Genel Sağlık-İş: İnsan sağlığı üzerinden küresel sermayeye kaynak aktarılıyor

Genel Sağlık-İş, Şehir Hastaneleri uygulamasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Uluslararası kredi kuruluşları ve şirketlerin yararına olan Şehir Hastaneleri sistemi, insan sağlığı üzerinden küresel sermayeye kaynak aktarımından başka bir şey değildir" denildi.
Cuma, 15 Eylül 2017 09:37

Genel Sağlık-İş, ODTÜ ormanlarının katledilmesine neden olan sağlıkta piyasacılığı içeren Şehir Hastaneleri'yle ilgili açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, "Ülkenin dört yanında birer birer açılan, son olarak uğruna ODTÜ ormanını yok edildiği Şehir Hastanelerinin verdiği zarar sadece çevreyle kalmayacak. Siyasi iktidarın büyük övgü ve gururla tanıttığı Şehir Hastaneleri sistemi, anlatıldığının aksine milli geliri alıp götürecek" denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

'TÜM İŞLEMLER ÖZEL SEKTÖRE BIRAKILACAK'

"Özel şirketlere tahsis edilen Hazine arazisi üzerinde, birden çok devlet hastanesinin bir arada bulunmasını öngören kampüs modeline dayalı Şehir Hastaneleri için devlet sözleşmelerle belirlenmiş süreler boyunca bu yerler için kira ödeyecek. Devletin hem kiracı hem de hizmet alıcı olacağı bu sistemde,"devlet" hastanesini “şirket” yönetecek. Personel maaşları dışında şehir hastanelerindeki hizmetlerin önemli bir kısmı özel sektör tarafından yürütülecek. Laboratuvar hizmetinden ameliyat hizmetine, yatak hizmetinden kantin, otopark işletmesine, hastane dışında taksi durağından kreşe kadar tüm iş ve işlemler özel sektöre bırakılacak.

'İŞLETMECİYE HASTA GARANTİSİ'

Şehir hastaneleri sistemi kapsamındaki bir diğer uygulama ise, yüzde 70 doluluk oranı garantisi. Sağlık Bakanlığı, Şehir Hastaneleri’ni işletecek özel sektöre, doluluk oranının yüzde 70’ini sağlama garantisi veriyor. Türkiye’de tüm hastanelerindeki doluluk ortalaması hali hazırda 69.6 iken, şehir hastanelerinde yüzde 70 “doluluk oranı” garantisi nasıl verilmiştir? Yatak kapasitesinin büyük bir kısmının kullanılamadığı ya da yatak doluluk oranının yetersiz kaldığı hastaneler de bulunduğu da unutulmamalıdır.

Bu noktada, “Doluluk oranının” yüzde 50’lerde kalması durumunda eksik kalan yüzde 20’lik oranın parasının, vatandaşa herhangi hizmet verilmeden işletmeciye ödeneceği ortaya çıkıyor.  Yüzde 70 doluluk oranının gerçekleşmemesi durumunda eksik kalacak oran hangi hasta ve hastalığın esas alınarak tamamlanacağı ise merak konusudur. Garanti edilen hasta doluluk oranının sağlanması için vatandaş gereksiz yere ameliyat edilip hastaneye mi yatırılacaktır?

Uluslararası kredi kuruluşları ve şirketlerin yararına olan Şehir Hastaneleri sistemi, insan sağlığı üzerinden küresel sermayeye kaynak aktarımından başka bir şey değildir."