DİSK 52. yılını işçi sınıfının ayağa kalktığı yerde kutladı

DİSK 52. kuruluş yıldönümünü Türkiye işçi sınıfının ayağa kalktığı yerde, 1961’deki büyük mitinge ev sahipliği yapan Saraçhane’de kutladı. ‘İşçi sınıfı için yeniden ayağa kalkmanın vaktidir’ denilen etkinlikte işçi sınıfının güncel taleplerinden oluşan bir manifesto açıklandı.
soL - Haber Merkezi
Çarşamba, 13 Şubat 2019 20:05

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kuruluşunun 52. yıldönümünü bugün öğle saatlerinde Saraçhane Parkı’nda düzenlenen etkinlikle kutladı. Etkinlikte her kuşaktan DİSK’liler buluştu. 

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada "Bugün burada toplandığımız Saraçhane Meydanı, DİSK’in kuruluşuna giden yolda önemli bir kilometre taşıdır. Burası, Saraçhane Meydanı Türkiye işçi sınıfının ayağa kalktığı yerdir. 31 Aralık 1961’de sendika, toplu sözleşme ve grev hakkını savunmak için on binlerce işçi Saraçhane meydanını doldurdu ve o gün işçiler bir sınıf olarak sahneye çıktılar. Saraçhane mitinginin ve sonrasının giderek yükselen işçi sınıfı hareketinde filizlenen DİSK, 50 yılı aşkın bir süredir bu topraklara kök saldı” dedi.

'İŞÇİ SINIFI İÇİN YENİDEN AYAĞA KALKMA VAKTİ'

Çerkezoğlu “Saraçhane Meydanında, 58 yıl sonra bir kez daha ifade etmek isteriz ki; vakit işçi sınıfı için yeniden ayağa kalkış vaktidir. Çünkü ülkemiz ve dünyamız büyük bir felaketle karşı karşıyadır” diye konuştu.

GREV YASAKLARIYLA ÖVÜNEN CUMHURBAŞKANI

İşçi sınıfı mücadeleleri ve devrimleriyle kazanılan sosyal ve sendikal haklar ve bunlara dayalı toplumsal sözleşmelerin sermaye ve hükümetler tarafından yok edilmekte olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, “Türkiye’de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında kurulan yeni rejim, sermaye birikiminin çıkarları ve kendi iktidarının devamı dışında hiçbir şeyi umursamamaktadır. Hukuk devleti ile birlikte sosyal ve sendikal haklar da tahrip edilmektedir. Grev yasaklamakla, işçilerin anayasal hakları olan grev ve toplu sözleşme düzenini fiilen yok etmekle övünebilen bir Cumhurbaşkanı ve bir siyasi irade ile yönetiliyor olmamız bunun en somut göstergesidir” diye konuştu.

TEMEL TALEPLER

Çerkezoğlu konuşmasının ardından DİSK’in 52. kuruluş yılında işçi sınıfının temel taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • Sendikalı olmak biz işçiler için en temel yasal ve Anayasal haktır. Sendikal örgütlenmenin önünde engel olan işkolu ve işyeri/işletme barajları kaldırılmalıdır.
  • Sendikal nedenli işten çıkarmalara karşı iş güvencesi yaptırımları güçlendirilmeli ve işler hale getirilmelidir.
  • Grev hakkı eksiksiz olarak tanınmalıdır. Grev erteleme adı altında uygulanan grev yasaklarına son verilmelidir.
  • Ücretler enflasyona karşı korunmalı, işçilerin ve tüm çalışanların krize karşı korunması için ücretlere en az enflasyon oranında zam yapılmalıdır.
  • KHK ile yapılan ve başından itibaren bir eşitsizlik ve adaletsizlik yaratan taşeron işçilerin kadroya alınmasında yaşanan ayrımcılığa son verilmelidir. Kamu işçisi olarak kadroya alınmayıp belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilerin yaşadığı mağduriyet ortadan kaldırılmalı ve kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
  • Kamuya ve belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilere ikinci sınıf işçi muamelesi yapılmasından vazgeçilmelidir. 4+4 zam uygulanmasına son verilmeli, kamuya ve belediye şirketlerine geçirilen işçilere aynı işi yapan işçilerle eşit ücret verilmeli ve özgür toplu sözleşme hakları tanınmalıdır.
  • Emekli aylık ve gelirleri enflasyon ve milli gelir artışı dikkate alınarak derhal güncellenmeli, asgari ücretin altında kalan tüm emekli aylık ve gelirleri derhal asgari ücret düzeyine çekilmeli, emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülmeli, yaratılan bu mağduriyet ortadan kaldırılmalıdır.
  • Türkiye dünyanın en adaletsiz vergi sistemlerinden birine sahiptir. Vergilerin dörtte üçü ücretliler ve tüketiciler tarafından ödenmektedir. İşçi sınıfı üzerindeki çifte vergi yüküne son verilmeli, vergideki bu büyük adaletsizlik ortadan kaldırılmalı, asgari ücret tümüyle vergi dışı bırakılmalı ve net olarak ödenmelidir. Yüzde 15’lik ilk dilim vergi oranı yüzde 10’a düşürülmeli, vergi dilimleri en az enflasyon ve milli gelir artışı oranında yükseltilmelidir. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır.
  • Yaşadığımız ekonomik krizin en önemli sonucunun artan işsizlik olacağını bugün ülkeyi yönetenler de kabul ediyor. O nedenle toplu işten çıkarmalar yasaklanmalıdır.
  • İşsizlik Sigortası Fonu siyasal iktidarın arpalığı olmaktan çıkarılmalıdır. İşsizlik sigortasından yaralanmak için son üç yılda 600 gün olan yararlanma koşulu 180 güne indirilmeli ve işsizlik ödeneklerinin miktar ve süresi uzatılmalıdır.
  • Ücret Garanti Fonu uygulaması iyileştirilmeli, işçilerin en az altı aylık ücret alacaklarını ve tüm diğer alacaklarını güvence altına almalıdır.
  • “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.