Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hükümet 'İMF'siz idare ederim' dedi

Hazine'den yapılan açıklamada İMF ile görüşmelerin devam için 'madde 4' görüşmelerinin sonucunun bekleneceği belirtildi. Bu, yeni bir anlaşmanın yaz aylarından önce yapılmasının mümkün olmadığı anlamına geliyor.

Yayın Tarihi: 10.03.2010 , 14:52 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılan basın açıklamasında, “Uluslararası Para Fonu'ndan (İMF) bir heyet, 24-25 Nisan tarihlerinde yapılacak İMF-Dünya Bankası bahar toplantılarının ardından Madde 4 görüşmelerini yürütmek üzere ülkemize davet edilmiştir” ifadesi kullanıldı.

Bu ifade, İMF ile iki yıldır sürdürülen yeni bir stand-by anlaşması imzalama girişimlerinin en azından yaz aylarına kadar sona erdiği anlamına geliyor. Madde 4, yılda bir kez “istişare toplantısı” yapılması, yani ekonomik verilerin gözden geçirilmesi ve fikir beyan edilmesi anlamına geliyor. Mayıs'ta gerçekleşecek olan bu toplantının sonrasında yeni bir anlaşma kararı çıkmasının yaz ortasını bulabileceği anlaşılıyor. Bu tarihe kadar da muhtemel bir kredi ilişkisi gündemden düşmüş oluyor.

Türkiye'de spekülatif yatırım yapan bir kısım para yöneticisi, İMF ile anlaşma olmamasının sorun yaratacağını iddia ediyorlardı. Ancak 2008 başlarından beri bir türlü gerçekleşmeyen yeni anlaşmanın ve tarafların karşılıklı açıklamalarının komedi noktasına varmasının, piyasaları fazla rahatsız etmediği gözlenmişti. Döviz piyasasında bugünkü açıklamanın etkisi de dolarda binde üçlük bir yukarı harekette sınırlı kaldı.
İMF, senaryonun iyisinde de kötüsünde de önemsizleşti

“Piyasa yorumcusu” niteliği taşımayan birçok iktisatçı, Türkiye'nin içine girdiği yeniden yapılanma sürecinin uzun vadeli riskleri artırdığını, kısa vadede ise para çevreleri tarafından desteklendiği ileri sürüyor. Nitekim geçen yıl, yurtdışından ciddi bir nakit girişi olmuş ve AKP “kriz teğet geçiyor” söylemini bunun yarattığı güvene dayandırmıştı.

Aynı iktisatçılar, kısa vadeli bu rahatlığın İMF'ye olan bağımlılığı ortadan kaldırdığını, uzun vadeli risklerin gerçekleşmesi durumunda ise zaten ülkeyi ortaya çıkacak kaostan İMF'nin kurtaramayacağını, dolayısıyla her iki durumda da İMF'nin önemsizleştiğini iddia ediyorlar.

Bu arada ABD'nin krizde kurtarılan en büyük bankası Citigroup'un Türkiye yatırımlarından sorumlu yöneticisi, ülkeye bir ilâ iki yıl içinde yatırım derecelendirme kuruluşları tarafından “yatırım yapılabilir” not verileceğine inandığını açıkladı. Açıklamadaki şu ifadeler dikkat çekti: “Türkiye'nin ciddi bir kabuk değiştirmesi var. Türkiye'nin ileriye dönük beklentilerinin olumlu olması için geçmişten çok daha fazla sebebimiz var.” Yatırım yapılabilir not, Türkiye için gelişmiş kapitalist ekonomilerdeki dev emeklilik ve yatırım fonlarının girişi anlamına geliyor. Diğer yandan avronun AB'nin içinde bulunduğu zorluklar nedeniyle değer yitirmeye başlaması, Türkiye'nin düşük katma değerli ürün ihracatı üzerine kurduğu hassas dengeleri sarsmaya aday. Uzmanlar, İMF'sizliğin etkisinin ne olacağının bugünlerde değil, önümüzdeki dönemdeki çalkantılar esnasında ortaya çıkacağı yorumunda birleştiler.
(soL - Ekonomi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.