G-20’de ilkler için başlangıç

Binlerce kişinin protesto ettiği zirvede bir kişi yaşamını yaşamını yitirirken, liderler dünya ekonomisinin geleceğine yön verecek kararları açıkladı. Bundan böyle mali kurumların daha sıkı denetlenmesi ile kredi koşullarının daha sıkı kurallara bağlanması söz konusu.
Cuma, 03 Nisan 2009 11:09

soL (HABER MERKEZİ) Dünya ekonomisinin geleceğini şekillendirecek olan görüşlerin ele alındığı G-20 Zirvesi'nden tarihi kararlar çıkarken gerçekleştirilen protestolar bir kişinin ölümü ile sonuçlandı.

Zirve öncesinde krize karşı alınacak önlemler başlığında ABD ile İngiltere, Fransa ve Almanya arasındaki görüş farklılıkları öne çıkarken, Çin'in ABD dolarının kullanımı dışında farklı para birimlerinin kullanımını önermesi de gündemin ilk sıralarında yer almıştı.

Fransa ve Almanya daha sıkı finansal düzenlemelere öncelik tanınmasını savunurken, ABD ve İngiltere kurtarma paketlerinin miktarının artırılması düşüncesinde idi.

ABD Başkanı Barack Obama, zirve sonrası yaptığı basın toplantısında G20 Zirvesi'ni "tarihi bir olay" olarak nitelendirdi ve çok önemli kararlar aldıklarını söyledi.

İlk ortak karar ...
Yapılan açıklamalara göre mali piyasalara yönelik daha sıkı kuralların yürürlüğe girmesi söz konusu olacak. G-20 ülkelerinin bu başlıkta ortaklaşması tarihi bir karar olarak açıklandı.

Zirvede alınan kararları kamuoyuna duyuran İngiltere Başbakanı Gordon Brown da "Dünya resesyonla mücadele için bir araya geldi. Yeni bir dünya düzeni kuruluyor" saptamasında bulundu.

ABD ve İngitere'nin önerileri, 2 trilyon dolarlık bir paket açıklanması ve piyasalara sıcak para enjeksiyonunun vergi indirimi yoluyla yapılması olarak belirlenmişti. Fransa ve Almanya ise hedge fonlarının ve kredi derecelendirme kuruluşlarının daha sıkı izlenmesi ve banka hesaplarındaki gizliliği bozmamakta direnen vergi cennetlerinin ve faaliyetlerinin açık edilmesi gibi somut düzenleme ve denetleme önlemlerinin alınmasını üzerinde duruyordu.

Böylelikle mali kurumların işlem yaparken daha sıkı kurallara bağlı kalacak ve de mali kurumların istediği işlemi gerçekleştirme koşulları ortadan kalkacak. Bankalar, verecekleri krediye oranla çok daha fazla sermaye bulundurmak zorunda kalacak. Bu da kredi mekanizmasının daha ağır işlemesi ve de isteyen herkese kredi verilmeyeceği anlamına geliyor.

Bu uygulamalara ek olarak, "vergi cennetlerinin" üzerine gidileceği, bankaların tehlikeli anlaşmalar yapan personelini ödüllendirmesini önleneceği, kredi derecelendirme kuruluşlarının daha yakından denetleneceği, bankaların karlarını ve zararlarını açıkladıkları sistemin de değiştirileceği belirtiliyor.

Açıklanan uygulamalar aynı zamanda küreselleşme sürecinin önemli bir farklılığı olarak tanımlanan finansal liberalizasyon politikalarının sonu olarak da değerlendiriliyor.

IMF kaynakları artırıldı
Brown'un yaptığı açıklamaya göre G20 ülkeleri üzerinde anlaştıkları bir diğer konu mali kaynakların artırılması oldu.

Ülkeler için gerekli ek kaynak IMF gibi çok uluslu kuruluşlar üzerinden sağlanacak.

IMF'ye aktarılacak ek kaynak miktarı, 750 milyar doları bulabilecek. Bu kapsamda ekonomik sorunlar yaşayan ülkelere yardım edilmesi için 500 milyar dolar ayrılacak. IMF'nin sahip olacağı ve dünyanın en fakir ülkelerinin yararlanabileceği kaynak miktarı da 250 milyara çıkarıldı.

Brown IMF'ye aktarılacak yeni meblağın 40 milyar dolarını Çin'in, 100 milyar dolarını Avrupa Birliği'nin, 100 milyar dolarını da Japonya'nın karşılayacağını söyledi. Ancak uzmanlar bu kaynağın nasıl ve kimler için paylaşılacağının belirsizliğini koruduğuna dikkat çekiyorlar.

Bunun dışında, G20 ülkeleri ticareti de küresel düzeyde artırmak için 250 milyar dolar harcama tahadütünde bulundu. Bunlar dışında uluslararası çeşitli kalkınma bankaları, dünyanın en fakir ülkelerine toplam 100 milyar dolar kredi verebilecek.

IMF de, rezervlerindeki altının bir bölümünü satıp 6 milyar dolar gelir elde edecek ve bu geliri yine dünyanın en fakir ülkelerine kredi akışını artırmak için kullanacak.

Rusya'nın farklı bir para birimi görüşünün alınan kararlar arasında yer almadığı görülürken, ticareti teşvik politikalarının gündeme alınması ile korumacı politikaların geri plana itildiği iddia edildi.

Fidel 'den zirve yorumu
G20 Zirvesi ile ilgili görüşlerini aktaran Küba eski devlet başkanı Fidel Castro, zirveye dünyanın en büyük 20 ekonomisinin katılacağını 180 ülkenin zirvede temsil edilmediğine dikkat çekti.

"Esasen büyüme haklarının lehine ve mali krize karşı mücadele veren gelişmiş ülkeler ve bunların da batılı olanları arasında her seferinde derin çelişkiler ortaya çıkar"ifadelerini kullanan Fidel, çözüm önerilerinin tüm ülkeleri kapsaması gerektiğini belirtti.

Protestolarda binler ve bir ölüm
Londra'da alınan önlemlere rağmen binlerce kişinin katıldığı protestolar da zirve boyunca sürdü.

Bank of England bölgesinin yakınlarındaki göstericilerin arasında bir kişinin ölü bulunduğu açıklandı. Sokakta birden yere yığıldığı görülen göstericiye müdahale eden iki polis memurunun ambülans çağırdığı, göstericinin hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu belirtilirken, polis göstericinin ölüm nedeni hakkında açıklama yapmadı. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen eylemciler, 'Bankalardan nefret ediyoruz', 'İnsanlar kardan önce gelir', 'Irak ve Afganistan'dan çıkın' yazılı pankartlar taşıdılar. Onlarca kişinin de yaralandığı gösterilerde İngiliz polisinin göstericilere müdahale ettiği görüldü.