Sayfa yolu
Koç yöneticisi Pierer’e büyük darbe
Yayın Tarihi: 23.10.2009 , 20:23 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Sadece Almanya’nın değil dünyanın en büyük sanayi gruplarından Siemens’in eski ve Koç Grubu’nun “görece yeni” yöneticisi Heinrich von Pierer’in boğazındaki “rüşvet ilmeği” giderek sıkışıyor. Dünyanın birçok ülkesinde “kara kasalar” oluşturduğu, milyarlarca avro tutarında rüşveti kuşkulu kanallar üzerinden “sipariş sahiplerine” aktardığı ileri sürülen Siemens şirketinin eski Yönetim Kurulu Başkanı Heinrich von Pierer, Alman ekonomik suçlar tarihinin en büyük skandalının başkahramanı olarak tepkileri üzerinde toplamayı sürdürüyor. Pierer’in karanlık kanallar kurmak, rüşvetle ihale almak ve dünyanın her yerine bu fonları dağıtmak gibi “kabahat ve suçlar” nedeniyle cezalandırılması bekleniyor. Süddeutsche Zeitung başta olmak üzere Alman basını, Münih Savcılığı’nın Heinrich von Pierer’e para cezası verilmesinde kararlı olduğunu, bu doğrultudaki sinyallerin Siemens Denetleme Kurulu’na kadar geldiğini bildirdi.
1992 yılından beri yönetim kurulu üyesi olarak yönettiği Siemens’in CEO’luğunu 2005 yılında Klaus Kleinfeld’e devreden Pierer’in, “şirketin bir numarası” olduğu dönemde görevinin gereklerini yerine getirmeyerek rüşvet kanallarının yolunu açtığı ileri sürülüyor. Savcılığın 1 milyon avro tutarında bir para cezasında ısrarlı olduğu iddia ediliyor. Ancak bunun sadece bir “ilk adım” olacağı, Pierer’in asıl neden olduğu zarar nedeniyle tazminat ödemesi gerekeceği belirtiliyor. Şirket yönetimiyle Pierer arasında bu konudaki sürtüşmenin yeni boyutlar kazandığı biliniyor.
Siemens’in, aralarında Türkiye’nin de olduğu dünyanın birçok bölgesinde rüşvet dağıtarak ayrıcalıklar elde ettiği, sadece 2000 yılıyla 2006 yılları arasında 1.4 milyar avro tutarında bir paranın “karanlık kanallara” aktarıldığı saptanmıştı. Bu tür yolsuzlukların neden olduğu zararları Siemens, 1.2 milyar avro para cezası ödeyerek kısmen karşılamaya çalışmıştı. Siemens, şimdi de Heinrich von Pierer’den 6 milyon avro tazminat talebinde bulunuyor. Ancak Pierer’in bu talebi reddettiği, o durumda da tüm mal varlığıyla yargıç karşısın çıkabileceği bildiriliyor.
1992-2005 yılları arasında Siemens Yönetim Kurulu Başkanlığı ve CEO’luk yapan, 2005-2007 yılları arasında da şirketin Denetim Kurulu Başkanlığı’nı üstelenen Heinrich von Pierer, bir buçuk yıl kadar önce, adeta apar topar Koç Grubu Yönetim Kurulu üyeliğine getirilmişti. Alman tarihinin en büyük ekonomik suç skandalının bir numaralı aktörü olarak görülmesine ve anlaşıldığı kadarıyla ABD kaynaklı bir girişimin de başhedefi olmasına rağmen, Koç Grubu’nun bu skandalla bağları konusunda Türk medyasında ve dış basında dikkate değer bir değerlendirme olmamıştı.
Ancak, Koç yöneticisi Pierer’in, etrafındaki çember her geçen gün biraz daha daralmasına rağmen “bağımsız Türk medyasında” neredeyse tek bir sözcükle gündeme gelmemesi, sadece Koç’un gücüne bağlanamıyor. 19’uncu yüzyılın ikinci yarısından beri Türkiye topraklarında faal olan bu dev şirketin, son yıllarda, Koç’un yanı sıra, ordu ihaleleri üzerinden de değişik çevrelerle bağlantılar kurduğu, bu çevrelere belediyeler aracılığıyla son 15 yılda iyice palazlanan dinci zenginleri de kattığı biliniyor. Özellikle dinci kadroların eline geçen belediyelerin altyapı yatırımları üzerinden Siemens’in yeni ilişkiler kurduğu gözleniyor. Dolayısıyla Heinrich von Pierer gibi, Koç’u ve Silahlı Kuvvetleri rahatça “vurabilecek” bir skandal kahramanının, bu kadar başarılı bir suskunlukla geçiştirilmesi “yemlenen çevrelerin genişliğine bir kanıt olarak” gösteriliyor. Karanlık fonların Türkiye’de neredeyse her sektöre ve her kesime yeterince dağıtıldığı sanılıyor.
Heinrich von Pierer olayının kasımın ilk haftasında yeni boyutlar alması bekleniyor. Özellikle Amerikalı hisse sahiplerinin Pierer’in cezalandırılmasında ısrarlı olması dikkat çekiyor. Pierer, para cezası ve zararların tazmini gibi 5-6 milyon avroluk talepleri reddederse, mahkeme önünde tüm mal varlığıyla sorumlu olarak hesap vermek zorunda kalacak. Siemens’in eski yöneticisi, zaman zaman yaptığı açıklamalarda, iş dünyasındaki genel ilkeler ve geçerli eğilimlerin hiçbiriyle çelişmediğini iddia ediyordu. Pierer’in, güçlü şirketiyle bu kadar açık bir sürtüşmeye girebilmesi, elinde ciddi kozlar olmasına bağlanıyor.
Siemens’in “karanlık kanallar ve rüşvet kasaları” ile ilgili “kirli çamaşırlarının” kamuoyu önünde yıkanması halinde, tehlikeli bağlantıların ortaya çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor. Skandalın büyüklüğüne rağmen, Türk medyasında Koç yöneticisiyle ilgili hiçbir haberin çıkmaması bu açıdan da “manidar” kabul ediliyor.
(soL - Münih)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.