Krizsever Derviş!

Kemal Derviş, ekonomik krizden çıkış için tüm dünyaya dört maddelik bir reçete önerdi. Piyasacılıkta aşırıya kaçıldığı “uyarısı” yapan Derviş, insanların “yıkıcılıklarının” önlenmesine de dikkat çekti.
Salı, 24 Mart 2009 09:30

soL (HABER MERKEZİ) Kemal Derviş, ekonomik krize karşı kamu harcamalarının devreye girmesini ve "yıkıcı bir umutsuzluğa" sürüklenmemeleri için yoksullara yardım edilmesini önerdi.

2001 yılında yaşanan kriz sırasında Türkiye'ye gelerek devlet bakanlığı görevini üstlenen ve birçok yorumcuya göre bugünkü AKP hükümetinin ekonomik politikalarının temellerini atan Kemal Derviş, Financial Times'ta yayınlanan makalesinde, küresel ekonomik krizin derinleştiğine dikkat çekerken, dört unsurun gerçekleşmesi kaydıyla oldukça hızlı bir canlanmanın mümkün olacağını savundu. Derviş, bu unsurları, finans sektörünün bilançolarının kamu otoritesince yeniden yapılanması, gerileyen özel talebin yerine kamu harcamalarına ağırlık verilmesi, tüm bunlar için uluslararası işbirliği yapılması ve en yoksul insanlara yardım olarak sıraladı.

BM Kalkınma Programı'nın başkanlığından geçen ay ayrılan ve Vaşington'daki Brookings Enstitüsü ile Sabancı Üniversitesi'nde çalışmaya başlayacak olan Derviş, Financial Times gazetesinde yayınlanan makalesinde, "Derinleştiği sırada ekonomik krizin sonundan söz ediyoruz. Ekonomik projeksiyonların sürekli düşürülmesi gerekli oldu. Halbuki, dört unsurun gerçekleşmesi kaydıyla, göreli olarak hızlı bir canlanma mümkündür" diye yazdı.

Derviş bu şartları şöyle sıraladı:
"Daha fazla beklemeden kamu otoritelerince finansal sektördeki bilançolar, gerekli olduğunda da bankalara el konularak, yeniden yapılanmalı ve yazılmalı.

"-Gerileyen özel harcamalarının yerine kamu harcamaları devreye girmeli.

"-Bunlar, uluslararası işbirliği içerisinde gerçekleşmeli.

"-Yıkıcı bir umutsuzluğa sürüklenmemeleri için en savunmasız insanlara yardım yapılmalı."

Kemal Derviş, bütün bunların tam zamanında yapılması şartıyla büyümenin 2010 yılında yeniden başlayabileceğini belirtirken, "Bu iyimser senaryoda bile dünya geri dönülmez bir biçimde değişmiş olacak" uyarısını da yaptı.

Gelişmelerin zorlamasıyla hükümetlerin rolünün daha da artacağını belirten ve piyasaların kamu politikaları olmadan kendi kendilerini düzenleyebileceği fikrinin tüm saygınlığını kaybettiğini vurgulayan Derviş, 1980'li yılların başından beri etkisini gösteren "fundamentalist piyasa ideolojisinin aşırı biçiminin artık çöktüğünü" de dile getirdi.