Çanakkaleli emekçilerden tatile göz diken patrona tepki: Tartışmaya dahi açtırmayacağız

Çanakkaleli emekçiler, yüzyıllarca süren mücadelelerinin eseri olan dinlenme hakkını diline dolayan Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Semizoğlu'na seslendi: Bu hakkımızı tartışmaya dahi açtırmayacağız!
Perşembe, 16 Mayıs 2019 21:50

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Semizoğlu, odanın 2019 yılı mayıs ayı toplantısında kamu çalışanlarını hedef almıştı.

Kamu çalışanlarının çok tatil yaptıklarını söyleyen Semizoğlu; "Kamu çalışanı 2018 yılında 116 gün tatil yapmış, 2019 yılında 118 günlük tatil yapacak. Bu rakamlara baktığımız zaman bizim çalışmamız, bizim üretmemiz mümkün gözükmüyor" demişti.

Semizoğlu'nun açıklamaları Çanakkaleli emekçilerin tepkisini çekti. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), bugün yaptıkları açıklamada ücretli dinlenme hakkının emekçilerin 200 yıllık mücadelelerinin ürünü olduğunu,işçi sınıfının bu haklarından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

KESK ve DİSK'in ortak açıklama metni şöyle;

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk SEMİZOĞLU'na Yanıtımızdır
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısında konuşan oda başkanı Selçuk SEMİZOĞLU emekçileri ve kamu çalışanlarını hedef alarak krizin yükünü üzerimize yıkmak isteyen patronları en iyi şekilde temsil ettiğini göstermiştir. 
Kamu çalışanlarının bir yıl içinde 118 gün tatil yaptığını ve bu kadar tatille ne işverenin ne de devletin ayakta kalamayacağını söyleyen Semizoğlu; insanların da tatil için kamuda çalışmak istediğini söyledi. 
Selçuk Semizoğlu insanların neden kamuda çalışmak istediğini düşündüğünde aklına sadece tatil geliyor.
Evet, tatil emekçilerin yaklaşık 200 yıllık bir mücadelesinin ürünüdür. İşçi sınıfı günlük 8, haftalık 40 saatlik çalışma düzeni için büyük bedeller ödemiş ve elbette bu hakkından geri adım atmak istemeyecektir.
Ancak Semizoğlu'nun düşünmediği başka şeyler de var.
Eğer insanların neden kamuda çalışmak istediğini düşünüyorlarsa özelleştirmelerin ardından özelleşelen sektörlerde çığ gibi büyüyen işçi ölümlerine baksınlar. Emekçiler kamuda çalışmak isterken tatili değil; hayatta kalmayı düşünüyor. İşçinin kıdem tazminatına saldıracaksınız, onları bir gecede tazminatsız işten atmanın yollarını arayacaksınız; sonra da emekçinin özel sektörde çalışmak istememesini eleştireceksiniz. Çanakkale'de sendikalı olduğu için işten çıkartılan yüzlerce işçi varken; patronlar işçinin en temel sendika hakkına dahi tahammül edemezken işçilerin patronların tüm keyfi uygulamalarına tahammül etmesi bekleyeceksiniz.
Semizoğlu biz kamu çalışanlarını da devletin sırtında yük olarak görüyormuş. Belirtelim; kendisinin belirttiği 118 günlük yıllık tatilin 110 güne yakını hafta sonu tatilidir. Kamu çalışanları öğretmenleriyle, sağlık emekçileriyle, büro ve belediye çalışanlarıyla bu ülkenin en ücra köşelerine hizmet götüren tek çalışma koludur. Semizoğlu günde onlarca hasta bakan doktorun, yüzlerce öğrenci ile ilgilenen öğretmenin, toplumun birçok kesimine hizmet üreten kamu çalışanlarının haftada iki günlük tatil hakkına göz dikmektedir. 
Devletin ve ekonominin sırtındaki yük aranacaksa patronlar önce kendilerine bakmalıdır. Yıllarca devletin kasasından ucuza kredi kullanıp devleti zarara uğratan, bu parayla yatırım yapıp işçiyi her türlü kötü koşulda çalıştırarak kârını katlayan; sonra da servetini yurtdışındaki bankalara kaçıranlar ekonomimizin sırtındaki asıl yüktür. 
Kamu çalışanlarına ekonominin sırtında yük diyenler kriz yaklaştığında neden iktidara zorunlu bireysel emeklilik sisteminin gelmesi için yalvarmaktadır?  Her kriz döneminde işsizlik fonlarına, bireysel emeklilik sistemi üzerinden kamu çalışanından zorla alınan paraya göz diken patronlar bu ülkenin emekçilerinin sırtında yüktür. 
Son olarak ekliyoruz; yüzlerce emekçinin hayatına mal olan bir mücadelenin sonucu olarak kazandığımız günde 8, haftada 40 saat çalışma kazanımımızdan geri adım atmayacak; bu hakkımızı tartışmaya dahi açtırmayacağız. Ve evet işçi arkadaşlarımızın da aynı kazanımlarla çalışabilmeleri, güvenceli bir işe, güvenceli bir geleceğe sahip olabilmeleri için mücadelelerinde her zaman yanlarında olacağız.