüzüne çıktığını söylüyor: “Kadın olmak çok zordu. İlk başlarda her ay bir gün regl izni veren bir müdürümüz vardı ama merkezden gelen yetkililer onunla ‘yollarını ayırdıklarını’ söylediler.”

'BU YIL GEÇTİ, 8 MART'I SENEYE GÜZELCE KUTLARIZ'

Şirket yönetimi, dünyanın hiç bir yerinde böyle bir uygulama olmadığını iddia ederek işçilere yalan söylemiş. Oysa uzakta değil, daha geçen yıl Tuzla'da, Birleşik Metal-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu Valfsan'da işçi kadınlar regl izni hakkını kazanmıştı.

Durumu araştırdıklarını ve gerçeğin öyle olmadığını bildiklerini ancak bir adım atamadıklarını söyleyen işçi, şirket içinde örgütlü bir karşı duruş sergileyemediklerini belirtiyor. Regl izninin yok sayılmasının ardından, 8 Mart’ta da ‘dostlar alışverişte görsün’ dahi olmamış, işçiler durumu hatırlattıklarında “Seneye güzel bir kutlama yaparız” yanıtını almışlar.

Hastalık durumunda istirahat raporu olan çalışanların maaşından kesinti yapıldığını belirten işçi,  “para kesilmesin diye hasta hasta işe giden, doktorun rapor yazmasını istemeyen arkadaşları biliyorum” diyor.

'TACİZE KARŞI TEK TEDBİRİMİZ ERKEK GİBİ DAVRANMAK OLDU'

Ürün tanıtımı için gittikleri bayilerde tacizin sıradanlaştığını belirten işçi, durumu yönetime ilettiklerini, süpervizörlerin ‘durumun çaresine bakma’ sözü verdiklerini ancak haftalar geçmesine karşın aynı bayilere farklı kadın çalışanların gönderilmeye devam ettiğini söylüyor ve ekliyor: “Artık kendi tedbirimizi almak zorunda bırakılıyor, yönetime söyleyemiyor, erkek gibi davranmaya başlıyorduk.” 

Kadınların tacize maruz kaldıkları yerlerde neden çalışmaya devam ettiklerini sorduklarında yönetimden alınan yanıt ise; “Önemli bir bayiymiş, çalışmayı sürdüreceğiz” oluyor.

Bayilerin kendileri için “zaten Philip Morris çalışanı değil” diye düşündüklerini ve ajanstan gelen işçilere “Bugün varsınız yarın yoksunuz” bakışıyla her türlü kötü muameleyi göstermekten çekinmediklerini söyleyen işçi, “Bayiler bizi kendi elemanı gibi görüyordu. Genellikle kasiyerlik yapıyorduk. Hatta bir tane bayi bana daha ilk günden 'bu işi yapmayı öğrenmezsen, elinde telefonla geziyor diye şikâyet ederim bile dedi' diyor.

'İŞ ARAMAYIN DİYEREK GÜVENCE VERDİLER'

İşten atılma sürecinden önceki son bir ayın ise bilinçli şekilde kötüleştirildiğini söyleyen 26 yaşındaki ajans çalışanı; “Şu günler çalışılmayacak denilen günler işe çağırdılar. Bugün kesin çalışıyoruz dediler tatil ettiler” diyor.

Şirket son olarak bir toplantı düzenlemiş ve ücretsiz izin formu imzalatmış. İşçilere imza sürecinde “hiçbir sorun yok, 1 ay sonra görüşeceğiz” denmiş.

Toplantıda işçiler, 1 ay sonra işten çıkarılacaklarsa durumu bilmeleri ve iş aramaları gerektiğini söylemiş ancak kendilerine “güvence” verilmiş, iş aramalarına gerke olmadığı bildirilmiş.

1 ayın sonunda ise, 370 işçi işten çıkarılmış.

Hesap soran işçilere verilen yanıtın “Philip Morris böyle istiyor” olduğunu söyleyen işçi: “Yeni evlenen ve borcu olan çok insan vardı, gerisini siz düşünün” diyor.