Erdoğan coştu, ekonomistler 'şaka' dedi: 'Eurozone olmazsa, TL-zone kurarız'

AB'deki ekonomik krizi fırsata çevirerek hamaset malzemesi yapan Erdoğan, son olarak “Eurozone yoksa TL-zone kurarız” dedi. “Eurozone” uygulamasına karşılık TL-zone kuracağını iddia eden Erdoğan’ın bu sözleri, ekonomistler tarafından şaka olarak yorumlandı.
Çarşamba, 31 Ekim 2012 14:07

Bir süredir Avrupa Birliği’nin ekonomik kriz ile mücadele etmesini fırsat bilen AKP hükümeti daha özelde ise Başbakan Erdoğan, AB ülkelerine ekonomik dersler vermeye çalışıyor.

Kapitalizmin krizinin AB ülkelerinde borç krizi şeklinde yansımasını ülke içinde fırsata çevirmeye çalışan AKP hükümeti, her fırsatta Türkiye ekonomisi ile AB ekonomisini karşılaştırmayı yeni bir propaganda aracına dönüştürdü.

Oysa refah seviyesi, ortalama yaşam süresi, gayri safi milli hâsıla ve kişi başına düşen milli gelir gibi göstergelere bakıldığında dahi Türkiye’den daha iyi durumda olan Batı Avrupa ülkelerinin Türkiye ile kıyaslanması ancak AKP’nin yeni hamaset aracı olarak değerlendirilebilir.

AKP iktidarı için iktisadi olduğu kadar siyasi bir hamaset malzemesi haline gelen bu durumun son örneğini ise Başbakan Erdoğan dün Berlin’de sergiledi.

“Eurozone yoksa TL-zone kurarız”
Erdoğan Berlin’de Nicholas Berggruen Enstitüsü’nün Krizin Ötesinde Avrupa isimli konferansının kapanış konuşmasında “Eurozone yoksa TL-zone kurarız” şeklinde konuştu. Erdoğan, şunları dile getirdi:

“AB çapında siyasi istikrarın sağlanması, Avrupa toplumlarının birliğe ve Euro’ya olan güvenlerinin yeniden tesis edilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Ben biliyorum ki AB üyesi ülkeler içerisinde ‘ben Euro’ya karşıyım, ben Eurozone’da yer almak istemiyorum’ diyen ülkeler var. Mesela İngiltere ve şu anda halinden de memnun. ‘Hatta siz de uzak durun. TL-zone yaparsınız’ diyorlar. Ben de öyle düşünüyorum, dedim. Artık para konusunda da AB kendini check edecek.”

Erdoğan şaka yapmış olmalı
AB ülkeleri arasında yalnızca para birliği değil aynı zamanda siyasi, kültürel ve sosyal bir birlik anlamına gelen “Eurozone” uygulamasına karşılık TL-zone kuracağını iddia eden Erdoğan’ın bu sözleri, ekonomistler tarafından şaka olarak yorumlandı.

Skytürk haber kanalında “Ekonomi Gündemi” programını sunan Murat Sabuncu ve Uğur Gürses, Başbakan Erdoğan’ın TL-zone hakkındaki sözlerinin ancak şaka olabileceğini, böyle bir birlikteliğin hangi ülkeler ile hangi koşullarda kurulabileceği ve bu ülkelerin bu duruma nasıl ikna edilebileceği gibi soruların yanıtsız kalacağını ifade ettiler.

Tek adam Erdoğan’dan AB liderlerine bu kez de siyasi tavsiye
''Biz, 'Avrupa Birliği'ne yük olmaya değil Avrupa Birliği'nden yük almaya geliyoruz' dedik, ama bizi anlamadılar, halen de anlamıyorlar'' şeklinde üzüntüsünü dile getiren Erdoğan, AB ülkelerine iktisadi tavsiyelerin yanı sıra, siyasi tavsiyeler vermekten de geri kalmadı.

İslamcı-muhafazakâr ve piyasacı özelliklerini otoriter yönetim anlayışıyla Türkiye’deki tüm toplumsal sınıflara dayatan ve kendisi gibi düşünmeyeni copla, biber gazıyla, tazyikli suyla susturmaya çalışan AKP iktidarının tek adamı Erdoğan, AB liderlerine “Halkı aldatmayın” telkininde bulundu. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halkın yöneticisine güvenmesi çok önemli. Eğer siz halkınızı aldatırsanız, halkınıza bu güveni vermezseniz yaptığınız her reform ters teper. Biz bu güveni yaşattık. Onun içindir, yaptığımız tüm seçimlerde oylarımız devamlı artış kaydetti. Yüzde 34’ten başladı, 47, en son 50’ye geldi dayandı. Şimdi, kendimize koyduğumuz hedef 2023’tür.”

Yeni-Osmanlıcılığı Avrupa’ya da pazarladı
Nobel Barış Ödülü’nün AB'ye daha önce verilmesi gerektiğini savunan Erdoğan’ın, Türkiye’yi Yeni-Osmanlıcılık anlayışıyla Ortadoğu’da üstlendiği taşeron politikalar çerçevesinde Avrupa Birliği’ne de pazarlaması ise dikkatlerden kaçmadı. Erdoğan şunları ifade etti:

“Yakın coğrafyamızın yeniden şekillendiği bir dönemde dünya barışına yönelik tehditlere karşı birlikte mücadele etmeyi sürdürmeliyiz… AB’nin küresel politikalarına Türkiye önemli katkılar yapabilir. Birlik üyesi bir Türkiye giderek yaşlanan Avrupa kıtasına ihtiyaç duyduğu dinamizmi sağlayacak. Türkiye Avrupa Birliği’nin Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'da küresel bir rol oynamasına da katkı sağlayacaktır."

(soL- Haber Merkezi)