Kıdem tazminatı fonu BES'e entegre ediliyor: Fon kurulursa işçilerin kıdem tazminatı eriyecek!

'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk kalkınma planı olan On Birinci Kalkınma Planı kapsamında 'kıdem tazminatı reformu' adı altında atılacak adımlar işçilerin haklarına büyük bir saldırı niteliği taşıyor.
soL - Haber Merkezi
Çarşamba, 10 Temmuz 2019 16:02

'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk kalkınma planı olan On Birinci Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanı onayının ardından Meclis’e sunulmuştu.

Plan çerçevesinde "kıdem tazminatı reformu" adı altında atılacak adımlarla birlikte işçilerin haklarına büyük bir saldırı gerçekleştirilecek.

On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023) gereği, bireysel hesaplara dayalı olarak kurulacağı belirtilen kıdem tazminatı fonu, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile entegre ediliyor. “Uluslararası nitelikli iş gücü ağı oluşturulacağı” da söylenen planla birlikte, işçilerin pek çok hak kaybı yaşadığı esnek çalışma biçimlerinin etkinleştirileceği ve konuya ilişkin denetimlerin artırılacağı ifadeleri de yer alıyor.

'MİLLİYETÇİ CEPHE CESARET EDEMEDİ'

Konuyla ilgili soL’un görüşlerine başvurduğu hukukçu Kadir Sev, fonun kurulmasıyla birlikte işçileri bekleyen tehlikelere dikkat çekti:

“Kıdem Tazminatı fonu kurulması konusu 1975 yılında, Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti döneminde 1475 sayılı İş Yasası’na girdi. Kıdem Tazminatı ödenmesinin kurallarının düzenlendiği 14’üncü maddesine, ‘işverenlerden kıdem tazminatı için kesilen primlerden bir fon oluşturulur, fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir’ biçiminde bir ek yaptılar. Ancak MC, sendikaların kararlı tavırlarından çekindi ve fon kurmaya cesaret edemedi.

AKP, İş Yasası’nı 2003 yılında yeniledi, 4857 sayılı yasayı çıkardı. Uzlaşma sağlanamadığı için kıdem tazminatı fonu kurulmasına ilişkin bir düzenleme getiremediler. Geçici bir çözüm olarak önceki yasanın 14’üncü maddesini yürürlükte bıraktılar.

700 sayılı KHK ile 1475 sayılı İş Yasası’nın 14’üncü maddesine kritik bir ek daha yapıldı. Maddedeki ‘fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir’ kuralı; ‘kanunla ve CB kararnamesiyle..’ biçimine dönüştürüldü.”

'FON KURULMASI ÖNLENEMEZSE ÇOK DAHA BETER SONUÇLARLA KARŞILAŞACAĞIZ'

Fonun kurulması için değişiklikle birlikte artık yasaya da gerek olmadığını belirten Sev, şunları söyledi;

“Birileri bugün bir metin yazar, yarın CB Kararnamesi olarak resmi gazetede yayımlanır, fon da kurulmuş olur. Patronlara ek yük getirmeden çözebilecekleri bir yöntem bulmuş olsalardı, fonu çoktan kurarlardı. Yüzde 2-3 gibi oranlarda kesilecek primlerle kıdem tazminatını karşılayacak paralar toplanamayacağı açık. Fazlasına da patronlar razı gelmiyor, Kıdem Tazminatı Fonu’nu bu nedenle BES ile ilişkilendirmek istiyorlar. Kıdem Tazminatı Fonu kurulması önlenmezse eğer çok daha beter sonuçlarla karşılaşacağız. İşçiler, Kıdem Tazminatı sayesinde bir anlamda iş güvencesine kavuşuyor. Fon kurulursa, bundan yoksun kalacaklar. Ödenecek Kıdem Tazminatı tutarları da, büyük ölçüde düşecek. İşten ayrıldıkları her durumda, Kıdem Tazminatı ödenmeyecek. Emekli olmayı beklemek zorunda kalacaklar.

Bütün bunlar işçilerin haklarına birer saldırı.

Ancak BES ile ilişkilendirilirse yeni saldırılarla karşılaşacağız.

BES şirketlerinde yaklaşık 100 milyar lira para biriktiği belirtiliyor. Bu paralar tek bir yerde toplanmadı. Emeklilik ile uğraşan 13-14 BES şirketinin portföyünde duruyor. Bunların hepsi özel şirket, çoğu da yabancı tekellerin Türkiye’deki uzantıları.

Kıdem Tazminatı fonu bu şirketlerin kasalarıyla nasıl ilişkilendirilecek?

İşçilerin kıdem tazminatlarını güvenceye almak adına, emeklilik sistemini özelleştirmeye çalışıyorlar.

Bu çok daha tehlikeli.”