Sayfa yolu
Merkel 'yardım etmem' diyor
Yayın Tarihi: 04.03.2010 , 13:38 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
AB'nin, Yunanistan'a doğrudan para yardımı yapma ihtimali giderek azalıyor. Bu konuda ülke içinden ciddi baskı gören Alman Şansölyesi Angela Merkel'in prestij kaygısını bir kenara bırakıp “İMF devreye girebilir” anlamında ifadeler kullanması da ibret verici bulundu.
Dünkü bakanlar kurulu toplantısı sonrasında Yunan hükümetinden ek önlemler paketi açıklaması gelmişti. Açıklamada izin ve bayram parası olarak yılda iki-üç maaş ikramiye alan kamu emekçilerinin yaklaşık üçte bir oranında kesintiye uğrayacağı, benzin, telefon, sigara, içki gibi ürünlere uygulanan dolaylı vergilerin yüksek oranda artırılacağı ilan edilmişti. Kamu emekçileri sendikalarının kısa süre içinde, direniş ve genel grev takvimini kesinleştirmesi bekleniyor.
PAME'nin çağrısıyla toplanan göstericilerin Maliye Bakanlığı binasını işgal etmesi ve önemli bazı anayolları kapatmasından sonra 'tercihini' netleştiren PASOK hükümetinin İMF'sinden AB'sine, ABD'sine kadar her türlü dış desteğe çok daha fazla ihtiyacı var.
Hükümet, ayrıca dünkü açıklamasında doğrudan para yardımına değil, borçlarını düşük maliyetle çevirebilmek için siyasi desteğe ihtiyacı olduğunu açıklamıştı. Papandreu, olan biteni hâlâ spekülatörlerin komplosu olarak yansıtarak ulusal birlik çağrıları yapmaya devam ediyor. Diğer taraftan borç, vergi ve harcama verilerinin sağlıklı olmadığı, AB mevzuatını aşmak için çeşitli dolambaçlı yollara hatta hileye başvurulduğu ortaya çıkmış olduğundan durum içinden çıkılmaz bir ikileme saplanmış durumda.
İkilemin bir bacağında eğer Yunanistan kurtarılırsa, diğer aşırı borçlu üyelerin de yardım talep etme meşruiyetine kavuşacakları, sonuçta gelişkin AB üyeleri hükümetlerinin oy kaybedecekleri korkusu var. Diğer bacağında ise eğer yeterince desteklenmezse, Yunanistan'ın borçlarını askıya almasıyla sonuçlanacak gelişmelerin avro sistemini felç edeceği ve siyasal birlik hedefini tümden iptal edeceği korkusu bulunuyor.
Açıklanan yaklaşık 5 milyar avroluk önlem paketinin yarısını harcama kısıntıları, yarısını da ek vergiler oluşturuyor. Hazinenin borç geri ödemelerinde kullanılmak üzere sadece Nisan ve Mayıs ayları için 20 milyar dolara ihtiyaç duyduğu ve bu koşullar altında hükümetin tek yol olarak gördüğün yeniden borçlanmanın emekçileri ve tüm ekonomiyi tefecilerin eline teslim etmek anlamına geldiği ortada. Çünkü “aşırı riskli” olarak görülen Yunanistan'a uluslararası sermayenin çok yüksek faizle borç vermesi bekleniyor. Hükümetin tek umudunun, AB'nin ya da İMF'nin normal piyasa faiziyle borç vermesi olduğu anlaşılıyor.
(soL - Ekonomi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.