Bankalardan reel sektöre uyarı

Türkiye'deki başlıca bankaların yöneticileri kriz ile ilgili değerlendirmelerde bulunurken, henüz çok erken, yangın söndükten sonra krizin etkilerini daha net göreceğiz görüşündeler. Bununla birlikte özellikle reel sektörün gerekli önlemleri alması gerektiğine işaret ediliyor.
Cuma, 19 Eylül 2008 20:49

soL (HABER MERKEZİ) Türkiye'deki başlıca bankaların yöneticileri de krizle ilgili yaptıkları değerlendirmelerde, henüz "yangın sönmedi, söndükten sonra" etkilerini göreceğiz, FED'in müdahalesinin ardından ortaya çıkacak olan sonuçlarla birlikte daha sağlıklı değerlendirmeler yapabileceğiz görüşündeler. Bununla birlikte yapılan değerlendirmelerde özellikle reel sektöre uyarılar geldi, hükümetin ise gerekli önlemleri alması gerektiği hatırlatıldı.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar ile Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince kriz ile ilgili yaptıkları değerlendirmelerde Türkiye bankalarının bundan etkilenmeyeceğini savunurken, her iki yöneticinin de reel sektöre yönelik bazı uyarılara odaklandı.

Henüz konuşmak için erken
Yapı Kredi Bankası yöneticilerinden Yelda Yücel, dünyadaki finansal sistemin yeni bir düzene doğru gittiği düşüncesinde olduğunu belirtirken, "FED'in son müdahalesi biraz rahatlama sağlayacak, ama daha bunun arkası var gibi... Bunun içinden çıkıldığını söyleyemeyiz. Daha bir çok finansal kuruluşun zarar göreceği, bir çok şirketin zarar açıklayacağını ve bunun reel sektöre zarar vereceğini göreceğiz" açıklamasında bulundu.

Reel sektör önlem almalı
Ziraat Bankası'ndan reel sektöre "Bilançolarınız bozulmadan bankalarla kredi hattını kurun" tavsiyesi gelirken, Ersin Özince de Türkiye'nin ABD'de yaşanan krizi mutlaka ciddiyetle ele alması, önlemler ve alınması gereken dersler olduğu bilinciyle "tez elden" gereğini değerlendirmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Krizden etkilenmemenin mümkün olamayacağına işaret eden Çağlar, kamunun ve reel sektörün alması gereken önlemler var derken, özellikle reel sektörün dış dünyadaki gelişmelere kendini adapte etmesi, yavaşlamayı başka pazarlar bularak aşmaları gerektiğine değindi.

Ersin Özince ise ''Türkiye böyle bir işten hiç etkilenmeyecek'' düşüncesinin doğru olmadığına işaret ederken, "Burada en az etkilenen sektörlerden biri bankacılık olacaktır. Eğer gereğini yapmazsak reel sektörün, özellikle üretimin, ciddi altyapı projelerinin, Borsanın daha kötü etkilenmesi söz konusu olabilir" dedi.

Reel sektör kredi alsın
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar krize karşı alınacak tedbirlerden birinin, "Şu anda, bilançolar bozulmadan kredi ihtiyacı olmayan firmaların, bankalarla diyaloğunu artırıp kendilerine kredi hakkı tesis ettirmeleri" olduğunu söyledi. Çağlar bazı büyük firmaların ihtiyaçları olmadığı halde, son kriz ile birlikte kredi istediklerini de açıkladı

Çağlar, krizin ABD üzerinden Avrupa'yı Avrupa üzerinden de Türkiye'yi etkileyeceğini söylerken, reel sektörün 130 milyar dolara yakın dışarıdan borçlanması ve ihracat hacmindeki yavaşlama nedeniyle etkileneceğini vurguladı. Çağlar'ın ihracat yapan firmalara bir diğer tavsiyesi, yelpazelerini genişletme oldu.

Yaklaşım değişikliği şart
Özince, "Bunun, bugüne kadar izlenen yaklaşımlarla kolaylıkla ortadan kalkabileceğini düşünmüyorum. Bunun ortadan kalktığına inanabilmemiz için kredibilite problemleri ortadan kalkmalıdır. Nasıl ortadan kalkar? O ülkelerin bankacılık otoriteleri 'denetledik, bizim kuruluşlarımız son derece sağlamdır, reytingleri yeniden elden geçirilmiştir' derlerse ortadan kalkar" diye konuştu. Özince kriz karşısında, her ülkenin kendi politikasını kendisinin oluşturabileceğini de vurguladı.

Biz fonluyoruz
Çağlar, şu anda ellerindeki günlük 2-2.5 milyar dolarlık likiditeyle Avrupa ve Amerika bankalarını bir anlamda fonladıklarını da ileri sürdü, tedbir olarak yatırım bankaları yerine de mevduat tabanı olan bankalarla çalıştıklarına da işaret etti. Banka yöneticileri ellerinde yeteri kadar rezerv bulunduğunu vurguluyorlar.

Ziraat ve Halk Bankası'nın özelleştirilmesine ilişkin de konuşan Çağlar, her iki bankanın özelleştirilmesi için dış kaynak girişine ihtiyaç olduğunu söyledi. Çağlar, finansal krizin yaşandığı, likidite sorununun olduğu bu ortamda bu bankaların özelleştirme takviminin ötelendiğini ifade etti.