Ramada Otel emekçilerine patrondan ahlaksız teklif: Maaşınızı gelecek yıl vereceğiz!

İzmir’de Ramada Plaza, Ramada Encore, Alaçatı The S ve Casa Sevilla otellerinin patronu, yaz boyunca otellerinde çalışan emekçilere “Maaşlarınızı taksitler halinde 2018 Mart ayına kadar ödeyeceğiz” diye mutabakat metni imzalatmak istedi... İki otel emekçisi yaşadıkları sömürüyü soL’a anlattı…
Ahmet Çınar
Salı, 31 Ekim 2017 10:07

İzmir’in Basmane semtinde Ramada Plaza, Balçova’da Ramada Encore, Alaçatı’da The S ve Casa Sevilla otellerini işleten Sevkon Gayrimenkul Geliştirme AŞ ve SVL Turizm AŞ’nin patronu Nuri Sevil, 2017 yaz ayları boyunca Alaçatı’daki The S adlı lüks otelde çalışan ve maaşlarını alamadıkları için Çalışma Bakanlığına şikayette bulunan emekçilerin maaşlarını hâlâ ödemedi.

Sevkon ve SVL şirketlerinin patronu, maaşlarını ödemediği emekçilere bir de ahlaksız bir teklifte bulundu. Kuruluşun insan kaynakları müdürü Bülent Pınar aracılığıyla emekçilere “Maaş alacaklarınızı taksitler halinde 2018’in Mart ayına kadar yatıracağız” diye mutabakat metni imzalatmak isteyen patron Nuri Sevil, bazı çalışanların maaşını geciktirmekte, kimisininkini ise ödememekte ısrar ediyor.

İŞTE OTEL EMEKÇİLERİNİN SOL'A ANLATTIKLARI...

Alaçatı’daki The S otelinde 2017’nin yaz ayları boyunca çalışan iki emekçi, yaşadıkları sömürüyü soL’a anlattı…

Turizm sezonu başından beri çalıştınız, sezon bitti ve hâlâ maaş bekliyorsunuz, neler yaşandı anlatır mısınız?

Bizler Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğrencileriyiz. Okulumuz bitmek üzere, ocak ayında mezun olacağız. Geçtiğimiz ya başında bu işin eğitimini görmüş, dil bilen genç turizmciler olarak çalışmak istedik. Alaçatı turizmde yükselen bir yerleşim. Yeni açılan ve İzmir’deki Ramada otellerini de işleten SVL şirketinin işlettiği bir otel olan The S’e başvurduk. 132 oteli, dört yıldızlı otelin resepsiyonunda işe başladık. Maaşların her ayın 5’i ile 10’u arasında yatacağı söylendi, tamam dedik. Haziran’da başladık işe. Temmuz geldi, maaş bekliyoruz. Yatmadı. Sürekli “haftaya Cuma” deniyordu. Sonra “yarısı yatacak, kalanı sonra” denildi. Temmuz’da hak ettiğimiz maaşın yarısı yattı. Sonra aradan bir süre geçti, yarısının yarısı yattı. Ve biz Haziran maaşımızı 17 Ağustos’ta almış olduk. Öyle büyük, devasa maaşlar da değil, son derece komik rakamlar…

Peki buna tepki gösterip ayrılanlar olmadı mı?

Durumu görünce ayrılanlar oldu ama herkes ayrılamaz, çalışmak zorunda olanlar var, geçinmek için çalışmak zorundayız. Maaş alamayanlar ayrılınca personel eksildi, bu kez biz izin kullanmadan ve fazla çalışmak zorunda kaldık. Yazın otelde müşteri çok ve personel maaş alamadığı için ayrılıyor. Ayrılanların işini de kalanlar yapmak zorunda kalıyor.  Öyle ki, otelin muhasebe müdürü geçinebilmek için korsan takside çalışmak zorunda kaldı.

"ŞİKAYET EDENLERİ SÜRÜNDÜRECEĞİZ"

Şikayet etmediniz mi ilgili mercilere? Çalışanın maaşını ödememek suçtur çünkü…

Temmuz maaşını da alamayınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına şikayet ettik. Cevap gelmedi. Cevap gelmeyince ben icra takibi başlattım. O arada bir tartışma yaşadık. İzmir’deki Ramada’nın muhasebecisi olan Hüsnü Köprülü adlı patron temsilcisi, “Dava açanları, şikayet edenleri süründüreceğiz” dedi. Yani açıkça tehdit ettiler. Hem çalıştırdıkları, hem de maaş ödemedikleri emekçileri bir de tehdit ediyorlardı. Diğer yandan insan kaynakları müdürü Bülent Pınar, bize “şikayetinizi geri alın, maaşlarınız ödeyelim” dediler. Ama nasıl güvenelim bu insanlara? Sürekli yalan söylüyorlar.

Yalnızca siz mi şikayet ettiniz, maaş alamayan diğer çalışanlar etmediler mi?

Bu patronun İzmir ve Alaçatı’daki otellerinde yaklaşık 200 kişi çalışıyordur tahminen. Bizim bildiğimiz yaklaşık 40 kişi şikayet etti Çalışma Bakanlığına…

132 odalı dolu bir otel, diğer oteller de öyle, kâr eden bir kuruluş neden maaş ödemiyordu?

Tabii patronların işleri karışık, nedenini niçinini bilemeyiz. Ama kulağımıza gelen, bize söylenen şeyler vardı. Bu otel açılırken de 18 milyon avro kredi almışlar. Elde edilen kâr, kasaya akan gelir, işte bu kredi borcuna gidiyor dediler bize. Bu, biz çalışanları ilgilendirmez ki… Bu şirketin Urla’da Sevilla Kekliktepe adında 42 villalı bir projeleri vardı.  İnşaatı devam ediyor. Orda villa satılırsa, bize parça parça ücretlerimizi ödüyorlarmış, bunlar hep kendi anlattıkları konular… Şöyle bir mantık işliyor sanırım: Villa satarsak, ordan ettiğimiz kârdan otel çalışanlarının maaşını öderiz! Pek ya satılmazsa? Nolacak? Böyle bir anlayış var.

Ekim ayı da bitti, nedir sizin durumunuz, maaşlarınızı alamadınız halen?

Ben İşkur’un şikayet birimine gittim, şikayetimizin akıbetini öğrenmek için. Ordan aldığım belgeye göre 2 Ekim’de soruşturma bitmiş. Bizim çalıştığımız, maaşı hak ettiğimiz ama alamadığımız tespit edilmiş. İşkur’dan bana “bu belgeyle maaşını alabilirsin” dediler. Bu arada alacağım ve aylardır alamadığım maaş da 3 bin 743 lira 43 kuruş… Yani öyle binlerce lira, büyük maaşlar sanılmasın. Aylardır bu alacağın peşinde koşuyoruz. Belgeyi aldım götürdüm. İnsan kaynakları müdürü Bülent Pınar üç kez okudu. Ve bize bir teklif sunuldu. Teklif metninde, yaz aylarında çalışarak hak ettiğim 3 bin 743 lira 43 kuruşu bize 17 Kasım, 15 Aralık, 19 Ocak, 16 Şubat ve 16 Mart tarihlerinde beş taksitte ödeyecekleri yazıyordu. Bunu imzalamamızı istediler.

Otel emekçilerine imzalatılmak istenen mutabakat metni!

Ahlaksız bir teklif bu…

Elbette ahlaksız… Bakın tekrar vurguluyorum: 2017’nin temmuz, ağustos aylarında çalışarak hak ettiğim komik maaşı, bana kasım ayından başlayarak beş taksitte ödemeyi teklif ettiler. Yani ben 2017 yazında ha ettiğim maaşın tamamını 2018’in 16 Mart’ında alabileceğim. Ve imzalamadım. Böyle bir teklife imza atılabilir mi?

"YA İMZALARSINIZ YA DA MAAŞINIZI ALAMAZSINIZ"

İmzalamayınca ne dediler?

Bülent Pınar çok açık ve net bir şekilde “ya imzalarsınız ya da paranızı alamazsınız” dedi. Bu yönetim kurulunun kararıymış, öyle dedi. Çok öfkelendim. Haklı ve meşru bir öfke bu. İmzalamadan çıktım odadan. Halen bu oteli zincirinde çalışmaya devam eden emekçiler imzaladılar mı bilmiyorum. Çnkü maaş ödememe sıkıntısı sürüyor bildiğim kadarıyla…

"BİR AŞÇI KİRA ÖDEYEMEYİNCE EVDEN ÇIKARILDI"

Gördüğümüz kadarıyla çalışan ve maaş alamayan ya da maaşları geciken, parça parça ödenen bir emekçi toplamı var bu oteller zincirinde… Nasıl geçiniyor insanlar ve halen çalışmaya neden devam ediyorlar?

Geçinemiyorlar ki… Mesela Alaçatı’daki otelin baş aşçısı Çeşme’de kirada oturuyordu. Maaş alamayınca kirayı ödeyemedi, ödeyemeyince ev sahibi evden çıkardı… Ön büro müdürü istifaya zorlandı. Eski çalışandı ve kıdemi vardı. Kıdem tazminatı ödememek için işten de çıkaramadılar, istifası istendi, mobbing uyguladılar. İstifa etmedi, mecburen baka otelde gizli olarak çalışmaya başladı. Böyle örnekler çok.