Kriz fırsatçılıkları başladı: Patronlardan işçi haklarına yeni saldırı

İşçi haklarına yönelik kapsamlı bir müdahale gündemde. Bu girişim yasalaşırsa çalışma hayatı işçiler için iyice güvencesiz ve esnek hale gelecek.
Çizim: Canol Kocagöz
Çarşamba, 05 Haziran 2019 22:03

İşçi haklarına yönelik yine kapsamlı bir gasp girişimi iki gün önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından gündeme getirildi.

Söz konusu düzenlemeler yasalaşırsa, güvencesiz ve esnek çalışma bir kat daha artmış olacak. 4857 sayılı İş kanunu’nun kimi maddelerinin de yeniden düzenlenmesini içeren bu talepler, çalışan haklarını ciddi boyutta törpüleme yolunda yeni bir adım olacak.

BirGün’den Aziz Çelik’in haberine göre; 16 Mayıs 2019’da toplanan Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Yönlendirme Komitesi toplantısında kabul edilerek hızla hazırlıklarına başlanan öneriler şu şekilde:

  • Belirli süreli (geçici) çalışmada keyfilik: İş kanunu’nun 11. Maddesi gereği, belirli süreli çalışma sözleşmesi geçerli bir neden olmaksızın birden fazla yenilenemiyor ve yenilenirse, belirli süreli sözleşme belirsiz süreli sözleşmeye dönüşüyor. Ancak yeni düzenlemeye göre; esaslı bir neden olmaksızın belirli süreli sözleşme 4 defa yenilenebilir olacak.
  • Deneme süresi 2 aydan 6 aya çıkarılacak. Bilindiği gibi deneme süresi halen iki aydır. Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir. Deneme süresi altı aya çıkarılarak işverene altı aya kadar bildirimsiz ve tazminatsız fesih hakkı tanınacak.
  • Telafi çalışması 2 aydan 6 aya çıkarılacak: İş Kanunu’nun 64. maddesine göre işveren zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. Yasada öngörülen 2 aylık süre 6 aya çıkarılıyor ve çalışılmayan cumartesi günlerinde de telafi çalışmasının önü açılıyor.
  • Denkleştirme süresi 2 aydan 4 aya çıkarılıyor: İş Yasası’nın 63. maddesine göre haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Buna denkleştirme süresi deniyor. Denkleştirme kapsamındaki fazla çalışmalarda fazla mesai ücreti ödenmiyor. Değişiklik önerisine göre denkleştirme süresi 4 aya olacak. Bu öneri işçilerin daha uzun süre esnek çalıştırılması ve 4 ay boyunca denkleştirme yapılarak günde 11 saate kadar (fazla mesai ücreti almaksızın) çalıştırılması anlamına geliyor.
  • İşçi alacaklarında dava açma süresi 5 yıldan 1 yıla indiriliyor: Bilindiği gibi kıdem tazminatı başta olmak üzere, yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat, kötü niyet tazminatı, iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminatların zaman aşımı süreleri, sendikaların tüm itirazlarına rağmen 2017’de 5 yıla düşürüldü. Şimdi tüm işçi alacaklarında dava açma süresi 5 yıldan 1 yıla indirilmek isteniyor. Böylece işçinin geçmişe dönük hak taleplerinin önü tıkanacak.
  • İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) mevzuatına (6331) tırpan: Öneride İSG mevzuatının yeniden ele alınması, “gereksiz yüklerin kaldırılması” ve yeni bir sistem tasarlanması isteniyor. Böylece defalarca değiştirilen ve çeşitli hükümlerinin yürürlüğe girmesi yıllardır ertelenen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu tırpanlanacak ve koruyucu düzenlemeler gevşetilecek.
  • Zorunlu istihdam alanları daraltılıyor: Öneri ile zorunlu istihdam alanlarının (engelli, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırılması) yeniden düzenlenmesi isteniyor. Burada amacın zorunlu istihdamı sınırlamak olduğu anlaşılıyor.

Çalışma yaşamında ciddi anlamda kölelik düzenini derinleştirecek olan bu düzenlemelerin, YOİKK tarafından gündeme getirilmesi ise buna yetkisi olup olmadığı konusunda bir tartışma yaratmış durumda. 14 Mart 2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre YOİKK hükümet ve sermaye temsilcilerinden oluşan bir kurul. Kurul Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında toplanıyor. Kurulda TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD, TİM ve YASED gibi petron örgütleri yer alıyor.