Meğer finans krizi "ahlaki tehlike ve ters seçim"denmiş!

Nobel Ödüllü iktisatçı Roger Myerson'a göre, finans krizinin nedeni “ahlaki tehlike ve ters seçim”. Ünlü iktisatçının ahlaki açıdan krizi açıklama çabası beyhude bir girişim olarak değerlendirilirken, krizin asıl nedeninin bizzat kapitalizmin ahlaksızlığı olduğu bilinen bir gerçeklik.
Perşembe, 26 Temmuz 2012 22:27

2007 Nobel Ekonomi Ödüllü bilim adamı Roger Myerson, yaptığı açıklamada finansal krizlerin ortaya çıkış nedeninin “ahlaki tehlike ve ters seçim” olduğunu ileri sürdü. Burjuva iktisatçının kapitalizmin krizini ahlaki temeller ve yanlış seçimlerle açıklama girişimi finans kapitali aklama çabaları olarak yorumlandı.

Oyun Teorisi Cemiyeti 4. Dünya Kongresi kapsamında İMKB'de düzenlenen konferansın ardından röportaj veren Roger Myerson, ''Ahlaki Tehlike'' probleminin mevcut finansal sistemin tam orta noktasında bulunduğunu iddia etti.

"Bankalar iyi müşteri ile kötü müşterileri ayıramıyor"
Myerson’un tezine göre, bankaların güvenli borç alıcılar ile güvensiz borç alıcıları ayırt edememeleri pazarlanabilir menkul kıymetleri risk altına sokuyor. Ayrıca bankaların gereksiz yere daha fazla sermaye satması da ters seçim problemini ortaya çıkarıyor.

Yine Myerson’un argümanlarıyla devam edersek ters seçim problemi, bankaların iyi müşteriler ile kötü müşterileri çeşitli nedenlerden dolayı ayıramaması ve tüm kredi kullananlara aynı faiz oranından kredi vermesi sonucu meydana gelmekte. Myerson’a göre, finansal kurumların ''Nasıl olsa kurtulacağım'' inancından doğan ahlâki tehlike probleminin bankaların aşırı risk üstlenerek genel krizi tetiklemesinden kaynaklanıyor.

Krizin nedeni “yanlış seçim ve ahlaki tehlike” değil, bizzat kapitalizmin ahlaksızlığıdır
Oysaki bugün finansal kriz diye bilinen olgunun kapitalizmin doğasına içkin bir semptom olduğu tartışmasız bir gerçeklik. Bu semptomun temelinde yatan ise kapitalizmin ta kendisidir. Marx’ın ortaya koyduğu üzere sermayenin birbirine karşı sonu olmayan rekabet savaşımı kapitalizmin nesnel yasaları arasında yer alır.

1980’lerden itibaren hegemonyasını inşa eden neo-liberal ideolojinin kuralsız finans dünyası, şişen gayrimenkul balonu, artan tüketici borçları, aşırı kâr ihtirası, kapitalistler arasındaki amansız rekabet ve büyük kârlar elde etmek için kimi bankaların insanlara borç vermek için yarışmaları bu krizin temel nedenleri olarak sıralanabilir. Dolayısıyla krizin nedeni “yanlış seçim veya ahlaki tehlike” değil, bizzat kapitalizmin ahlaksızlığına dayanır.

Burjuva iktisadı ise söz konusu bu gerçekliğin üzerini örterek “kurtarma, borç verme ve kemer sıkma” gibi yöntemlerle finansal krizi onararak kapitalizmi yeniden inşa etmeyi amaçlıyor. Burjuva iktisadı kapitalizmi sürdürmek için bu klasik metotlara başvurmakta bir beis görmese de, bugünkü finansal kriz kapitalizme içkindir ve bu krizin aşılması ise ancak kapitalizmin ötesine geçilmesiyle mümkündür.

(soL-Ekonomi)