Arçelik ve Vestel'in kur fırsatçılığı

Arçelik ve Vestel yöneticilerinin beyaz eşya fiyatlarına zam yapılacağını açıkladığı bildirildi. Beyaz eşya üretiminin dörtte üçünün ihraç edildiği, beyaz eşya patronlarının gelirlerinin çok önemli bölümünün döviz bazında oluştuğu dikkate alındığında kur farkını fiyatlara yansıtma çabası fırsatçılık olarak değerlendiriliyor.
soL
Cuma, 31 Ağustos 2018 09:50

Beyaz eşya üreticisi şirketlerin üst düzey yöneticilerinin kurdaki artışın fiyatlara yansıtılacağını söylediği bildirildi. Arçelik CEO'su Hakan Bulgurlu'nun "Kur ve maliyet artışlarını tüketiciye yansıtmak mecburiyetindeyiz" dediği, Vestel İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan'ın da kur farkını tüketiciye az yansıttıklarını iddia ederek "Büyük kısmını sineye çektik" sözlerini sarf ettiği aktarıldı. Almanya'nın başkenti Berlin'de yapılan Tüketici Elektroniği Fuarı IFA'da Cumhuriyet gazetesinden Şehriban Kıraç'ın sorularını yanıtlayan Arçelik CEO'su Bulgurlu, iç pazarda maliyet ve fiyat artışlarına bağlı olarak yüzde 5 civarında daralma beklediklerini söylerken kurun ihracatta avantaj sağladığını, Arçelik'in iş hacminin yüzde 65'inin yurtdışı pazarlardan kaynaklandığını da söyledi. Vestel İcra Kurulu Başkanı Erdoğan da Bulgurlu gibi iç pazarda daralma beklediklerini vurguladı. 

Üretiminin dörtte üçünü ihraç eden beyaz eşya sektörünün kurdan olumsuz etkilendiği argümanı çok tartışmalı görünüyor. 2000-2017 arası gelişim de dikkate alındığında kur ve maliyet artışı gerekçesi daha çok "kur fırsatçılığı" olarak değerlendiriliyor.

BEYAZ EŞYA TEKELLERİNİN 'GLOBALLEŞME' BAŞARISI MI?

Arçelik CEO'su Bulgurlu beyaz eşya üretiminde "ithalat bağımlılığı"nı kaçınılmaz zamların mazereti olarak gösterirken beyaz eşya 2000-2017 döneminin en hızlı büyüyen sektörleri arasında yer alıyor. 2000 yılında beyaz eşya üretimi 5 milyon adet civarındayken 2017 yılında 28 milyon adedin üzerine çıktı. Büyümede ihracat belirleyici rol oynadı, 2000 yılında 2 milyon adet civarında olan ihracat 2017 yılında 20 milyon adedi geçti. İç pazar da 4 milyon adet civarından 8,5 milyon adede kadar çıktı. Arçelik ve Vestel'in "globalleşme" başarısı olarak sunulan bu gelişimde ucuz emekgücü, doğrudan ve dolaylı kamu destekleriyle "ithalata" bağımlı, uluslararası sermayeye değişik avantajlar sağlayan bir üretim yapısının şekillenmesi, Gümrük Birliği anlaşması sonrasında Avrupa'nın "düşük segment" tedarik merkezi haline gelme etkili oldu. Bu muazzam sayısal gelişimin ülke ekonomisine katkısı tartışmalı olmakla birlikte beyaz eşya tekellerine büyük cirolar ve karlar sağladığı görülüyor. 

 

KUR FARKI BEYAZ EŞYA PATRONLARINA DOKUNUR MU?

Beyaz eşya şirketlerinin kur farkını yansıtacaklarını söylüyor ancak Türkiye'nin toplam beyaz eşya üretiminin yüzde 73'ü ihracata yönelik. Öngörülen iç pazar daralması gerekçekleşirse bu oran yüzde 75'i geçebilir. Gelirlerinin zaten çok büyük bölümü döviz olan, yurtdışı pazarlarda hammadde fiyatlarından kaynaklanan artışları fiyatlarına yansıtma olanağı bulunan şirketlerin iç pazarda kur farkını fiyatlara hemen yansıtma çabası karlılıklarında azalmaya tahammüllerinin olmamasından kaynaklanıyor.