Karar: 'Adalet' Soma Holding patronları için çalıştı

Soma katliamı davasında yargı 301 kişinin ölümünden doğrudan sorumlu olan Soma Holding patronları, baba-oğul, Alp ve Can Gürkan'ı korudu. Soma Holding A.Ş. esas Yönetim Kurulu Başkanı, tüm faaliyetlerin sorumlusu baba Alp Gürkan hakkında beraat kararı verilirken; oğul Can Gürkan'ın aldığı cezanın düşük olduğu, yattığı süre, indirimlerle beraber hesap edildiğinde yakın zamanda tahliye edileceği görülüyor.
soL - Akhisar
Çarşamba, 11 Temmuz 2018 12:08

Akhisar'da bugün sonuçlanan Soma Katliamı davasında, yargı 301 işçinin ölümünden doğrudan sorumlu olan Soma Holding A.Ş. patronları Alp Gürkan ve Can Gürkan'ı korudu. Alp Gürkan suçsuz bulunarak beraat ederken; Can Gürkan da yakında tahliye edileceği bir ceza aldı. 

Kararda Alp Gürkan hakkında kaza sırasında görevden ayrılmış olduğu belirtilerek, faaliyette olduğu dönemle kaza arasında "illiyet bağı"nın kesildiği kanaatine ulaşıldığı, "olayda kusurlu sayılamayacağı" belirtilerek beraatine karar verildiği ifade edildi.

Can Gürkan hakkında da kazanın önlenmesini sağlayacak güvenlik tedbirlerini içeren projenin "önüne geçtiğine" ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı belirtilerek TCK 22/3. maddesinin uygulanmasına gerek olmadığı kanaati belirtilerek, 15 yıl hapis cezası ve maden işletme icrasından yasaklama karar verildi. Hukukçular Can Gürkan'ın, yattığı süre ve indirimlerle yakın zamanda tahliye edileceğini ifade ediyor. 

KARARIN CAN GÜRKAN VE ALP GÜRKAN HAKKINDAKİ BÖLÜMLERİ

1) Sanık Can Gürkan yönünden;

1-Her ne kadar Sanık Can Gürkan hakkında 13/05/2014 tarihinde meydana olay neticesinde, 301 kere Olası Kast ile Kasten Öldürme ve 162 kere Nitelikli Yaralama suçlarını işlediği iddiası ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de;

Tüm dosya kapsamına istinaden sanığın eyleminin değişen suç vasfı ile Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne ve Yaralanmasına Neden Olma suçunu oluşturduğu ve sanığın müsned suçu işlediği anlaşılmakla; 

 Suçun işleniş şekli, yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 85/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 15 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2-Mahkememiz tarafından Bilinçli Taksire konu edilen, Haziran 2011 Ek Revize Uygulama Projesinin, sanığın Projenin uygulanacağı İşletmenin ait olduğu Şirket Organizasyonu içerisindeki konumu itibariyle, sanığın söz konusu projeden haberdar olduğu ve uygulanmasının önüne geçtiğine dair, dosya kapsamında incelenen toplantı tutanakları, kurum içi yazışmalar, kurum içi mailler ve söz konusu projede imzası bulunan iş bu dosya sanık ve tanıklarının beyanları kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından, sanık hakkında TCK'nun 22/3.maddesinin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,

3-Sanığın fiilden sonraki davranışları olarak; Soma Kömür İşletmeleri A.Ş'ne ait 24/12/2013 karar tarihli ve 1312013 karar sayılı yönetim kurulu kararının savcılık sorgusunda sorumluluk devri şeklinde sanık tarafından kullanılmasına rağmen; söz konusu belgenin sahteliği İstanbul 62.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/119 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılamaya konu edilmiş olup, buna göre sanığın da söz konusu belgeyi suç sonrası kullanmaktan mütevellit eylemi kapsamında İstanbul 62.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/02/2017 tarih,  2015/119 Esas, 2017/82 Karar sayılı ilamı ile Özel Belgede Sahtecilik suçundan TCK'nun 207.maddesi gereğince neticeten 10 ay hapis cezasına makum edildiği görülmekle, bu şekilde somutlaştırılan suçtan sonraki olumsuz davranışlar itibariyle sanık hakkında TCK'nun 62.maddesinde yazılı takdiri indirim nedenlerinin uygulanasına YER OLMADIĞINA,

4-Sanığa atfedilen kusurun asli kusur olarak kabul edilmesi suretiyle suçun işlenmesindeki özellikler; sanık hakkında bütün müşteki ve mağdurları kapsar nitelikte şikayetten vazgeçme bulunmadığından bu suretle dosyaya yansımayan aktif nedametinin buunmaması suretiyle TCK'nun 50/1.maddesi gereğince sanığa hükmedilen hapis cezasınnın seneçek yaptırımlara çevrilmesine YER OLMADIĞINA,

5-Sanık hakkında başkaca arttırım veya indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,

6-Sanığın gözetim ve tutuklulukta geçen sürelerinin TCK.nun 63/1 maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA, 

7-Sanığın belli bir meslek veya sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlemiş olduğu taksirli suçtan hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 3 YIL SÜREYLE RUHSAT SAHİBİ VE RÖDEVANSÇI OLARAK MADEN OCAĞI İŞLETME İCRASINDAN YASAKLANMASINA,

8-Sanığa verilen netice ceza miktarı, sanığın suçtan sonra İstanbul 62.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/02/2017 tarih,  2015/119 Esas, 2017/82 Karar sayılı ve yine stanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2017 tarihli 2014/1477 Esas 2017/205 Karar sayılı ilamlarına konu dosya içeriklerinde sahteliği tespit edilen belgeleri iş bu dosya kapsamında sahte delil olarak kullanmak suretiyle, sanığın hükmün infazından kaçma şüphesinin var olduğu kabul edilerek ve tutuklama haricindeki tedbirlerin yetersiz kalacağı değerlendirilerek sanığın HÜKÜMLE BİRLİKTE TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, hüküm özetleri düzenlenerek Cezaevi Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 

Tutukluluğun devamına dair kararın sanık yakınlarına bildirilmesine, 

Tutukluluğun devamına ilişkin karara, Mahkememize vereceği dilekçe ile 7 gün içerisinde Manisa Nöbetci Ağır Ceza Mahkemesi Nezdinde itiraz etme hakkının olduğunun sanıklara bildirilmesine (bildirildi), 

37) Sanık Alp Gürkan yönünden;

Her ne kadar Sanık Alp Gürkan hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonunda,  sanığın aynı görevde kalmaya devam etmesi durumunda mahkememizce kusurlu hareket olarak tespit edilen hususlardaki sorumluluklarını yerine getirip getirmeyeceği bilinemeyeceğinden, görevden ayrılması ile birlikte, görev yaptığı dönemdeki faaliyetleri ile kaza arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ve olayda kusurlu sayılamayacağının kabulü ile, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın BERAATİNE,