AKP'nin savaş ekonomisi: 9 ayda 2 milyar dolar

AKP hükümetinin savaş yanlısı politikaları sonucunda bütçede ‘gizli hizmet gideri’ altında gösterilen harcamalar yüzde 64 arttı.
Perşembe, 18 Ekim 2012 20:18

2012-2013 bütçesinde açık var gerekçesiyle halka ayrılan payda kesintiye giden ve birçok kalemde yapılan zamlar ile gelirlerini arttırmaya çalışan AKP hükümetinin savaş yanlısı politikaları askeri ve gizli harcamalara yansıdı. Buna göre devletin örtülü ödenek ve askeri harcamaları kat kat arttı.

Radikal Gazetesi’nin haberine göre, bütçede ‘gizli hizmet gideri’ altında gösterilen harcamalar geçen yılın 9 aylık dönemine göre yüzde 64 arttı. Bu kalemin içinde Başbakan’ın talimatı ile harcama yapılabilen örtülü ödenek ile diğer kurumların yaptığı ‘gizli’ harcamalar yer alıyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın mal ve hizmet alım giderleri de eylülde iki katına çıktı. Güvenlik ve savunmaya yönelik harcamalar ise eylül ayında 1,3 milyar liraya ulaştı.

Geçen yıl eylülde7,8 milyon lira olan ‘gizli hizmet giderleri’ 113,3 milyon lira oldu
Bütçe rakamları içinde gizli hizmet giderleri adı altında gösterilen bir kalem bulunuyor. Bunun içinde ‘gizli hizmet gideri’ ile ‘barışı destekleme ve koruma harekâtı’ olarak iki kalem yer alıyor. Örtülü ödenek harcamalarının da yer aldığı ‘Gizli hizmet giderleri’nde geçen yıla göre önemli bir artış var. Geçen yıl eylül ayında bu kalemden 7,8 milyon liralık harcama yapıldı. 9 aylık harcama ise 428 milyon liraydı. Bu yılın eylül ayında ise gizli hizmet gideri adı altında 113,3 milyon liralık harcama gerçekleştirildi. 9 ayda ise bu yıl 701 milyon liralık harcama yapıldı. 9 aylık bazda artış yüzde 64’ü buldu.

Milli Savunma Bakanlığı’nın harcamaları iki katına çıktı
Milli Savunma Bakanlığı’nın harcaması geçen yılın eylül ayına göre iki katlık bir artış gösterdi. Savunma ve güvenlik için yapılan mal ve hizmet alımları eylül ayında 966 milyon lira oldu. Bu harcamanın 746 milyon lirasını Milli Savunma Bakanlığı harcadı. Geçen yıl eylül ayında savunma ve güvenlik için yapılan harcama 527 milyon liraydı, bunun da 372 milyon lirasını Milli Savunma Bakanlığı harcamıştı. Yani Milli Savunma Bakanlığı’nın yaptığı harcama iki katına çıktı. 9 aylık verilere bakıldığında ise savunma ve güvenlik harcamaları 6,7 milyar lira oldu. Milli Savunma Bakanlığı’nın harcaması ise 5 milyar olarak gerçekleşti. Geçen yıl 9 aylık dönemde savunma ve güvenlik harcamaları 5 milyar lira olurken, MSB’nin harcamaları da 4,4 milyar liraydı.

Güvenlik ve savunma için harcanan para 2 milyar lira
Güvenlik ve savunmaya yönelik sadece ‘mal ve malzeme’ alımlarında da ciddi artışlar var. Bu yılın eylül ayında bu kalemden 474 milyon liralık alım yapıldı. Temmuz ayından itibaren bu kalemdeki artışlar dikkat çekti. Temmuz’da 473.5 milyon liralık, ağustos ayında da 372 milyon liralık alım gerçekleştirildi. 9 ay sonunda güvenlik ve savunma için harcanan para 2 milyar lirayı buldu. Geçen yıl eylülde yapılan harcama 169.5 milyon liraydı. Yine geçen yıl ocak-eylül dönemindeki harcamaların toplamı da 1 milyar 682 milyon liraydı. Yüzde 22’lik bir artış söz konusu.

Yalnızca F-16’lara bakıldığında milyon dolar yaktıkları görülüyor
soL Gazetesi’nde bugün yer alan habere göre ise, Suriye ile ilişkilerde sıfır sorundan “her an sorun politikası”na geçişle birlikte Türkiye’nin sırtına bir de pahalı silahların yüksek kullanım maliyetleri bindi. Bir süredir “F-16 Savaşan Şahinlerin”lerin Suriye sınırında aralıksız uçuş yaptığı yolundaki açıklamalarda yer verilmeyen bu maliyetler hakkında fikir sahibi olmak için geçmiş yıllarda yapılan sınır ötesi hava saldırılarına bakılabiliyor.

2007 yılında 52 uçakla yapılan ve dört saat süren sınır ötesi bombardımanın yaklaşık maliyetinin 20 milyar dolar olduğu ve bunun milyon dolarının yakıt olduğu biliniyor. Sınır boyunca aralıksız uçuş yapıldığı doğruysa ve söz gelimi bu ortalama üç F-16 ile yapılıyorsa, 5 milyon dolarlık harcamaya sadece üç günde ulaşılıyor demektir. Ortalama uçuş sürelerinin sınır ötesi bombalamadakine göre daha kısa olacağı, dolayısıyla iniş ve kalkış maliyetlerinin de artacağı hesaba katılabilir. Bu arada 2007 yılından bu yana petrol fiyatlarına üçte bir oranında yapılan zamları da göz önüne almak gerekir.