Vatandaşın cebi deniz, yemeyen domuz

Daha geçen yıl fiyatlandırma mekanizması değiştirilen elektrikte, yeni bir düzenleme için düğmeye basıldı. KİT borçlarının yükünün halka doğrudan yansıtılmasından korkuluyor.
Pazar, 21 Haziran 2009 10:30

soL (Aşkın Süzük) AKP hükümeti, geçen yıl değiştirdiği elektrik fiyatlama mekanizmasını yeniden düzenlemeye hazırlanıyor. Hükümetin, elektrik fiyatlarının belirlendiği mekanizmanın yenilenmesi için Hazine ve ilgili kurumlara çalışma yapılması talimatı verdiği belirtiliyor.

Sistemin daha iyi çalışması için başlatıldığı belirtilen çalışmanın perde arkasında ise enerji KİT'lerinin açıklarının vatandaşa yansıtılma biçiminin değiştirilmesi yatıyor. Değişiklikle, vatandaş enerji KİT'lerinin birbirlerine ait olan borçlarının yükünü doğrudan sırtlanmak durumunda kalacak.

Enerjide otomatik fiyatlandırma mekanizmaya geçilen Temmuz 2008'den bugüne yapılan zamlarla vatandaş elektriği yüzde 20'nin üzerinde bir maliyetle tüketiyor. Doğal gaza gelen zamlarla ise toplam enerji faturası yüzde 50'lerin üzerinde.

Bu zamları belirleyen sistemin daha iyi işlemesi için yapılan çalışmanın sonuçları merakla beklenirken, halka yeni "faturaların" çıkarılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Elektrik nasıl fiyatlandırılıyor?
Elektrik fiyatları halen, Yüksek Planlama Kurulunun 14/02/2008 tarihli kararı ve Hazine Müsteşarlığının Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi ile düzenleniyor. Söz konusu iki düzenleme ile, 1 Temmuz 2008'den itibaren enerji KİT'lerinin uygulayacağı fiyatlar, bu KİT'lerin maliyetlerindeki değişimlere ve döviz kuru, petrol fiyatı, TEFE ve TÜFE gibi değişkenlerin DPT'nin hesapladığı yılsonu varsayımlarına bağlı hale getirildi.

Böylece Türkiye, tüketeceği kömür, doğal gaz ve elektrik fiyatlarının tümüyle piyasa koşulları tarafından belirleneceği bir düzene geçmiş oldu.

Elektrik fiyatları, 1 Ocak, 1 Nisan, 1 Temmuz ve 1 Ekim olmak üzere 3 ayda bir yeniden belirleniyor.

Şeytan ayrıntıda gizlidir
Maliyet bazlı fiyatlandırma sisteminde bir başka ayrıntı daha bulunuyor. Enerji KİT'leri maliyetlerine göre fiyatlarını belirlerken yıllık kâr ile faiz dışı fazla hedefinde ciddi bir sapma olması durumunda, fiyatların oluşumunda "maliyet dışı faktörler" devreye girebilecek.

Yani enerji KİT'lerinin borçluluğu, kârsızlığı vb. durumlar doğrudan halkın elektrik faturalarına yansıtılabilecek.

Nitekim TETAŞ şirketin açıkları nedeniyle, TEDAŞ'a sattığı elektrik fiyatını Temmuz ayında indirmeme kararı aldı. Oysa, elektriğin üretim maliyetleri Nisandan bu yana, hem doğal gaz alım maliyetinin azalması hem de döviz kurunun öngörülere göre daha düşük bir seviyede oluşması nedeniyle düşmüştü.

Bilindiği gibi enerji KİT'lerinin borçları ve bu borçlar nedeniyle oluşan açıkları büyük ölçüde, yine diğer kamu şirketlerinden tahsil edemediği alacaklarından oluşuyor.

Vatandaş elektriği TEDAŞ'tan, TEDAŞ ise TETAŞ ve EÜAŞ'tan satın alıyor. EÜAŞ ise elektrik üretirken kullandığı doğal gazı BOTAŞ'tan temin ediyor. Dolayısıyla elektrik fiyatları belirlenirken bu zincirdeki tüm enerji şirketlerinin açıkları, elektrik faturalarına yansıyabiliyor.

Örneğin, Ankara Belediyesinin BOTAŞ'a borçlarının da neden olduğu açık, elektrik faturalarına zincirleme şekilde yansıtılabiliyor.

Halk yanlış enerji politikalarının faturasını ödeyecek
AKP hükümeti, enerjide otomatik fiyatlandırma mekanizmasına geçilmesinin üzerinden 1 yıl geçmemişken, sistemin yeniden düzenlenmesine karar verdi. İlgili kurumlara bu konuda çalışma yapmaları talimatı veren hükümetin, enerji KİT'lerinin borçlarından dolayı oluşan artı maliyeti zam dışında bir yöntemle vatandaşa yansıtılmasını istediği belirtiliyor.

Zam dışındaki yöntemin ne olabileceği merak konusu olurken, hükümetin KİT açıklarını halkın sırtına yüklemek için fiyatlandırma sistemini mükemmelleştirmeye çalıştığı ifade ediliyor. Keza, yeni çalışmanın amacı KİT açıklarının faturaya yansıma biçiminin değiştirilmesi olarak açıklandı.

Ödediği vergilerle hükümet bütçesini finanse eden vatandaş, bu yetmiyormuş gibi yanlış enerji politikaları ve kamu alacaklarının tahsil edilmemesi nedeniyle oluşan kamu açıklarını da finanse etmeye devam edecek.