Leyla Alaton 'Sabah' bültenine konuştu: Ballı teşvikler varsa yaşasın siyasal İslam!

Leyla Alaton’un Sabah'taki söyleşisi, patronlar sınıfının haleti ruhiyesini bir kez daha ortaya seriyor. Türkiye tekelleri, AKP’nin ve onun siyasal İslam programının en sabırsız destekçisi. Hem onun bu ideolojisini üniversitelerinde, medyalarında, sivil toplum kuruluşlarında büyütüyor, hem de en ciddi kriz dönemlerinde destek veriyor.
soL - Haber Merkezi
Pazartesi, 25 Mart 2019 12:28

Sabah gazetesinin haftalık “ağa düşenler” köşesinin bu haftaki konuğu “iş kadını” Leyla Alaton’du.

Alaton, söyleşisinde "Cumhurbaşkanımızı son derece feminist buluyorum. Bunu çevresindeki kadınlara bakarak da görebilirsiniz. Eşi Emine Hanım; son derece güçlü, ne istediğini bilen, kararlı bir rol model kadınlarımız için. Kızları da öyle. Hepsi çok iyi eğitimli, güçlü, çalışan ve üreten kadınlar" dedi. Nasıl demesin, patronu olduğu şirketler AKP tarafından teşviklere boğuluyor “iş kadını”mızın.

ERDOĞAN'IN SÜPER TEŞVİĞİNDEN ALATON'UN ALVİMEDİCA'SI DA YARARLANDI

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 9 Nisan 2018 yılında açıkladığı süper teşviklerden yararlanacak şirketlerden biri Leyla Alaton’un Alvimedica’sıydı. Leyla Alaton’un Yönetim Kurulu Başkanı olduğu şirket, stent üretiyor. Alvimedica, 2013 yılında İtalyan CID’yi aldı, üretiminin yüzde 15’ini Çatalca’daki tesisinde, yüzde 85’ini İtalya’da yapıyor.

Alvimedica’nın tıbbi teknolojide dünyadaki en ileri ülkelerden biri durumunda olan İsrail’den de teknoloji ve bilgi transferinde yararlandığı belirtiliyor. Açıklanan teşvik paketi kapsamında medikal cihaz ve biyoteknoloji önde gelen destek alanları olarak tanımlanıyor. Alvimedica’ya sağlanacak desteğin hangi ölçüde Türkiye’de katma değer yaratacağı, hangi ölçüde yurtdışına transfer olacağı üretim yapısı nedeniyle bilinmiyor.

Teşvik töreninde Leyla Alaton ile Erdoğan arasında yaşanan diyalog basına da yansımıştı. Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi tanık olduğu diyalogu şöyle anlatmıştı:

“Erdoğan sadece teşvik belgeleri vermedi, firma sahipleriyle ayaküstü sohbet etti. Leyla Alaton’la konuşmaları ise biraz uzun sürdü. Alaton’a sordum, aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı:

Alaton: Sayın Cumhurbaşkanım sizi mahcup etmeyeceğiz, kalp kapakçığını da yapacağız.

Erdoğan: Çok mutlu oldum.

Alaton: Eylül ayında ikinci fabrikayı açacağız. Açılışı sizin yapmanızı arzu ediyoruz.

Erdoğan: Geleceğim.”

BABASI DA GERİCİLİĞİN HIZLI DESTEKÇİSİYDİ

Barış Zeren 2011’de soL’daki “Sarışın Dincilik” başlıklı yazısında Der Spiegel’de Temmuz 2007’de yayımlanan söyleşisinde, İshak Alaton’un Tayyip Erdoğan için “Pupil” sözcüğünü kullandığını, Erdoğan’ın “çırağı” olduğunu ima ettiğini ileri sürmüştü. Leyla Alaton’un babası Türkiye’deki gerici programın en heyecanlı destekçileri arasındaydı.

Leyla Alaton’un Sabahtaki söyleşisi patronlar sınıfının haleti ruhiyesini bir kez daha ortaya seriyor. Türkiye tekelleri, AKP’nin ve onun siyasal İslam programının en sabırsız destekçisi. Hem onun bu ideolojisini üniversitelerinde, medyalarında, sivil toplum kuruluşlarında büyütüyor, hem de en ciddi kriz dönemlerinde destek veriyor.

Leyla Alaton’un dediği gibi, ballı teşvikler varsa yaşasın siyasal İslam!

İLGİLİ HABER