AKP'nin 'Hedef sıfır kaza' kampanyası üç ayı geride bıraktı: 582 işçi hayatını kaybetti!

Patron partisi AKP'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 13 Mayıs'ta "Hedef sıfır kaza" kampanyasını başlattı. O tarihten bu yana tam üç ay geçti ve çeşitli iş cinayetlerinde en az 582 işçi hayatını kaybetti. Ölen işçilerin 128'i inşaat sektöründen... İnşaat firmaları AKP eliyle büyütülürken, inşaat işçileri onar onar ölmeye devam ediyor...
Haber Merkezi
Salı, 22 Ağustos 2017 12:26

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 13 Mayıs 2017'de 3. havalimanında "İş Sağlığı ve Güvenliği Hedef Sıfır Deklarasyon" imza töreni düzenlenmişti. İş cinayetlerinin sıfıra indirilmesi hedeflenen kampanya üç ayı geride bıraktı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, bu üç ay süresince yaşanan iş cinayetlerini derledi. Rapora göre 13 Mayıs-12 Ağustos tarihleri arasında çeşitli iş cinayetlerinde en az 582 işçi hayatını kaybetti. 

Kampanyanın başlamasından sonra, 20 Temmuz itibarıyla yeni Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu oldu. Bu değişiklik sonrası "sıfır kaza" projesinin adı duyulmamaya başlandı. Bakanlık bürokratlarının şehir gezileri iptal oldu. İş cinayetleri ise devam etti.

İSİG Meclisi, hazırladığı raporda şu soruları dile getirdi:

  • ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Hedef Sıfır Deklerasyonu’ sadece eski Bakan Mehmet Müezzinoğlu’na ait bir çalışma mıdır?
  • Bu kampanyadan vazgeçildiyse sebebi nedir yok vazgeçilmediyse neler yapılmaktadır?
  • Bu dönemde inşaatlar başta olmak üzere kaç işçi yaşamını yitirmiştir?

İŞTE ÜÇ AYDAKİ İŞ CİNAYETLERİ

AKP'nin "Hedef sıfır kaza" kampanyasını başlattıktan sonra meydana gelen iş cinayetleri şöyle:

REKOR İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

Raporda şu görüşlere yer verildi: 

Sıfır kaza kampanyasının eksenindeki inşaat sektöründe bu üç ayda en az 128 inşaat işçisi yaşamını yitirdi. İş cinayetlerinin 105’ini ulusal ve yerel basından, 16’sını işçinin yakınlarından / iş arkadaşlarından, 6’sını iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarından 1’ini ise inşaat iş kolunda faaliyet gösteren sendikalardan öğrendik.

Burada iki açıklama yapalım: 

1- SGK’den farklı olarak bizler inşaatlardaki ölümlere yapı işleri kapsamındaki bütün mesleklerdeki değil -sendikal örgütlenmeyi esas alarak- iş koluna giren ölümleri alıyoruz. Yani yapı işlerine giren ölümlerden belediye, metal, kimya vb. gibi diğer iş kollarına kaydettiğimiz iş cinayetleri bulunuyor.

2- Bu bakış açısıyla beş yıldır hazırladığımız raporlar çerçevesinde inşaat iş kolundaki ölümler tüm iş kollarındaki iş cinayetlerinin yüzde 25-26’sını oluşturuyor. Bu kampanyanın yazın yapılmış olması ve tarım işkolundaki ölümlerden dolayı inşaatlardaki iş cinayetleri sayısal olarak artsa da oransal olarak azalmış gözüküyor (yüzde 22)

İNŞAAT ŞİRKETLERİ BÜYÜDÜ, İŞÇİLER ÖLDÜ

Her raporumuzda farklı bir hususa değiniyoruz. Bu sefer inşaat şirketlerinin hızlı büyümeleri ve iktidarla ilişkilerine kısaca değineceğiz...

Son 15 yılda inşaat sektörünün hem ekonomi içerisindeki hem de istihdam içerisindeki payında ciddi bir artış yaşandı. Diğer yandan, iş cinayetleri ve kötü çalışma koşulları da sektörün büyümesi ile paralel bir biçimde artmaya devam etti. İnşaatlar AKP iktidarı için hem seçmen çekmek hem de hükümetin kendi sermayesini yaratması anlamında en önemli sektör oldu. Öyle ki, Afet Yasası ve Kentsel Dönüşüm çerçevesinde ekonominin lokomotifi haline getirildi. Sektörün bu denli önemli hale gelmesi devlet katkısı, teşvikler, rant, komisyon ilişkileri ile oldu. Türkiye’de müteahhitlerin iş hacmi 15 yılda yaklaşık 15 kat arttı ve en fazla zengin yaratan sektör oldu. “En zengin 100 Türk” listesindeki 85 ailenin gayrimenkul ve inşaat sektörlerinde yatırımı var. 

İNŞAAT ŞİRKETLERİ İKTİDARA GÜVENİYOR

İnşaat sektöründeki şirketlerin hızlı büyümesinin altındaki en önemli faktörlerden biri hükümet politikaları ve özellikle de rant oldu. Özal tarafından kurulmuş olan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) son yıllarda tamamen bir rant zemini haline getirildi. Kamu arsalarını elinde bulunduran Arsa Ofisi TOKİ bünyesine dahil edildi. Kamu arazisini sınırsız kullanma yetkisi verilen TOKİ, Başbakanlık’a doğrudan bağlı ve denetim dışı dev kuruluş olarak tekrar şekillendirildi. TOKİ eliyle kamu arazileri ihaleye sokuldu. TOKİ’ye bağlı Ekonomik Konut Güvenlik Yatırım Ortaklığı üzerinden 2003’ten 2015’e kadar 81 projenin ihalesi tamamlandı. Bu ihalelerin büyük çoğunluğu ise Ağaoğlu, Varyap, Aşçıoğlu, Kuzu Dumankaya, İhlas, Soyak gibi hükümete yakın müteahhitlik gruplarına verildi. Kamu arsaları hiçbir para harcanmaksızın bir tür sermaye olarak kullanıldığı bir sistem oluşturuldu.

"KAMU-ÖZEL ORTAKLIĞI" ADLI YAĞMA DÜZENEĞİ

Yatırımlarda inşaatın payı giderek arttı ve milyar dolarlık projeler yapılmaya başlandı. Devletin toplam yatırımlarında ise inşaat yüzde 80’in üstünde pay sahibi. 2003’ten itibaren TOKİ’nin konut yatırımları ile başlayan, öteki kamu inşaat yatırımları ile süren inşaat odaklı büyüme ile başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerin arsa rantlarının sermayenin yararına sunulduğu bir dönem başlatıldı. Kamu-Özel Ortaklığı (PPP) modeliyle yaptırılan 3. Havalimanı, 3. Köprü, Körfez Köprüsü, nükleer santraller, sağlık kampüsleri, Avrasya Tüneli gibi milyar dolarlık projelerin yanında TOKİ-Emlak Konut eliyle 500 bin konut yapıldı. Son 12 yılda İstanbul’da konut, ofis, AVM, kentsel altyapı vs ortaklıklarıyla sektöre hükmeden gayrimenkul yatırım ortaklıkları içinde Emlak Konut toplam GYO’ların piyasa değerinin neredeyse yarısına sahip. İş cinayetleriyle anılan Torunlar da ikinci sırada geliyor.

AKP HEP DESTEKLEDİ

Ekonominin lokomotifi haline getirilen inşaat sektörü yalnızca ranta açılan kamu malları üzerinden değil diğer yandan da yasal düzenlemeler ve teşviklerle güçlendirildi. Vergi bağışıklıkları, işverenin prim yüklerini azaltma, tüketimi canlandırma ve kamu yatırımları ile destekleme politikaları sonucu sermayedarlar daha da büyüdü. Kentsel dönüşüm, Mütekabiliyet Yasası, devlet teşviki ve KDV ile ilgili yasal düzenlemeler eliyle şirketlerin zenginliklerine zenginlik katıldı.

AKP'NİN BÜYÜTTÜKLERİ: CENGİZ, LİMAK, KOLİN, KALYON, AĞAOĞLU...

Kamu İhale Kanunu’nda yapılan 140’ı aşkın değişiklikle bu işleyişin yasal dayanağı oluşturuldu. Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi işletilerek idarenin açık ihale yapmak yerine belirli firmaları çağırıp aralarından seçme yoluyla ihale yapabilmesinin önü açıldı. Son dört yılda bu şekilde yürütülen ihalelerde ise Cengiz-Mapa-Limak-Kolin ve Kalyon firmaları karşımıza çıkıyor.
Cengiz, Limak, Kolin, Çalık, Torunlar, Ağaoğlu gibi şirketlerin son yıllardaki hızlı büyümeleri dikkat çekici...

CENGİZ İNŞAAT'IN ÖNLENEMEYEN YÜKSELİŞİ

Dünyanın en büyük müteahhitlik firmaları arasında yer alan Cengiz İnşaat madencilik, inşaat, enerji, turizm gibi pek çok alanda faaliyet gösteriyor. 3. Havalimanı, Ilısu Barajı, Hasankeyf Köprüsü, Artvin Cerattepe Yeşil Yol ve maden işletmesi, Karadeniz Sahil yolu gibi dev ihaleleri hükümet ile olan yakın ilişkisi sayesinde kısa zamanda alan şirket, Eti Alüminyum şirketinin özelleştirme ihalesini kazandıktan sonra Oymapınar Barajı ve Hidroelektrik Santrali’ni de hediye olarak aldı. Özellikle Cerattepe’deki Yeşilyol Projesi ve projeye bağlı maden işletmesiyle ilgili tepkilerin hedefi haline gelen Cengiz İnşaat hakkındaki Meclis araştırması AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. 2010 yılında Cengiz İnşaat’ın 422 milyonluk vergi borcu silindi. Böylece Cengiz İnşaat hükümet desteği ile bünyesinde 35 şirket barındıran büyük bir sermaye grubu haline geldi. 

Bir başka şirket de ülkenin her yanında HES, otoyol ve termik santral ihalelerini kazanan Kolin İnşaat. Aynı zamanda 22 milyar avroyla ihalesi kazanılan 3. Havalimanı ihalesinin konsorsiyumda (Limak-Cengiz) yer alan diğer şirketlerden biri. Soma’nın Yırca Köyü’nde termik santral kurarak zeytinlikleri talan etme girişimiyle adından söz edilen Kolin İnşaat’ın ortaklarından biri Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım. Kolin İnşaat Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı döneminde otoyol ihalelerinin pek çoğunu almıştı.

TOKİ’den ihale alan bir başka şirket olan Çalık Grubu aynı zamanda hükümete yakın medyayı da elinde bulunduruyor. Holdingin başındaki isim olan Ahmet Çalık’ın hükümetle yakın ilişkileri bulunurken holdingin uzun süre genel müdürlüğünü yapan Cumhurbaşkanının damadı Berat Albayrak ardından AKP’nin Enerji Bakanı oldu. 

AKP’nin arkasındaki dev inşaat güçlerinden Torunlar da özellikle İstanbul’da pek çok büyük projenin ihalesini aldı. AKP döneminde olağanüstü bir büyüme gösteren Torunlar 10 işçinin öldüğü iş cinayetiyle adından söz ettirdi.

İnşaat patronlarından Ağaoğlu da hükümete yakın isimlerden. Sahip olduğu arazilerin toplam değeri 2 milyar doların çok daha üzerinde. Ağaoğlu katıldığı bir programda deniz kumundan, hurdacıdan aldıkları demirlerden bina yaptıklarını itiraf etmişti.