Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çin dolarlarını toprağa mı gömüyor?

Dünyanın en büyük ABD doları rezervine sahip olan Çin, rezerv çeşitlenmesine gitmeyeceğini ve altına yatırım yapmayacağını açıkladı. Bu açıklamadan sonra, ‘Çin tek kutuplu dünya düzeninin alternatifi mi yoksa tamamlayıcısı mı?’ tartışması alevlendi.

Yayın Tarihi: 11.03.2010 , 14:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Çin yetkilileri, geçtiğimiz hafta boyunca ekonominin ısınmadığı ve ticaret fazlasını ABD borçlanma senetlerine yatırmaya devam edecekleri yolunda kesin güvenceler vermeye devam ettiler. Şubat ayı ihracatı yüzde 45, ithalatı da yüzde 46 artan Çin, 2009 yılı canlanmasının motoru olma rolünü 2010’da da sürdüreceğe benziyor.

2009 yılı boyunca Çin, yaklaşık olarak 600 milyar dolarlık fonu altyapı yatırımları ve ekonomik teşvik programı için harcamıştı. En yetkili ağızlar, dünyada yeni bir aşağı gidiş yaşanırsa 2010 yılında yeni bir canlandırma paketi hazırlamaktan çekinmediklerini, enflasyondan korkmadıklarını açıkladılar.

Çin’in gerek büyüme gerekse dış ticaret rakamlarında baz etkisi hissedildi. Ocak ayıyla karşılaştırıldığında toplam aylık dış ticaret hacminde yüzde 11,5’luk düşüş var. Ancak Çin takvimine göre yılbaşının kayması nedeniyle iki aylık net rakamlara bakıldığında ciddi bir genişleme dikkati çekiyor. İthalatta tam yüzde 63,6’lık, ihracatta ise yüzde 31,4’lük bir artışla toplam iki aylık dış ticaret, 386,4 milyar doları vurmuş durumda. Dış açık ise yüzde 20 azalmayla 22 milyar dolar civarına düştü. Güney Asya Birliği (ASEAN) ülkeleriyle olan ticaretteki yüzde 66’lık artış, AB ile yüzde 35, ABD ile yüzde 25’i ancak bulan artışlarla karşılaştırıldığında dikkat çekti.

Çin, ezber bozarak yatırım malı ihraç ediyor, tüketim malı ithal ediyor
Bir diğer ilginç gelişme, yılın bu ilk iki ayında ihracat içindeki makine ve elektrikli cihazlar sektörlerinin payının değer olarak yüzde 58’i geçmesi oldu. Çin’in diğer Asya ülkelerindeki ekonomik canlanma sonucu Japonya’nın rolünü çaldığı ve bir yatırım malları üreticisi haline gelmekte olduğu gözleniyor.

Çin’in aylık bazdaki ihracat rakamları, 2009 yılının Aralık ayına kadarki 15 ay boyunca düşmüştü. Ancak 2009 ortalarından itibaren iç pazarda ekonomik uyarı paketinin etkisiyle büyük bir genişleme görülmüştü. Almanya, en büyük ihracatçı ünvanını, son 60 yıl içinde yaşadığı en büyük gerileme sonucu Çin’e kaptırmıştı.

Bu gelişme sonrası açıklama yapan Çinli ticaret bakanı, ihracatta kriz öncesi seviyelerin yakalanması için daha iki-üç yıla ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

Çin’in 2009 yılı dış ticareti, 196 milyar dolarlık fazlayla 2,21 trilyon dolar olarak gerçekleşmiş, bu rakam 2008 yılına göre yüzde 13,9 düşüş ifade etmişti. Seksen yılın en kötü krizinde Çin’in tam bir trilyon dolarlık ihracat yapması, olağan dışı bir durum olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük çok uluslu şirketleriyle yapılan anket çalışmalarında çoğu tekel, Çin’deki sürpriz sayesinde işlerinin beklediklerinden daha iyi gittiği yanıtını vermişti.

Uzakdoğu ülkeleri ve AB, Çin’e daha çok mal satıyor. ABD ise Çin tüketim malları ithalatçısı
ABD’nin yüksek teknoloji ürünleri için Çin’e ihracat yasağı bulunuyor. Bu yasak yüzünden ABD, Çin’e büyük bir ticaret açığı veriyor. Çin’in dış ticaretinde verdiği açığın yüzde 70’i ABD’den kaynaklanıyor.

Otomotiv ve inşaat coşkusu
Çin’in iç pazarı da sadece yatırım mallarında değil tüketim mallarında da büyük bir sıçrama kaydetti. Çin’deki otomobil üretim ve tüketimi patlayınca hem pazar büyüklüğünde hem de üretim rakamında dünyanın en büyüğü ünvanını ABD’nin elinden aldı. Yıllık artış rakamları astronomik kabul edilmeli: Otomobil satışları yüzde 53 artarak 10,3 milyona, üretim ise yüzde 54 artarak 10,4 milyona ulaştı. Çin’deki en çok satan üç otomobil markasının ikisi Alman Volkswagen, biri ise ABD’li batık General Motors ile ortak yatırım. 2009’da GM 1,8 milyon araba sattı. Volkswagen marka otoların yıllık satış rakamı, yüzde 35’ten fazla artarak bir buçuk milyon adede yaklaştı. Üretim kapasitesine bakıldığında ise durum daha enteresan: Hızlı üretim artışına rağmen kurulan kapasitenin yaklaşık yarısı kullanımda!

Kentleşme hızı, büyümeye muhtaç
Çin uzmanları, batı standartlarındaki sıfır büyümenin Çin’de yıllık yüzde sekize tekabül ettiğini iddia ediyorlar.

Bu, yeni yatırımların kente göç eden nüfusu soğurması için gereken bir şart olarak koyuluyor. Hızlı sanayi büyümesi, Çin’de hızlı bir kentleşme sürecini besliyor ve kentler, Batı Çin’in uçsuz bucaksız step ve çöllerine doğru hızla yayılıyor. Hükümetin hedefi, ülkede kentlerdeki işsizliği yüzde 4,6, enflasyonu ise yüzde 3 seviyesinin altında tutmak. Bunun için bu yıl kentlerde dokuz milyon yeni iş yaratılması gerekiyor.

Çin, hızlı demiryolu hatları, nükleer santraller ve rüzgar enerjisi santralleri için dev yatırımlar başlatmış durumda. Öyle ki sırf proje aşamasındaki rüzgar enerjisi santrallerinin toplam kapasitesi bile, Türkiye’nin kurulu toplam elektrik enerjisi kapasitesini geçiyor.

Hızlı büyüme zorunluluğu ve şirket özerkliği bela getiriyor
Çin, dolar cinsinden net ihracatçı olduğu yani ticaret fazlası verdiği için dolar cinsinden rezervi çok büyük. Bu rezervi ABD hazine bonolarında değerlendirmek durumunda. ABD ise bilindiği gibi astronomik kurtarma paketleri nedeniyle hızla dünyanın en borçlu ülkesi olma konumunu güçlendiriyor. Yunanistan’nın borçları tartışılırken ABD borçlarının ne olacağı konusu örtbas edilmeye çalışılıyor. Çünkü Çin dahil tüm gelişmiş ekonomiler dolar oyununu sürdürmek zorunda olduklarının farkındalar. Birçok uzman, bunun çok daha büyük bir dünya krizini hazırlamakta olduğu görüşünde birleşiyorlar.

Çin, büyümek için dolarlarını özerk şirketlerine yatırım olarak kullandırma politikası güdüyor. Sadece 2010 yılının ilk iki ayında 2,1 trilyon yuan, yani 307 milyar dolarlık yeni kredi verildi. Ancak kredilerin sanayi yatırımları için kullanılmadığı ortaya çıktı. Çin’in geleneksel pazarlarıyla karşılaştırıldığında zaten 2009 yatırımlarının birçok sektörde aşırı kapasite yarattığı ortaya çıkmıştı. Çin şirketleri, yeni yatırım için verilen kaynakları emlak sektörüne kaydırmaya başladılar ve baş döndürücü bir emlak spekülasyonu böylece başlamış oldu. Son dönemde Çin üzerine yazılan birçok makalede kırsal batı illerinde astronomik fiyatlı çöl ve step manzaralı gökdelen ofislerinden bahsedilir oldu. Daha yirmi yıl önce köy olan birçok noktada plazaların yükselmekte olduğu ve Çin şirketlerinin kontrolsüz bir şekilde gayrimenkul yatırımı yaptıkları gözleniyor.

Bazı uzun vadeli fon yöneticileri, bir emlak çöküşüyle başlayacak Çin krizini öngördüklerini ve bu ülkeden kaçmaya başladıklarını açıkladılar bile. ÇKP’nin oynadığı kumarın bir alternatif oluşturmaya çalışmakla, spekülatif yatırımla dünyadaki dolar düzenini beslemek ve dünya krizini yatıştırmak arasında gidip geldiği, ama sürecin kontrolden çıkma potansiyelinin giderek arttığı anlaşılıyor.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.